a başvuruya kadar olan süreç başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir yılında ankara kara harp okulundan mezun olan başvurucu yılında binbaşı rütbesiyle genelkurmay elektronik sistemleri ges komutanlığına yılında ise kara kuvvetleri lojistik komutanlığına tayin edilmiştir başvurucu cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda askeri casusluk soruşturması adıyla anılan soruşturma üzerine tarihinde açılan kamu davasında sanık olarak yargılanmıştır baş
a başvuruya kadar olan süreç başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir yılında ankara kara harp okulundan mezun olan başvurucu yılında binbaşı rütbesiyle genelkurmay elektronik sistemleri ges komutanlığına yılında ise kara kuvvetleri lojistik komutanlığına tayin edilmiştir başvurucu cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda askeri casusluk soruşturması adıyla anılan soruşturma üzerine tarihinde açılan kamu davasında sanık olarak yargılanmıştır başvuru numarası karar tarihi yürütülen bu soruşturma ve açılan dava dikkate alınarak tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun ve tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren subay sicil yönetmeliğinin subay sicil yönetmeliği maddeleri çerçevesinde sıralı sicil üstlerince başvurucu hakkında tarihinde türk silahlı kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması nedeniyle silahlı kuvvetlerde kalması uygun değildir ortak kanaati ile sicil belgesi düzenlenmiş ve ayırma süreci başlatılmıştır düzenlenen sicile dayalı olarak başlatılan inceleme kara kuvvetleri komutanlığı bünyesindeki komisyon tarafından yapılmış ve başvurucu hakkında tarihinde ayırma işlemi tesis edilmesine karar verilmiştir bu karar kara kuvvetleri komutanı tarafından tarihinde onaylanmış ve genelkurmay başkanı tarafından tarihinde kara kuvvetleri komutanının kararı doğrultusunda işlem yapılması uygun görülmüştür bunun üzerine üçlü kararname ile başvurucunun tarihli ve sayılı işlemle ve disiplinsizlik gerekçesiyle resen türk silahlı kuvvetlerinden tsk ayrılmasına karar verilmiştir söz konusu işlem tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu bunun üzerine tarihinde kara kuvvetleri komutanlığına bilgi edinme başvurusunda bulunmuştur başvurusunda ayırma sicil not kayıt ve kanaatlerinin ayırma işlemine esas alınan varsa istihbari bilgilerin alınan karar ve gerekçesinin bir örneğinin kendisine verilmesini talep etmiştir başvurucuya bilgi edinme başvurusu çerçevesinde ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kastedilerek şu şekilde cevap verilmiştir hakkınızda ilgi e iddianamedeki eylemlerin tasvir şekline ve toplanan delillere göre nitelik ve nicelik olarak vahim olduğu bu bağlamda statüsünüz itibariyle kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini yitirdiğiniz bu durum karşısında kamu hizmetinde istihdam edilmenizin kamu yararına açıkça aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir ayırmaya esas belgelerden karar sureti da ayırma sicil belgesi tıpkı çekimi gönderilmiştir ayırma işlemine esas teşkil eden ilgi e iddianameden başka herhangi bir istihbari ve disiplin suçu işlediğinize dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığından gönderilmemiştir başvurucu ayırma işleminin iptali talebiyle tarihinde askeri yüksek mahkemesinde a dava açmıştır bu arada ceza yargılamasında ağır ceza mahkemesi cmk mülga madde ile görevli tarihli ve sayılı kararı ile devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri temin etme özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarını işlediği gerekçesiyle başvurucuyu toplam yıl ay gün hapis cezası ile cezalandırmıştır a birinci dairesi ağır ceza mahkemesinden dava dosyasına ait gerekçeli kararı talep etmiş ardından daire tarihli ve sayılı kararla oybirliğiyle davanın reddine hükmetmiştir karar gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin