10. Hukuk Dairesi 2022/13468 E. , 2023/42 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/676 E., 2022/326 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan y…
**10. Hukuk Dairesi 2022/13468 E. , 2023/42 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/676 E., 2022/326 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ... ve ... vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılar adına gelen 13.07.2007 tarihli 079091, 27.02.2007 tarihli 022144, 13.07.2007 tarihli 079093, 20.07.2007 tarihli 080790 ve 20.07.2007 tarih 08789 sayılı ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, davacılar adına tahakkuk ettirilerek gönderilen 08.10.2007 tarih ve 108008-108009-108010-108011 sayılı ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2007/523-2015/92 sayılı kararı ile; " 1-Davanın kabulü ile, Davalı kurumca düzenlenen 13.07.2007 tarihli 079091, 27.02.2007 tarihli 022144, 13.07.2007 tarihli 079093, 20.07.2007 tarihli 080790, ve 20.07.2007 tarih 08789 numaralı 5 adet ödeme emrinin iptaline, davacının takibe konu işlemler sebebiyle kuruma borçlu olmadığından tespitine, 2- Birleşen dosya davasının kabulüne, 1-Davalı kurumca düzenlenen 08.10.2007 tarihli 108011 - 1080010 - 108009 - 108008 nolu 4 adet ödeme emrinin iptaline, davacının bu takiplere konu işlemler sebebiyle kuruma borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.06.2016 tarih ve 2015/14851-2016/9623 sayılı kararında; "davacıların sigorta prim borçlarından sorumlulukları öncelikle işveren olduklarının ortaya konulmasına bağlı olup davacıların iddiası kapsamında yöntemince araştırma yapılarak inşaatın kim/kimler tarafından yapıldığı belirlenmeli, davacılarca inşaatın bir kısmının yapılması durumunda bitirilen bölüm ve bitirme tarihi saptanmalı, bu konuda davacılar ile arsa malikleri arasında süregelen veya sonuçlanmış tüm dava dosyalarından kanıt olarak yararlanılmalı, böylelikle işverenin kim/kimler olduğu açıklıkla ortaya konularak toplanan kanıtlardan elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir."gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2016/587-2017/555 Karar sayılı kararı ile; "davanın kısmen kabulüne, davalı kurumca düzenlenen 13.07.2007 tarihli 079091, 27.02.2007 tarihli 022144, 20.07.2007 tarihli 080790, 20.07.2007 tarihli 080789 ödeme emirleri ile 13.07.2007 tarihli 079093 sayılı ödeme emrinin 2003/12 nci aya ait asıl borç tutarı ve gecikme zammı tutarı toplam 1.662,18 TL' lik kısmının iptaline, Bu ödeme emirlerine konu işlemler sebebiyle davacıların davalı kuruma borcu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 14.05.2018 tarih ve 2017/6077 - 2018/4627 Karar sayılı kararında; "Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; prim borcunun tahakkuk ettirildiği işyerinin ilk önce arsa sahipleri adına tescil edildiği, arsa sahiplerinin itirazı üzerine 08.03.2005 tarihinde davacılar adına düzeltme ile işyeri tescilinin yapıldığı, inşaatın 03.12.2003 tarihinde mühürlendiği, 2003 yılında arsa sahipleri tarafından davacılara tebliğ edilen ihtarnamede; imar mevzuatına aykırılıkların giderilerek sözleşmeye uyulmasının ihtar edildiği, 08.02.2006 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; işyerinin kanun kapsamına alınış ve çıkış tarihleri, işyeri işverenlerinin kim oldukları, prim borcunun işyeri sahipleri tarafından yapılan bildirim neticesi mi yoksa denetim neticesi Kurum tarafından re'sen tahakkuk ettirilen prim borcu mu olduğu, mühürleme işleminden sonra davacılar veya arsa sahipleri veya başka müteahhitler tarafından inşaat faaliyetinin devam edip etmediği anlaşılamamaktadır. Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında araştırma yapılarak prim borç tahakkuk işleminin dayanağı olan tüm tahakkuk belgeleri Kurumdan celp edilerek, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmek suretiyle işverenlik sıfatları araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/367-2020/493 ayılı kararı ile "Davacı ...'in davasının kısmen kabulü ile, Davacının davalı Kurumun 27.02.2007 tarihli 080788, 20.07.2007 tarihli 080789, 20.07.2007 tarihli 080790, 13.07.2007 tarihli 079091 sayılı ödeme emirlerinden dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının, 13.07.2007 tarihli 079093 sayılı ödeme emrine konu alacağın 1662.18 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, Davacı ...'in birleşen dava yönünden davasının kabulü ile, Davalı Kurumun 08.10.2007 tarihli 108008, 108009, 108010 ve 108011 sayılı ödeme emirlerinden dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine” karar verilmiştir. E. 3 üncü Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 27.09.2021 tarih ve 2021/2448- 2021/11038 sayılı kararında, "TMK’nın 612 nci maddesinde en yakın yasal mirasçıların, mirasın tamamını reddetmesi halinde reddedilen mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre tasfiyenin de sulh hukuk mahkemesince yapılması gerekeceğinden mahkemece mahallin sulh hakimine durum bildirilmeli, mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, atanacak temsilci ile davaya devam olunmalıdır. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; "29.09.2022 tarihli celsesinde davacı tarafın hazır olmadığı, sistem üzerinden yapılan incelemede davacı vekilinin 26.04.2022 tarihli önceki celse için mazeret sunduğu, davacı vekilinin duruşma zaptının tebliğ talebi olmadığından mazeretinin kabulü ile yeni duruşma gününün Uyap' tan öğrenilmesine karar verildiği, yeni duruşma günü bildirilen 26.04.2022 tarihli duruşma zaptını davacı vekilinin Uyap sisteminden okuduğu, davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmayı takip etmediği ve davalı vekilinin de davacı tarafça takip edilmeyen davayı kendilerinin de takip etmediklerini beyan ettiği anlaşılmış olmakla, her ne kadar dosyanın ilk kez işlemden kaldırılması HMUK döneminde olmuş ise de, usul kanunlarının derhal yürürlüğe girmesi ilkesi gereğince HMK 320/4 üncü maddesi gözetilerek yenileme işleminden sonra yeniden takipsiz bırakılması nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği" gerekçesiyle "28.01.2009 tarihli duruşmada HUMK 409 uncu maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı, usul kanunlarının derhal yürürlüğe girmesi ilkesi gereğince HMK 320/4 üncü maddesi gözetilerek işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına, 2-Ordu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarın işlem yapılmaksızın iadesinin istenilmesine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının yerinde olmayıp davacının başka bir delille desteklenmeyen davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, Mahkemece, "29.09.2022 tarihli celsesinde davacı tarafın hazır olmadığı, sistem üzerinden yapılan incelemede davacı vekilinin 26.04.2022 tarihli önceki celse için mazeret sunduğu, davacı vekilinin duruşma zaptının tebliğ talebi olmadığından mazeretinin kabulü ile yeni duruşma gününün UYAP' tan öğrenilmesine karar verildiği, yeni duruşma günü bildirilen 26.04.2022 tarihli duruşma zaptını davacı vekilinin Uyap sisteminden okuduğu, davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmayı takip etmediği ve davalı vekilinin de davacı tarafça takip edilmeyen davayı kendilerinin de takip etmediklerini beyan ettiği" gerekçesiyle yazılı hüküm kurulmuşsa da; 26.04.2022 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 29.09.2022 tarihi olarak kararlaştırılıp duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği, davacı avukatına duruşma gününün tebliğ edilmediği ve davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediği anlaşıldığından, dosyanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...