TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ESAT İNEVİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2015/11677) Karar Tarihi: 8/7/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 23/9/2020-31253 Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Esat İNEVİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, boşanma sonucunda nafaka ödemeye karar verilmesi nedeniyle ki şinin ma
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ESAT İNEVİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2015/11677) Karar Tarihi: 8/7/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 23/9/2020-31253 Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Esat İNEVİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, boşanma sonucunda nafaka ödemeye karar verilmesi nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 9/7/2015 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 5/12/2006 tarihinde F. İ. ile evlenmi ş ancak geçimsizlik nedeniyle 2/5/2008 tarihinde bo şanma davas ı açm ıştır. Taraflar ın müşterek çocuklar ı bulunmamaktad ır. Antalya 1. Aile Mahkemesinin 7/7/2009 tarihli karar ıyla evliliğin çekilmez hâle gelmesinde taraflar ın birlikte kusurlu olduklar ı belirtilmek suretiyle bo şanmalar ına hükmedilmi ştir. Ayr ıca başvurucunun bo şand ığı eşine ayda 225 TL yoksulluk nafakas ı ödemesine karar verilmiştir. Söz konusu karar, Yarg ıtay denetiminden geçerek 3/3/2011 tarihinde kesinleşmiştir. Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 39. Başvurucu 2/4/2013 tarihinde nafakan ın kald ırılmas ı talebiyle Antalya 6. Aile Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde bo şand ığı eşinin mali durumunun iyi oldu ğunu ileri sürmü ştür. 10. Mahkemenin 3/7/2013 tarihli karar ıyla dava usulden reddedilmi ştir. Karar, Yarg ıtay 3. Hukuk Dairesinin 12/2/2014 tarihli ilam ıyla bozulmu ştur. Bozma sonras ında yap ılan yarg ılamada Mahkeme, i şin esas ına girmiş ve taraflar ın ekonomik durumlar ını araştırm ıştır. Buna göre ba şvurucunun 1.111 TL emekli maa şı ald ığı, Antalya'da ad ına kay ıtlı bir evi ve ayr ıca bir arsas ının olduğu, bir adet arac ının bulundu ğu tespit edilmi ştir. Daval ının ise bir ilkö ğretim okulunda güvenlik görevlisi olarak çal ıştığı, ayl ık 860 TL maa ş ald ığı, taşınır ve taşınmaz mal ının bulunmad ığı, 200 TL kira ödedi ği, daha önceki evlili ğinden olma çocuğuna bakmakla yükümlü oldu ğu saptanm ıştır. 11. Mahkeme 22/12/2014 tarihinde daval ının asgari ücret düzeyinde gelir elde etmesinin yoksulluk nafakas ının tamamen kald ırılmas ını gerektirmeyece ğini belirterek ülkenin ekonomik ko şullar ı, paran ın sat ın alma gücü, yeme, giyme, bar ınma, ula şım vb. ihtiyaçlar ı ile daval ının çal ıştığı da dikkate al ındığında daha önce takdir olunan 225 TL nafakan ın ayl ık 125 TL'ye indirilmesine karar vermi ştir. Kararda ayr ıca karar ın tebliğ tarihinden itibaren on be ş gün içinde temyiz edilebilece ği, Yarg ıtay yolunun aç ık olduğu belirtilmiştir. 12. Başvurucunun temyiz istemi, Yarg ıtay 3. Hukuk Dairesinin 27/5/2015 tarihli karar ıyla hükmün davan ın miktar ı itibar ıyla kesin oldu ğu belirtilerek reddedilmi ştir. 13. Bu karar ba şvurucuya 30/6/2015 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 14. Başvurucu 9/7/2015 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 15. 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksullu k nafakas ı" kenar başlıklı 175. maddesi şöyledir: "Boşanma yüzünden yoksullu ğa düşecek taraf, kusuru daha a ğır olmamak ko şuluyla geçimi için di ğer taraftan malî gücü oran ında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." 