8. Hukuk Dairesi 2018/8935 E. , 2018/13002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, 11362 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, davalının taşınmazı ve taşınmazın bitişiğindeki imar yolunu haksız yere işgal
**8. Hukuk Dairesi 2018/8935 E. , 2018/13002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, 11362 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, davalının taşınmazı ve taşınmazın bitişiğindeki imar yolunu haksız yere işgal ettiğini belirterek tahliye sureti ile müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının taşınmazı satın alırken taşınmaz üzerinde seraların olduğunu bildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, uğramış olduğu zararın karşılanması halinde taşınmazı tahliye edeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 11362 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından vaki müdahalenin men'ine ve müdahale edilen alanda bulunan sera niteliğindeki yapının kal'ine, dava konusu 11362 parsel sayılı taşınmazın cephe aldığı bilirkişi raporuna ekli krokisinde kırmızı renkle gösterilen imar yoluna davalı tarafından vaki müdahalenin men'ine müdahale edilen alanda bulunan ve bilirkişi raporunda ekli krokisinde yeşil renkle gösterilen 20 metre karelik yapının kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dava çaplı taşınmaza ve taşınmazın bitişiğindeki imar yoluna vaki el atmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 13/09/2013 tarihinde satın alındığı ve davacının tapuda tam hisse ile malik olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde sera niteliğindeki yapının bulunduğu, taşınmazın etrafında imar yolu olduğu ve imar yoluınun açık olmayıp etrafının çamur ve çalılıklarla kaplı olduğu, imar yolunun girişinde de tek katlı 20.00 m2 alanlı basit yapının bulunduğu, dava konusu taşınmazın kullanımının davalıda olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, mahkemenin, tarafların talep etmediği, nitelendirip açıkça belirlemediği isteklerini, yasanın düzenlediği ayrık haller dışında kendiliğinden tespit edip hüküm altına almasına yasal olanak yoktur, özü itibariyle istekten fazlaya karar verilemez. Somut olayda; davacının taşınmaza ve taşınmazın bitişiğindeki imar yoluna yapılan müdahalenin önlenmesine ve tahliyeye karar verilmesini istediği ancak dava konusu taşınmaz üzerindeki seranın ve yol üzerindeki yapının yıkımı konusunda herhangi bir talepte bulunmadığı gözetilmeksizin HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak sera niteliğindeki yapının ve yol üzerindeki yapının yıkılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmünün 1.fıkrasındaki ''.... müdahale edilen alanda bulunan sera niteliğindeki yapının kal'ine ....'' ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yine hükmün 1. fıkrasının 2. paragrafında bulunan "...müdahale edilen alanda bulunan ve kadastro teknisyeni ... tarafından hazırlanan raporun ekli krokisinde yeşil renkle gösterilen 20 metre karelik yapının kal'ine..." ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.