12. Ceza Dairesi 2023/667 E. , 2023/4429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/275 E., 2016/49 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmü, müşteki ...'in temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri U
**12. Ceza Dairesi 2023/667 E. , 2023/4429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/275 E., 2016/49 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmü, müşteki ...'in temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan ...'in hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.03.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...'in temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1."...Alaca C.Başsavcılığının iddianamesi ile; Müşteki Hilal ve annesi müşteki Leyla kolluğa müracaat ederek, üç gün boyunca ... plakalı bir aracın evin önüne park ederek kendilerini gözetlediğini, evde erkek olmadığını ve çalışmaya şehir dışına gittiği için iki kadın evde yalnız kaldıklarını ve korktuklarını, takip eden şüpheli şahısı tanımadıklarını ve şikayetçi olmaları üzerin, her ne kadar sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun düzenlendiği TCK'nın 123. maddesinde "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde... ceza verilir" şeklinde bir hükmünün yer aldığı somut olayda sanığın aşamalarda değişmeyen atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan eden savunması karşısında sanığın sırf huzur ve sükûnu bozmak amacıyla atılı suçu işlediğini gösterir, müşteki ve katılanın soyut iddiası dışında, her türlü şüpheden uzak yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir..." şeklinde hüküm kurulmuştur. 2.Sanık savunmasında "... benim geçmiş olduğum yol halka açık bir yoldur, ben Otel Acar'ın çalışanı olan Adem arkadaşımdan güvercin alacaktım, olay günü de Devlet Hastanesinin arkasında bulunan çiftliğimizden çıkıp Hışır yoluna döndüm Adem bana okulun karşısındaki sokakta demişti, bende evi bilmediğimden yolu karıştırmışım, evin sokağının arasından iki kez geçtiğim doğrudur, yalnız ben aracımı hiç park etmedim durup evi izlemedim, güvercinleri satın alacağım kişiyi de getirdim duruşma salonu dışında beklemektedir, tanık olarak dinlenilmesini istiyorum, ben müştekileri hiç hayatımda görmedim, biz orada müşteki ile uzlaştık diye hatırlıyorum sonradan hakkımda şikayetçi olduklarını öğrendim " demiştir. 3.Katılan ... şikayetinde "Şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır, sanık bizim evimizi bir hafta 10 gündür izliyordu, son günde aracı park edip, bizim eve doğru bakmıştı, bahsettiğim bir hafta on günlük süre içerisinde de sanık normal hızında seyrederken bizim eve yaklaştığında hızı yavaşlatıp o şekilde geçmekte idi, öğleden sonra yada öğlen gibi evin önünden yavaşça geçmekti idi, ben sanığı tanımam," demiştir. 4.Müşteki ... şikayetinde: "Şikayetçiyim davaya katılma talebim yoktur, ben görmedim kızım Hilal görmüş bu şahsın ev yakınlarında olduğunu, evde kızım ile birlikte otururken kızımın pencereye baktığını gördüm niye bakıyorsun dediğimde bu araba biz izliyor dedi, ondan sonra bende iki gün boyunca takip ettim araba tam bizim evin karşısında durup bizim eve bakıyordu o yüzden sadece bizim eve baktığını düşünüyorum çünkü karşısında bizim ev var, iki gün boyunca takip ettim emin olduktan sonra şikayetçi oldum, ben sanığı tanımam, hatta bir komşumun çocuğu da sizin eve bu araba sürekli bakıyor dedi, evin size ait olduğundan emin olamadığımdan arabanını plakasını alamadım, ben sanığın aracını evimizin tam karşısında park ettiğini aynı günde iki kez gördüm," demiştir. 5.Tanık Adem Saflı beyanında: "Sanık benim arkadaşım olur, benim evim Cumhuriyet Mahallesindedir, sanığın benden tarihini hatırlamadım bi zamanda güvercin aldığı doğrudur, hatta evimi bulamadı bende güvercinleri kendisine kahvede çay ocağında teslim ettim, sanık arkadaşımdır ancak evimi bilmiyor, ben arkadaşa evimi tarif ederken Hışır yolundan gir okulların o tarafta okulun karşısında dön dedim, sanık benden bir defa güvercin almaya geldi, onuda biraz önce anlattığım gibi çay ocağında teslim ettim," demiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik müşteki ...'in temyizinin incelenmesinde, Müşteki ...'in Mahkemenin 11.12.2015 tarihli duruşmasında sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, müştekinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan ...'in temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK'nın 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde, huzur ve sükûnu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Müşteki Yönünden; Müştekinin temyiz isteminin, Gerekçe bölümünün (A) bendi uyarınca, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca süre yönünden, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan açıklanan nedenlerle, Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.