16. 4721 say ılı Kanun'un "Tazminat ve nafakan ın ödenme biçimi" kenar başlıklı 176. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... yoksulluk nafakas ının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. ... İrat biçiminde ödenmesine karar verilen ... nafaka, alacakl ı taraf ın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendili ğinden kalkar; alacakl ı taraf ın evlenme olmaks ızın fiilen evliymi ş gibi yaşamas ı, yoksullu ğunun ortadan kalkmas ı ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme karar ıyla kald ırılır. Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 4Taraflar ın malî durumlar ının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdi ği hâllerde irad ın art ırılmas ı veya azalt ılmas ına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen ... nafakan ın gelecek yıllarda taraflar ın sosyal ve ekonomik durumlar ına göre ne miktarda ödenece ğini karara bağlayabilir." 17. 4721 say ılı Kanun'un 175. maddesinin birinci f ıkras ında yer alan " süresiz olarak" ibaresinin Anayasa'ya ayk ırı olduğu iddias ıyla yap ılan itiraz ba şvurusu, Anayasa Mahkemesinin 17/5/2012 tarihli ve E.2011/136, K.2012/72 say ılı karar ıyla düzenlemenin Anayasa'ya ayk ırı olmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Söz konusu karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: İtiraz konusu 'süresiz olarak' ibaresi, nafaka alacakl ısının her zaman ölünceye kada r yoksulluk nafakas ı alacağı anlam ına gelmemektedir. Kanun koyucunun 4721 say ılı Tür k Medenî Kanunu'nun 175. maddesinde'süresiz olarak' ibaresine yer vermesinin amac ı, boşanmadan dolay ı yoksulluğa düşecek olan e şin diğer eş taraf ından, şartlar ı bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari ya şam gereksinimlerinin kar şılanmas ıdır. Evlilik birli ğinde eşler aras ında geçerli olan dayan ışma ve yard ımlaşma yükümlülü ğünün, evlilik birli ğinin sona ermesinden sonra da k ısmen devam ı niteliğinde olan yoksulluk nafakas ının özünde, ahlâki de ğerler ve sosyal dayan ışma düşüncesi ye r almaktad ır. Yoksulluk nafakas ının amac ı nafaka alacakl ısını zenginle ştirmek de ğildir. Yoksulluk nafakas ıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine dü şen eşin asgari ya şam gereksinimlerinin kar şılanmas ı düşünülmüştür. Yoksulluk nafakas ına hükmedilebilmesi içi n nafaka talep eden e şin boşanma nedeniyle yoksullu ğa düşecek olmas ının yan ı sıra, nafaka talep edilen e şin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunmas ı gerekmektedir. İtiraz konusu kuralda, bo şanma sebebiyle yoksullu ğa düşen eşi korumak için di ğer eşin, koşullar ı bulunduğu sürece, herhangi bir süre s ınırı olmaks ızın yoksulluk nafakas ı vermesi düzenlenmi ş olup bu yükümlülü ğün sosyal hukuk devleti ilkesinin gere ği olara k getirildiği kuşkusuzdur. Aç ıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'n ın 2. maddesine ayk ırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. 18. 4721 say ılı Kanun'un 176. maddesinin dördüncü f ıkras ının Anayasa'ya ayk ırı olduğu iddias ıyla yap ılan itiraz ba şvurusu, Anayasa Mahkemesinin 25/6/2009 tarihli ve E.2005/56, K.2009/94 say ılı karar ıyla düzenlemenin Anayasa'ya ayk ırı olmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Söz konusu karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: 4721 say ılı Türk Medenî Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanaca ğı hükme ba ğlanm ıştır. Bu maddeye göre, hâkim önündeki sorunu yasa hükmünün sözüyle yani yaz ılış biçimiyle tam olarak çözemiyorsa, bu takdirde yasan ın özüne yani o hükmün konulu ş amac ına