5. Hukuk Dairesi 2012/15269 E. , 2013/1397 K. MAHKEMESİ :.... Taraflar arasındaki tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüld…
**5. Hukuk Dairesi 2012/15269 E. , 2013/1397 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :.... Taraflar arasındaki tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumetten, davalı Hazine hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, .... mahallesinde bulunan 6430 ada, 8 parseldeki kat mülkiyetine tabi 5 nolu bağımsız bölüm .... adına, 20030 ada, 6 parsel ise .... adına kayıtlı iken, ....adına düzenlenen sahte vekaletname ile davacıya satışlarının yapıldığı, bu durumu öğrenen gerçek tapu maliklerince davacı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davaları sonucunda davacı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile gerçek malikler adına tapuya tescile karar verildiği, bu kararların kesinleştiği ve taşınmazların halen gerçek malikler adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, usulsüz işlemin sahte vekaletnameden kaynaklandığı sabittir. Diğer bir anlatımla zarar tapu sicilinin tutulmasından değil, sicilin düzenlenmesinde etken olan sahte vekaletname tanziminden kaynaklanmaktadır. TMK'nın 1007. maddesinde öngörülen sorumluluk kusursuz sorumluluktur. Yani zarar gören, davalı idarenin kusurunu ispatlamak zorunda değildir. Davalı da kusuru bulunmadığını değil, illiyet bağının kesildiğini ispatlamak durumundadır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya 3. bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya hakkında zarar doğuran sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Somut olayda davacının illiyet bağını kesebilecek ölçüde ağır kusurunun olmadığı gibi, öngörülemeyen bir durumun da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki tapu iptaline ilişkin dava dosyasında zarar doğuran sonucun ortaya çıkmasında bir üçüncü kişinin suç teşkil eden hukuka aykırı eyleminin bulunduğu açıktır. Bu haliyle sorumluluğu gerektiren illiyet bağının kesildiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, olayda hukuka aykırı bir eylem ve zarar mevcut ise de, kusursuz sorumluluğu bulunan davalının sorumluluğunu gerektirecek uygun illiyet bağının bulunmadığı açıktır. Bu nedenlerle, davalı ... yönünden davanın husumetten, davalı Hazine hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının .... irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....