bu hizmeti en iyi şekilde yürütebilmesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur bu nedenle idarenin kamu hizmetini yürütecek olan personelini alırken bir takım özelliklere sahip olmasını araması tabii olduğu gibi statüye alındıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması hizmeti aksatacak kendisinden verim alınması imkanı başvuru numarası karar tarihi kalmamış aksine idare mekanizmasına ve kamu hizmetinin yürütülmesine zararlı olacak personelini bünyesi dışına çıkarması da doğal görünmektedir bu açıklamalar ışığında dava konusu resen ayırma işlemi değerlendirildiğinde davacı hakkında düzenlenen iddianamelerdeki tasvir şekillerine ve yine iddianamelerde belirtilen delillere göre davacıya isnat edilen eylemlerin nitelik olarak vahim olduğu özellikle iddianamede belirtilen olaylarla ilgili soruşturma başladıktan sonra başvurucunun ikametinde yapılan arama sırasında bulunduğu belirtilen yer alan belgelerin niteliğinin genelkurmay başkanlığından sorulması üzerine söz konusu belgelerin tcknın maddesi kapsamında devletin güvenliğine ve niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgilere ilişkin olduğu yönünde genelkurmay başkanlığı tarafından cevap verilmesi ve bu doğrultuda mahkeme tarafından hüküm kurulması dikkate alındığında davacının tsknın itibarını sarsacak şekilde hareketlerde bulunduğu değerlendirmesinin maddi olgulara dayandığı davacının statüsü itibariyle kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini yitirdiği bu durum karşısında davacının kamu hizmetinde istihdam edilmesinin kamu yararına açıkça aykırılık teşkil ettiği sonuç olarak davacı hakkında silahlı kuvvetlerde kalması uygur değildir sicil belgesi düzenlenmesi işlemi ve bu sicil belgesine istinaden sayılı kanunun ve subay sicil yönetmeliğinin inci maddeleri kapsamında ayırma işlemi tesis edilmesinde takdir yetkisinin ölçülü ve objektif olarak kullanıldığı ve anılan işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur başvurucunun yapmış olduğu karar düzeltme isteminden sonra tarihinde başvurucu vekili yargıtay cumhuriyet başsavcılığının dosyanın tümü hakkında bozma yönünde görüş bildirdiğini ileri sürerek yargıtay kararının beklenmesini istemiştir bunun üzerine tarihinde başvurucu hakkında temyiz incelemesi sonucunda bir karar verilip verilmediğinin bildirilmesinin verilmiş ise bir suretin gönderilmesinin yargıtay daire başkanlığından istenmesine karar vermiştir başvurucu hakkında kurulan ceza davasına ilişkin hükümler yargıtay ceza dairesinin tarihli ve sayılı ilamıyla onanmıştır başvurucu bu karara ilişkin sayılı bireysel başvuruda bulunmuştur yargıtay ilamı tarihli yazıyla birinci daire başkanlığına gönderilmiştir bunun üzerine birinci dairesi tarihli ve sayılı ilamla karar düzeltme istemini reddetmiştir bu karar başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu kararına ilişkin olarak tarihinde bakılmakta olan bu başvuruyu yapmıştır b başvuru yapıldıktan sonraki gelişmeler başvurucunun ceza davasına ilişkin sayılı bireysel başvurusu sayılı bireysel başvuru ile birleştirilmiştir anayasa mahkemesi genel kurulu tarihinde başvurucunun yargılandığı ve hüküm giydiği ceza davasına ilişkin olarak silahların eşitliği yönünden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir yanla ve diğerleri b no kararın gerekçesi şöyledir somut olayda dijital deliller içindeki bilgi ve belgelere dayanılarak başvurucuların mahkumiyetine karar verilmiştir başvurucuların dijital verilerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddialarının araştırılması amacıyla bu deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması veya bunlara ilişkin imajların verilmesi taleplerinin dijital belgelerin içeriklerinin devlet sırrı kapsamında kaldığından ve dijital delillerin usulüm başvuru numarası karar tarihi uygun aramalar sonucu ele geçirildiğinden bahisle