Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/957 E. , 2024/5219 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/957 Karar No : 2024/5219 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: ... Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından; 1-10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerl…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/957 E. , 2024/5219 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/957 Karar No : 2024/5219 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 3- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: ... Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından; 1-10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin, 2- 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunun... günlü,... sayılı kararının iptali ile 3- Yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, farklı tarihlerde başarılı çalışmalarından dolayı maaş taltifleri ile ödüllendirildiği, çok sayıda takdirname aldığı, performans değerlendirmesinin 4,84 olduğu, daha önceki yıllara ilişkin sicil ortalamasının ise 98 olduğu, çeşitli disiplin cezaları alan personelin terfi ettirildiği, aynı şekilde kendisinden daha kıdemsiz personelin de terfi ettirildiği, kendisinin ise hangi somut gerekçelerle terfi ettirilmediğinin belirtilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; yasal mevzuat ile idareye takdir hakkı tanındığı, söz konusu takdir hakkının hukuka ve yasaya uygun olarak kullanıldığı, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından bir üst rütbeye terfi ettirilecek personel tespitinin kıdem ve liyakat hususları birlikte değerlendirilerek yapıldığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; yasal mevzuat ile idareye takdir hakkı tanındığı, söz konusu takdir hakkının hukuka ve yasaya uygun olarak kullanıldığı, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından bir üst rütbeye terfi ettirilecek personel tespitinin kıdem ve liyakat hususları birlikte değerlendirilerek yapıldığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Emniyet amiri olan davacı tarafından, müvekkilinin, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile bu kararın dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin iptali istenilmektedir. 10.08.2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin , 10.05.2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla düzenlemenin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. 2013 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararına gelince; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; emniyet müdürlüğü sınıfları ve en az bekleme süreleri belirtilip terfilerin kıdem ve liyakate göre yapılacağı, rütbede belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alıp bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği ve kıdem sırasının her yıl duyurulacağı, polis amirlerinin bir üst rütbeye terfisinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Diğer yandan, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin, 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerine ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerinin, sicil, ödül ve takdirname bilgilerinin, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarının değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idarece liyakat yönünden yapılan değerlendirmelerde bazen, sicil notu ortalamasının daha yüksek olması nedeniyle kıdemsiz personelin terfi ettirildiği, bazen sicil not ortalaması dikkate alınmadan sadece kıdeme göre liyakat değerlendirmesi yapıldığı; kimi zaman terfi ettirilen personelin sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından terfi ettirilmeyen personelin gerisinde kaldığı, kimi zaman ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından diğerlerinden önde olan personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar dikkate alınarak terfi ettirilmediği; bir personelin terfi etmesi önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel için engel görülmediği; dolayısıyla, liyakatin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların terfi işlemlerinde gözetilmesinde eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın bulunmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Davalı idarenin, emniyet amirlerinin terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkisinin, mevzuatta öngörülen kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütlerin gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu sonucudur. Dosyada yer alan Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin listeler ile listelerde yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri dikkate alındığında, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin davacıya ilişkin kısmı yönünden iptali gerektiği, davanın konusuz kalan kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: ... Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından; 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edilebilmesi için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun bulunması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde mevcut rütbedeki fiili çalışma süresinin; kıdem sırasının tespitinde de bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadro bulunmasının; bulundukları rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmalarının; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmalarının gerektiği; 14. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde; Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların rütbe terfi işlemlerinin, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır. Davacı tarafından iptali talep edilen Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in "Yüksek Değerlendirme Kurulunun değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerininde, "Yüksek Değerlendirme Kurulu üyeleri; 22. maddede belirtilen terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, b) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, (...) değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. " düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin iptali istemi yönünden; Dava konusu 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 41. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Öte yandan; dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açık olduğundan, dava konusu Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin hukuka uygunluk denetiminin de yapılması gerekmektedir. Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla, normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de, üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 55. maddesi uyarınca, üst rütbeye yükselmede "liyakat" koşulunun belirleyici rol oynadığı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu Yönetmelik'in 25. maddesi; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca rütbe terfilerinde dikkate alınacak "liyakat" şartının aynı Yönetmelik'in 4. maddesinde belirlenmiş olan tüm unsurlarını kapsayan bir düzenleme getirmiş olup, bu düzenleme, anılan Kanun maddesiyle idareye tanınan liyakat koşullarını belirleme yetkisinin ne şekilde kullanılacağını da açıklar mahiyettedir. Bu bağlamda Yönetmelik'in 25. maddesinde; Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından, terfi edecek personelin; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile adli yargı yerlerince ve disiplin kurullarınca verilen cezalarının, bu cezalara dayanak fiillerinin ve soruşturma bilgilerinin, performans değerlendirme, ödül ve başarı bilgilerinin ve mesleki bilgi, beceri ve davranışlarının ''değerlendirileceği'' belirtilmiş olup, adli mercilerce verilen cezalar ile disiplin cezalarının affa uğramış olsa dahi terfiye engel oluşturacağı yolunda bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde rütbelere terfilerin "kıdem" ve "liyakata" göre yapılacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, üst rütbeye yükselmede "liyakat" koşulunun belirleyici rol oynadığının açık olduğu, anılan maddeyle idareye tanınan liyakat koşullarını belirleme yetkisi uyarınca dava konusu Yönetmelik'in 25. maddesinde yer verilen liyakat kriterlerinin tek başına terfiye engel oluşturmadığı, terfi görüşmelerinde yapılacak değerlendirmede göz önünde bulundurulacağı anlaşıldığından, Yönetmelik'in dava konusu 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde normlar hiyerarşisi kuramı uyarınca üst norm olan 3201 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık görülmemiştir. II- Davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... günlü, ...sayılı kararının iptali istemi yönünden; Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlıkta, 31/12/2013 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Emniyet Amiri Listesinin incelenmesinden; davacının, kıdem sıralamasında 29. sırada yer aldığı, performans puanının 4,84 olduğu, 37 adet başarı belgesinin olduğu; buna mukabil, davacıdan daha kıdemsiz, daha az başarı belgesi bulunan ve performans puanı davacıdan daha düşük olan (örneğin listenin 843. ve 862. sırasındaki) emniyet amirleri hakkında "terfi eder" kararının verildiği görülmekte olup, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, terfiye aday personel yönünden eşit objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. III- Yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğuna ilişkin kural gereğince davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği ise açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla; 2. Davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2013 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının, davacı yönünden İPTALİNE oybirliğiyle; 3. Yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ÖDENMESİNE oybirliğiyle; 4. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen iptal ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yer alan...yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/10/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesinin veya yürürlükten kaldırılmasının, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.