bakarak karar verecektir. Bu bak ımdan Türk Medenî Kanunu'nun 1. maddesi, hâkime önündeki sorunu adil bir şekilde çözmek için çok önemli bir hareket serbestli ği tan ımaktad ır. Evlilik birli ğinde eşler aras ında geçerli olan dayan ışma ve yard ımlaşma yükümlülü ğünün, evlilik birli ğinin sona ermesinden sonra da k ısmen devam ı niteliğinde olan yoksulluk nafakas ının özünde, sosyal ve ahlâki dü şünceler yer almaktad ır. Nafaka talep edilen eşin kusursuz da olsa nafaka ödemekle yükümlü k ılınmas ı, yoksulluk nafakas ının tazminat ya da cezadan farkl ı bir nitelik ta şıdığını göstermektedir. Yoksulluk nafakas ının Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 5amac ı hiçbir zaman nafaka alacakl ısını zenginle ştirmek de ğildir. Yoksulluk nafakas ıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine dü şen eşin asgari ya şam gereksinimlerinin karşılanmas ı düşünülmüştür. Yoksulluk nafakas ına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksullu ğa düşecek olmas ının yan ı sıra, nafaka talep edilen e şin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunmas ı, diğer bir ifadeyle kendi kusurundan kaynaklanmamak ko şuluyla yoksul olmamas ı gerekmektedir. Bu aç ıdan bak ıldığında, yoksulluk nafakas ının sosyal ve ahlâki dü şüncelere dayanmas ı özelliği, sadece nafaka tale p eden tarafa nafaka verilmesinde de ğil, ayn ı zamanda nafaka talep edilen taraf ın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunmas ı koşulunda da kendisini göstermektedir. Bu nedenle, nafaka borçlusunun kendi kusuru bulunmaks ızın yoksullu ğa düşmesi halinde, hâkim Yasa metninde aç ıkça belirtilmese dahi Türk Medenî Kanunu'nun 1. maddesine göre yoksulluk nafakas ının koşullar ı ve kabul edili ş amac ını göz önünde bulundurarak, nafakan ın 4721 say ılı Türk Medenî Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü f ıkras ı gereğince tamame n kald ırılmas ına da karar verebilecektir. ... Aç ıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'n ın 2. maddesine ayk ırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. 19. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/11/2019 tarihli ve E.2017/3-1013, K.2019/1180 say ılı karar ında, tespit edilen yoksulluk nafakas ının taraflar ın ekonomik ve sosyal durumlar ına göre art ırılmas ına veya azalt ılmas ına, nafaka yükümlüsünün yeterli mali güce sahip olmamas ı hâlinde ise kald ırılmas ına 4721 say ılı Kanun'un 1. maddesi uyar ınca hâkim taraf ından karar verilebilece ği belirtilmi ştir. Karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: TMK'n ın 1. maddesi hakime önüne gelen uyu şmazl ığı adil bir şekilde çözmesi için oldukça önemli bir hareket serbestisi tan ımaktad ır. Hakim önündeki sorunu kanun hükmünün sözüyle tam olarak çözemiyorsa o zaman kanunun özüne yani konulu ş amac ına giderek karar verecektir. Yoksulluk nafakas ını düzenleyen TMK'n ın 175. maddesinin sözünde de özünde de nafaka borçlusunun mali gücünün varl ığı yatmaktad ır. Bu nedenl e sadece tazminat ve nafakan ın ödenme biçimini düzenleyen TMK'n ın 176. maddesi değerlendirilerek sonuca ula şmak kanunun sözünden ve özünden ç ıkan anlaml a bağdaşmamaktad ır. Taraflar ın eldeki davada tespit edilen mali durumlar ından davac ının [nafaka borçlusu] gündelik i şlerde çal ışıp ayl ık gelirinin 500,00-750,00TL aras ında değiştiği, daval ının [nafaka alacakl ısı] ise sigortal ı bir işte çal ıştığı ve ayl ık 1.000,00 TL gelirinin bulunduğu görülmektedir. Bu durumda da, nafakan ın kald ırılmas ı hakkaniyete, yoksulluk nafakas ının temelinde yatan sosyal ve ahlaki fikre uygun dü şecektir. V.