reddedilmesi yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder niteliktedir mahkemece delillerin bu şekilde gizlenmiş olması özellikle de devlet sırrı gerekçesiyle delillerin savunma makamına açılmaması ve olması başvurucuların dijital delillerin sıhhati konusundaki iddialarını tam olarak ileri sürmesini imkansız kılmıştır oysa mahkeme bu dijital delillere göre bir değerlendirme yaparak mahkumiyet kararı vermiş ve yargıtay tarafından aynı nedenlerle verilen hüküm onanmıştır bkz bu koşullarda mahkemece izlenen usul ve yöntemin silahların ilkesinin gereklerine uygun olmadığı ve başvurucunun menfaatlerini yeterince koruyan bir güvence içermediği açıktır bu şekilde başvurucuların kendilerine yöneltilen suçlamaların dayanağı olan delillere karşı savunma yapma imkanı ve kovuşturmanın genişletilmesini isteme hakkı kısıtlanmış ceza yargılamasının maddi gerçeğin ortaya çıkartılması amacına yönelik olarak silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiştir anayasa mahkemesi kısa kararının bir örneği tarihinde mahkemesine tarihli ve sayılı kanunla yapılan özel yetkili kaldırılmasıyla birlikte değişiklik sonrası ağır ceza mahkemesinin yerine uyuşmazlığa bakmakla anadolu ağır ceza mahkemesi görevlendirilmiştir gönderilmiştir dosya anadolu ağır ceza mahkemesinin numaralı esasına kaydedilmiştir mahkeme tarihinde yapılan duruşma sonucunda kapatılan cmk madde ile görevli ağır ceza mahkemesinin sayılı ilamının kesinleşen kısmının iptaline başvurucularının da aralarında bulunduğu sanığın tamamı hakkında isnat edilen her bir suç sebebiyle tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun cmk maddenin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine oybirliğiyle karar vermiştir tarihli duruşma zaptının başvurucuyla ilgili bölümü şöyledir sanık tamer karslıoğlu hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş suç örgütüne üye olma suçundan tck maddesi hayatın gizliliğini ihlal suçundan tck maddesi uyarınca kez haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan tck maddesi uyarınca kez devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme eylemlerinden tck maddesi yasaklanan bilgileri temin suçundan tck maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da dosya kapsamında toplanan deliller sanık savunması dijital delillerle ilgili olarak adli tıp kurumundan alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlemediği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçlardan cmk maddesi uyarınca her bir suçla ilgili olarak ayri ayri gerekçeli kararın tamamı tarihinde ulusal yargı ağı bilişim sistemine uyap yüklenmiştir gerekçeli karar toplam sayfa olup hüküm bölümü ile duruşma zaptına geçen bölüm arasında bir fark bulunmamaktadır anadolu ağır ceza mahkemesinin beraat kararı temyiz edilmemiş ve hüküm tarihinde kesinleşmiştir anayasa mahkemesi tarihli yazıyla başvurucudan birinci dairesinin tarihli kesinleşen kararına ilişkin olarak tarihli ve sayılı askeri yüksek mahkemesi kanununun maddesi kapsamında yargılamanın iadesi yoluna başvurulup başvurulmadığını başvuru yapıldıysa başvurunun yapıldığı tarihe ilişkin bilgi ve ilgili belgelerin başvuru yapılmayacak ise gerekçenin ne olduğunun bildirilmesini istemiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu tarihinde tebliğ aldığı yazıya cevap olarak tarihinde verdiği dilekçede avukatının eşinin tarihinde ankarada meydana gelen terör eyleminde şehit olduğunu avukatının ise ağır yaralandığını ve hastanede yatarak tedavi gördüğünü anılan ceza mahkemesi kararının sadece gerekçesinin sayfa olduğu gözönüne alındığında yeni bir avukat tutmasının kısa zamanda fayda vermeyeceğini öte yandan halihazırda anayasa mahkemesi önünde olağan hukuk yollarını tüketerek yaptığı bireysel başvurusunun bulunduğunu yargılamanın iadesi yolunun olağanüstü yol olduğunu ve isteminin reddedilmesi halinde anayasa