12. Ceza Dairesi 2021/493 E. , 2025/520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/125 E. 2016/172 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılan sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünü
**12. Ceza Dairesi 2021/493 E. , 2025/520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/125 E. 2016/172 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılan sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba, katılan sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; 1.00 promilin altındaki alkol oranına rağmen bilinçli taksir hükümlerine göre cezalandırılma kararı verilmesi yasal olmadığına, hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğine, sanığın kusurlu olmadığına, ölen ...'ün emniyet kemerini takmamasının ölümüne etkili olduğuna, asgari hadden uzaklaşılarak karar verildiğine, katılan sanık ...'ün kusuru olduğu halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığına, cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Katılan sanık ... vekilinin temyiz sebepleri; katılan ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle mahkeme kararının hatalı olup katılanın beraatı gerekirken taksirle ölüme sebebiyet verdiğinden bahsedilmesinin hatalı olduğuna, sanık ...'ün asli ve tam kusurlu olması sebepleriyle sanık hakkında ceza verilirken alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğine, kararın katılan ... lehine ve sanık ... aleyhine bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15/02/2015 günü saat 18.20 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, yağmurlu havada, katılan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş zeminin ıslak asfalt olduğu karayolunda seyir halindeyken olay mahalli üç yönlü Y kavşak mahalline geldiğinde aracının ön ve yan kısımları ile istikametine göre sağ taraftaki tali yoldan gelerek sola dönüş yapmak için seyir yoluna giren katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki otomobilin ön ve sağ ön kısmıyla çarpışması sonucu katılan sanık ...'ün ve katılan ...'ün vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları ve yine bu araçta bulunan ...'ün öldüğü, katılan sanık ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'ün aracındaki yolculardan mağdurlar ... ve ... 'ın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde ve mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandıkları olayda, katılan sanık ...'ın 0.50 promilin üzerinde alkollü bir şekilde araç kullandığının ve kazanın da bu sırada meydana geldiğinin anlaşıldığı, yine katılan sanık ...'ın idaresindeki araçla kavşağa giriş yapmadan önce önünde bekleyen araçlar olmasına rağmen yolu kontrol etmeden tali yoldan ana yola çıkarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği ve asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'ün ise seyri sırasında emniyet kemeri takmadığı, mağdur çocuk yolcu için çocuk bağlama sistemi kullanmadığı ve bu şekilde mağdur yolcunun ve kendisinin yaralanması ile sonuçlanan olayda tali derecede kusurlu olduğu, ölen ...'ün de seyir sırasında emniyet kemeri takması gerekirken emniyet kemeri takmadan yolculuk etmesi sonucu kendi ölümü ile gerçekleşen olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilmiş olup, katılan sanık ...'ın asli kusurlu olarak katılan sanık ..., katılan ..., mağdurlar ..., ... ve ... ...'un yaralanmasına, ...'ün de ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş yolu kontrol etmeden tali yoldan ana yola çıkmak ve 0,60 promil alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle bilinçli taksir ile hareket ettiği gerekçesiyle cezasında TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılmış , katılan sanık ... 'ın ise trafik kazasının oluşumuna asli derecede kusuru bulunmaması, trafik kazasının katılan sanık ...'ın tali yoldan ana yola kontrolsüz bir biçimde ve alkollü içki tesiri ile araç kullanarak seyretmesinden kaynaklandığı, kendi kusurunun kendi kızının yaralanmasına ve eşinin ölümüne tali ölçüde etki ettiği, bu haliyle meydana gelen neticenin katılan sanık ...'ün münhasıran ailevi durumu bakımından artık kendisine bir ceza hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyetine yol açtığı anlaşıldığından katılan sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine göre; 15/02/2015 günü saat 18.20 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, yağmurlu havada, katılan sanık ...'ın idaresindeki otomobil ile bölünmüş ıslak asfalt karayolunda seyir halindeyken olay mahalli üç yönlü Y kavşak mahalline geldiğinde aracının ön ve yan kısımları ile; istikametine göre sağ taraftaki tali yoldan gelip kavşaktan geçmek için bekleyen araçların sağından hızla geçerek sola dönüş yapmak için anayola giren 60 promil alkollü katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki otomobilin ön ve sağ ön kısmıyla çarpışması sonucu gerçekleşen olayda, katılan sanık ...'ın eşi ...'ün öldüğü, katılan sanık ...'ın dördüncü derece, katılan ...'ın birinci derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları ve diğer sürücü ...'dan şikayetçi oldukları; katılan sanık ...'ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve diğer sürücü ...'dan şikayetçi olduğu, mağdurlar ..., ... ve ...'ın nitelikli şekilde, mağdur ...'in ise basit şekilde yaralandıkları ve her iki sürücüden de şikayetçi olmadıkları olayda, A- Katılan Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmünün İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Oluşu yukarıda özetlenen olaysan kaza esnasında 60 promil alkollü olduğu tespit edilen katılan sanık ...'ın kavşağa giriş yapmadan önce yolu kontrol edip kavşak girişinde durarak ana yol üzerinde seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken ana yol üzerinde sol tarafından gelen otomobile ilk geçiş hakkını vermeden kavşağa girip sevk ve idaresindeki otomobilin ana yol üzerinde seyreden otomobille çarpışması şeklinde meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu ancak Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak kaza esnasında 1,00 promil altında bir miktarda alkollü olan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B-Katılan Sanık ... Hakkındaki Ceza Verilmesine Yer Olmadığına İlişkin Hükmün İncelenmesinde; Oluşu yukarıda özetlenen olayda, hükme esas alınan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda katılan sanık ...'e atfedilen; seyri sırasında emniyet kemerini takması, mağdur yolcu için çocuk bağlama sistemi kullanması gerekirken emniyet kemerini takmadan seyredip çocuk bağlama sistemi kullanmadığı, mağdur yolcunun ve kendisinin yaralanması ile neticelenen olayda tali kusurlu olduğuna ilişkin tespitin kazanın oluşuna etken nitelikte bir kusur olmadığı gözetilmeyerek kazanın oluşuna etken kusuru olmadığı anlaşılan katılan sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gözetilmeden hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Mahkemenin kabulüne göre ise; Olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanan katılan sanık ... sanık ...'den davacı ve şikayetçi olduğu ve TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanabilmesi için fiilin neden olduğu neticenin münhasıran, failin kişisel ve ailevi durumu bakımından mağdur olmasına yol açması zorunlu olup böyle bir netice ile birlikte söz konusu durumlara ilişkin bulunmayan başka bir neticenin de meydana gelmiş olması halinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı gözetilmeden sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.