İNCELEME VE GEREKÇE 20. Mahkemenin 8/7/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 21. Başvurucu; çok k ısa süre evli kald ığını, müşterek çocuklar ının da bulunmad ığını, buna kar şın ömür boyu yoksulluk nafakas ı ödemek zorunda olmas ının Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 6hakkaniyete uygun olmad ığını belirtmi ştir. Başvurucu, eski e şinin çal ıştığını, ekonomik durumunun iyi oldu ğunu, nafakan ın tümüyle kald ırılmas ı gerekirken miktar ının azalt ılmas ına karar verilmesinin ma ğduriyetini gidermedi ğini iddia etmi ş; bu nedenle ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı ile adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 22. Bakanl ık görüşünde; yoksulluk nafakas ına dair düzenleme ile bo şanmadan sonra yoksullu ğa düşecek olan kad ın veya erke ğin korunmas ının amaçland ığı, nafaka miktar ının belirlenmesinde taraflar ın ekonomik ve sosyal durumlar ının dikkate al ındığı, taraflar ın mali durumlar ının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdi ği hâllerde aç ılacak davada mahkemece yeniden de ğerlendirme yap ılarak nafaka hakk ında karar verilece ği bildirilmi ştir. B. Değerlendirme 23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı gereği, başvuru yollar ının tüketildi ği, başvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yap ılmas ı gerekir. 24. Anayasa Mahkemesinin kararlar ında kesin nitelikteki kararlar ın öğrenilmesinden itibaren bireysel ba şvuru süresinin ba şlayacağı, bu nitelikteki kararlara kar şı kanun yoluna başvurulmas ının bireysel ba şvuru süresine bir etkisi bulunmad ığı belirtilmi ştir ( Nesin Kayserilioğlu, B. No: 2012/613, 13/6/2013, 17). 25. Usul hükümlerine göre mahkeme kararlar ının hüküm k ısm ında kanun yolu ve süresinin belirtilmesi zorunlulu ğu, taraflar ın karara kar şı öngörülen kanun yolunu etkili ve işlevsel bir şekilde kullanmalar ı aç ısından önem arz etmektedir ( S.K., B. No: 2015/2438, 19/4/2018, 43). 26. Somut olayda derece mahkemesinin 22/12/2014 karar ında; karar ın tebliğ tarihinden itibaren on be ş gün içinde temyiz edilebilece ği, Yarg ıtay yolunun aç ık olduğu belirtilmiştir. Başvurucu bu karar üzerine temyiz yoluna ba şvurmuş, Yarg ıtay ise davan ın miktar ı itibar ıyla hükmün kesin oldu ğunu belirterek temyiz istemini reddetmi ştir. Olayda ilk derece mahkemesinin karar ında temyiz yolunun aç ık olduğunun bildirilmesi nedeniyle başvurucunun yan ılmas ına sebebiyet verildi ği aç ıktır. Bu nedenle somut olay ın koşullar ından bireysel ba şvuru süresini ilk derece mahkemesi karar ının başvurucuya tebli ğ edildiği tarihten itibaren hesaplayarak ba şvurunun süresinde yap ılmad ığı sonucuna varmak, ba şvurucuya öngörülemez ve orant ısız külfet yüklemek anlam ına gelecektir. Böyle bir ç ıkar ım bireysel başvurunun amac ıyla da ba ğdaşmaz. Bu nedenle somut olay ın şartlar ı dikkate al ındığında başvurunun süresinde oldu ğu kabul edilmi ştir. 27. Başvurucunun nafaka yükümlülü ğü ile ilgili iddialar ının ekonomik gelece ği üzerinde önemli bir etki olu şturduğu dikkate al ınarak Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci fıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir (İbrahim Acar, B. No: 2016/3140, 7/11/2019, 24). Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 71. Nafakan ın Süresiz Olarak Belirlenmesi Nedeniyle Ki şinin Maddi ve Manevi Varl ığını Koruma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 28. Bireysel ba şvurunun ikincil niteli ğinin bir sonucu olarak ola ğan kanun yollar ında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel ba şvuru konusu edilemez ( Bayram Gök , B. No: 2012/946, 26/3/2013, 20). 