mahkemesine yeniden yapılacak bireysel başvuruda süresinin geçmiş olacağını bu durumda telafisi imkansız hak kaybının söz konusu olabileceğini tüm bu nedenlerle yargılamanın iadesi yoluna başvurmadığını belirtmiştir başvurucu dilekçesinde bahsettiği hususlara ilişkin belgeleri de dilekçe ekinde sunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk sayılı kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan maddesinin c bendi şöyledir disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle silahlı kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen subaylar hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında t c emekli sandığı kanunu hükümleri uygulanır subay sicil yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte olan maddesinin birinci fıkrası ve e bendi şöyledir aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlakı durumları gereği türk silahlı kuvvetlerinde kalmaları bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır e türk silahlı kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren türk silahlı kuvvetleri hizmet yönetmeliğinin maddesinin ilgili kısmı şöyledir asker kendisinden beklenen vazifeleri yapabilmek için yüksek ahlak kuvvetli maneviyata sahip olmalıdır her askerde bulunması ahlakı ve vasıflar şunlardır h ahlak sahibi olmak askerin ahlakı ve yaşayışı kusursuz ve lekesiz olmalıdır asker esrarkeşlikten sarhoşluktan yalancılıktan borçtan ve kumardan dolandırıcılıktan ahlaksız kimselerle düşüp kalkmaktan hırsızlıktan yağmadan yakı yıkmaktan ve sair bütün fenalıklardan sakınmalıdır bunlar vazifenin yapılmasına mani olurlar yaşayışı sıhhati azim ve cesareti bozar namusu lekeler manevi şahsiyeti öldürür ve her biri ayrı ayrı cezaları üstüne çeker sayılı kanunun yargılamanın iadesi kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir daireler ile daireler kurulundan verilen kararlar hakkında aşağıda yazılı sebepler dolayısıyle yargılamanın iadesi istenebilir c karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesin hüküm halini alan bir bozularak ortadan kalkması sayılı kanunun muhakemenin iadesinde süre kenar başlıklı maddesi şöyledir başvuru numarası karar tarihi muhakemenin iadesinde hukuk usulü muhakemeleri kanununun süreye ait hükümleri benzetme yolu ile uygulanır tarihli ve sayılı hukuk muhakemeleri kanununun maddesi şöyledir yargılamanın iadesi süresi d karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu tarihten itibaren üç ay ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır b uluslararası hukuk sözleşme avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme adil yargılanma hakkı kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kendisine bir suç isnat edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır avrupa hakları mahkemesi sanığı yargılayan mahkemenin veya bu mahkemenin üyelerinin sanığa isnat edilen suçu işlediği ön yargısıyla hareket etmemesini ifade eden ve sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen masumiyet karinesi birinci fıkrada teminat altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biridir b masumiyet karinesi suç isnadının karara bağlandığı yargılamalarda geçerli olduğu için sözleşmenin maddesinde ifade edilen medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar çerçevesinde değerlendirilen idari davalar kural olarak masumiyet karinesinin uygulama alanı dışında kalmaktadır ancak idari davada uyuşmazlık konusu olan maddi olayın tespitinde idari yargı aynı maddi olayı ele alan ceza mahkemesinin daha önce verdiği beraat kararına uygun hareket etmelidir benzer yöndeki kararları için bkz kk b no krallık kk b no bu kural kişi hakkında verilen beraat kararı sorgulanmadığı sürece aynı maddi olay çerçevesinde daha düşük ispat standardı kullanılarak kişinin disiplin sorumluluğu çerçevesinde yaptırıma tabi tutulmasına engel teşkil etmemektedir b no b no v