Başvuru, daha sonra iptal edilen disiplin cezası nedeniyle başvurucunun uğradığı zararın giderilmemesinin eğitim hakkını; yargılamanın uzun sürmesinin de makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, daha sonra iptal edilen disiplin cezası nedeniyle başvurucunun uğradığı zararın giderilmemesinin eğitim hakkını; yargılamanın uzun sürmesinin de makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1981 doğumlu olup olayların yaşandığı tarihte Pamukkale Üniversitesi (İdare) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde öğrencidir. 20/3/2005 tarihinde Üniversite kampüsü dışında Denizli, Esentepe Mahallesi pazar yerinde ilgili Valiliğine yasal bildirimi yapılmış, Nevruz kutlamaları yapılmıştır. Denizli Emniyet Müdürlüğünün 12/4/2005 tarihli yazısı ile başvurucunun da aralarında bulunduğu bazı öğrencilerin söz konusu kutlamalar sırasında yasa dışı örgüt bayrağını açan grubun içinde olduğu İdareye bildirilmiştir. İdare tarafından, Nevruz kutlamalarında yasa dışı örgüt lehine eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatılmış ve 10/6/2005 tarihinde başvurucuya 3/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin (Yönetmelik), olay tarihinde yürürlükte olan hükümlerine göre 2005-2006 güz-bahar yarıyılında uygulanmak üzere iki yarıyıl uzaklaştırma cezası verilmiştir. Başvurucu bu işleme karşı Denizli İdare Mahkemesinde dava açmış; davada önce yürütmenin durdurulmasına, akabinde de işlemin iptaline karar verilmiştir. Mahkeme, kararını soruşturmacının disiplin kuruluna katılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayandırmıştır. Bu karar Danıştay tarafından onanmıştır. Anılan karar temyiz aşamasındayken İdare, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini gözönüne alarak 5/4/2006 tarihinde yeniden işlem tesis etmiş ve uzaklaştırma cezasının 2006-2007 güz-bahar yarıyılında uygulanmasına karar vermiştir. Bu karar uygulanmıştır. Başvurucu, bu karara karşı bir dizi yargısal yola başvurmuş ve sonuç olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu başvurucuya isnat edilen fiilin disiplin cezasını gerektiren bir fiil olmaktan çıkarıldığı gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Danıştay kararı üzerine ilk derece mahkemesi Danıştayın bozma gerekçesini kullanarak dava konusu işlemi iptal etmiştir. İptal kararı sonrasında başvurucu, davalı idare işlemi ile uğradığı zararlara karşılık 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminata karar verilmesi istemiyle 14/4/2014 tarihinde Denizli İdare Mahkemesinde dava açmıştır. İlk derece mahkemesi 18/11/2014 tarihinde aşağıdaki gerekçelerle bu davayı reddetmiştir:"...Uyuşmazlık konusu olayda, davacının maddi tazminat talebi bakımından; davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin açtığı davada Mahkememizce verilen iptal kararının mevzuat değişikliği nedeniyle işlediği fiilin karşılığı cezanın değişmesi nedeniyle olduğu, davacının eylemi bakımından bir değerlendirme yapılmadığı, davacının tazminini talep ettiği zararla idari işlem arasındaki bağın varsayımdan ibaret olduğu, idarenin tazmin yükümlüğünü gerektirecek doğrudan bir ilişki varlığından bahsedilemeyeceği, idareyi bu zararı tazminle yükümlü tutma olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davacının manevi tazminat talebi bakımından ise; davacı hakkında tesis edilen işlemlerin kasten tesis edildiği yönünde herhangi bir bilgi ve bulgu bulunmadığı, idarenin söz konusu işleminde manevi tazminat ödemesini gerektirecek ağırlıkta hizmet kusurundan söz etmeye olanak bulunmadığından ve yoruma dayalı bir idari tasarruf olduğundan, davacının hukuken korunması gerekli ölçüde şeref ve haysiyet ihlalinden veya manevi tazminat yoluyla tatmin olması gerekli acı ve üzüntüye düştüğünden söz edilemeyeceğinden manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmaktadır..." İtiraz sonucunda Denizli Bölge İdare Mahkemesi kararı 23/6/2015 tarihinde onamıştır. Onama kararı başvurucuya 14/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/11/1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Öğrencilerin disiplin işleri" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Soruşturma, yetkiler ve cezalar:a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında ... anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere... iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma ... cezaları verilir." 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik'in olay tarihinde yürürlükte bulunan "Yükseköğretim Kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektirendisiplin suçları" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:"Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırmayı gerektiren fiil ve haller şunlardır:...d) Dil, ırk, din ve mezhep açısından kutuplaşmalara yol açıcı faaliyetlerde bulunmak,"