29. Somut olayda ba şvurucunun özellikle süresiz olarak yoksulluk nafakas ı ödemek zorunda olmas ından şikâyet etti ği görülmekle birlikte ihlale neden oldu ğunu ileri sürdü ğü söz konusu iddiay ı yarg ılama sürecinde dile getirmedi ği, nafakan ın süresine dair hiçbir şikâyet belirtmedi ği veya talepte bulunmad ığı, böylece ba şvuru yollar ını usulüne uygun tüketmedi ği anlaşılmaktad ır. Öte yandan de ğişen koşullar karşısında nafakan ın azalt ılmas ı veya tümüyle kald ırılmas ı talebiyle ba şvurucunun her zaman yarg ı yoluna ba şvurma olana ğı mevcuttur. 30. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Nafakan ın Kald ırılmamas ı Nedeniyle Ki şinin Maddi ve Manevi Varl ığını Koruma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 31. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar ba şlıklı 17. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes, ya şama, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. 32. Anayasa n ın 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Devletin temel amaç ve görevleri, (...) ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." 33. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmekte olup bu düzenlemede yer verilen maddi ve manevi varl ığı koruma ve geli ştirme hakk ı, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin 8. maddesi çerçevesinde özel ya şama sayg ı hakk ı kapsam ında güvence alt ına alınan fiziksel ve zihinsel bütünlük hakk ı ile bireyin kendisini gerçekle ştirme ve kendisine ilişkin kararlar alabilme hakk ına karşılık gelmektedir ( Sevim Akat E şki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, 30). 34. Kişinin maddi ve manevi varl ığının korumas ı hakk ı Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yükler ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 50, 51). Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyle r aras ı ilişkiler alan ında olsa da belirtilen haklara sayg ıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmas ını zorunlu k ılar (Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 36, 40). Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 835. Devletin söz konusu pozitif yükümlülü ğü; etkili mekanizmalar kurmak, bu kapsamda gerekli usule ili şkin güvenceleri sunan yarg ısal prosedürleri sa ğlamak, bu suretle yarg ısal ve idari makamlar ın bireylerin idare ve özel ki şilerle olan uyu şmazl ıklar ında etkili, adil bir karar vermelerini temin etmek sorumlulu ğunu da içermektedir ( Semra Özel Üner , B. No: 2014/12009, 26/10/2016, 36). 36. Bununla birlikte söz konusu yükümlülükler, belirtilen düzenlemelerin hayata geçirilmesi ile tamamlanaca ğından yarg ı makamlar ınca temel hak ve özgürlüklerin özel hukuk kişileri aras ındaki uyu şmazl ıklar incelenirken de gözönünde bulundurulmas ı, gerekli usule ilişkin güvenceleri haiz olan bir yarg ılama yap ılmas ı gerekmektedir ( Melahat Karkin, [GK], B. No: 2014/17751, 13/10/2016, 60). 37. Bu ba ğlamda usule ili şkin güvencelerin somut olayda yerine getirildi ğinden söz edilebilmesi için derece mahkemelerinin kararlar ında konuyla ilgili yeterli gerekçe bulunmal ıdır. Ayr ıca belirtmek gerekir ki bu zorunluluk davac ının bütün iddialar ına cevap verilmesi anlam ına gelmemekle birlikte ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geliştirme hakk ını ilgilendiren davan ın sonucuna etkili esasa ili şkin temel iddia ve itirazlar ın yarg ı makamlar ınca özenli bir şekilde değerlendirilerek kar şılanmas ı gerekmektedir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Fındık K ılıçaslan, B. No: 2015/97, 11/10/2018, 53). 38. Bunun yan ı s ıra derece mahkemelerinin ki şiler aras ındaki uyu şmazl ıklarda takdir yetkilerini kullan ırken taraflar ın çat ışan menfaatleri aras ında adil bir denge sa ğlay ıp sağlamad ıklar ının belirlenmesi gerekmektedir. Her iki taraf ın menfaatlerinin mümkü n olduğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca yol açmamas ı gerekir. Menfaatler dengesinin kurulmas ında taraflardan biri aleyhine bireysel olarak a şırı ve olağan d ışı bir külfetin yüklenmesi pozitif yükümlülüklerin ihlali sonucunu do ğurabilir. Olay ın bütün ko şullar ı ve taraflara tan ınan tüm imkânlar ile taraflar ın tutum ve davran ışlar ı gözönünde bulundurularak menfaatlerin adil bir şekilde dengelenip dengelenmedi ği değerlendirilmelidir. Bu adil dengenin kurulup kurulmad ığının denetiminde derece mahkemelerinin ortaya koydu ğu gerekçeler büyük önem ta şımaktad ır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Marcus Frank Cerny , 73; T.A.A ., B. No: 2014/19081, 1/2/2017, 99). 39. Somut olayda ba şvurucu, eski e şine daha önce ayl ık 225 TL nafaka ödemekte iken açt ığı dava sonucunda miktar ın azalt ılmas ına ve ba şvurucunun ayl ık 125 TL nafaka ödemesine karar verilmi ştir. Derece mahkemesi, nafakan ın kald ırılmas ını gerektire n koşullar ın oluşup oluşmad ığını incelemi ştir. Mahkemece taraflar ın ekonomik durumlar ı araştırılm ış; başvurucunun 1.111 TL emekli maa şı ald ığı, Antalya'da ad ına kay ıtlı bir evi ve ayr ıca bir arsas ının olduğu, bir arac ının bulundu ğu, boşand ığı eşinin ise bir ilkö ğretim okulunda güvenlik görevlisi olarak çal ıştığı, ayl ık 860 TL maa ş ald ığı, taşınır ve taşınmaz mal ının bulunmad ığı, 200 TL kira ödedi ği, daha önceki evlili ğinden olma çocu ğuna bakmakla yükümlü oldu ğu tespit edilmi ştir. 40. Derece mahkemesi karar gerekçesinde nafaka ile ilgili kanun hükümlerine ve Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunmas ının yoksulluk nafakas ı bağlanmas ını engellemeyece ği yolundaki yerle şik içtihad ına dayan ıldığı, başvurucunun eski e şinin içinde bulundu ğu ekonomik ko şullar dikkate al ındığında nafakan ın tümüyle ortadan kald ırılmas ının gerekmedi ği ancak nafaka miktar ının azalt ılmas ı gerekece ği sonucuna var ıldığı aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2015/11677 Karar Tarihi : 8/7/2020 941. Söz konusu yarg ılamada taraflar ın kat ılım haklar ına riayet edilerek iddia, savunma ile delillerin de ğerlendirildi ği ve takdirin gerekçelerinin ayr ıntılı şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. Derece mahkemesinin karar gerekçelerinin incelenmesinde taraflar ın hukuki menfaatleri aras ında bir dengeleme yap ıldığı ve yarg ısal makamlarca takdirlerinin gerekçelerinin ayr ıntılı şekilde ortaya konuldu ğu, bu kapsamda kararlarda yer verilen tespit ve unsurlar itibar ıyla kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı yönünden yarg ısal makamlar ın takdir yetkilerinin s ınırının aşıldığına ilişkin bir bulguya rastlan ılmad ığı anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ına ilişkin devletin pozitif yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirildi ği, başvurucunun söz konusu hakk ına yönelik aç ık bir ihlalin bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 42. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Nafakan ın süresiz olarak belirlenmesi dolay ısıyla kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Nafakan ın kald ırılmamas ı dolay ısıyla kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/7/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Üye Üye Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş