Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/510 E. , 2024/1842 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/510 Karar No:2024/1842 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Giyim Sanayi İ…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/510 E. , 2024/1842 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/510 Karar No:2024/1842 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilcisi olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 34.525.302,80-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...7 tarih ve E:..., K... sayılı kararda; davacının söz konusu şirkette 12/10/1999-31/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, 5766 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 26. madde uyarınca, Fon tarafından devralınan Bankaların grup şirketlerinde bir dönem kanunî temsilci olarak görev yapmış olanların, grup şirketlerinin Banka kaynaklarından kullandığı kredilerden doğan borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sayıldığı ve haklarında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin uygulandığı, davacının da ödenmeyen kredi borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu; Öte yandan, bankacılık yapma izni kaldırılıp yönetim ve denetimini Fon’un üstlendiği ya da temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon’a intikal eden Bankaların (katılım, kalkınma ve yatırım bankaları dahil) ve diğer kredi kuruluşlarının Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 7 (b) bendi kapsamında sayılan nedenlerden ortaya çıkan alacakları “Fon alacağı” sayıldığından, bu alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edileceğinde herhangi bir duraksama bulunmadığı; Ayrıca, 26/12/2003 tarih ve 25328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 27. maddesinde, "Bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ve bu kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Fon alacakları ve bu Kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklar bakımından bu sürenin başlangıcı ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına sebebiyet veren kişilerin fiillerinin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar." kuralına yer verildiği, 5020 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 26/12/2003 tarihinde Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zamanaşımına uğramamış Fon alacakları 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, davacının zamanaşımı iddialarına itibar etme olanağı da bulunmadığı, Bu durumda, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ... Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan takipte malvarlığının borçları karşılayamaması nedeniyle, Fon'un söz konusu borçların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tahsil ve takibata girişebileceği açık olduğundan, dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de 12/10/1999-31/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, ... Bank A.Ş.'nin Fon'a devredilmesiyle anılan şirketin... Bank A.Ş.'ye olan borcunun kamu alacağı niteliği kazandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirketin ... Bank A.Ş.'ye olan borcunun gecikme zammı ile birlikte toplam 34.525.302,80-TL'lik kısmından sorumlu tutulduğu, Fon alacağının tahsili amacıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 6183 sayılı Kanun uyarınca takibe başlanılmasına karşın alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucunda 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında 34.525.302,80-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davalı idarenin 15/02/2016 tarihli savunma dilekçesinin 6. ve 7. sayfalarında yer alan tabn açıldığı veya geri ödenmesi gerektiği tarihlerin davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı sürelere tekabül ettiği, ancak bunlardan ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı, ... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı, ... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı, ... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı,... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ...tarihinde açıldığı,... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı,... tarihinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin ... tarihinde açıldığı, 01/05/2001 ve 01/05/2002 tarihlerinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin... tarihinde açıldığı, ...... ve ... tarihlerinde tazmin olduğu; ... referans numaralı kredinin 07/10/1999 tarihinde açıldığı, 09/04/2001, 13/04/2001, 17/01/2002, 29/03/2002, 08/04/2002, 30/09/2002 ve 08/10/2002 tarihlerinde tazmin olduğu; ayrıca, dosyada yer alan ... Bank A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 04/01/2002 tarihli ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. İnceleme Raporu'nun 4., 5., 6., 7., 8. ve 9. sayfalarında bu kredilerin vadelerinin sırasıyla 29/12/2000, 09/01/2001, 30/12/2000, 23/05/2001, 24/05/2001, 24/05/2001, 01/05/2001, 06/04/2001 ve 09/04/2001 tarihleri olduğunun belirtildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden önce açılan ve görev süresi sonrasında tazmin edilen bir kısım akreditif kredilerden de sorumlu tutulduğu, başka bir deyişle borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği dönemde kanuni temsilci olmadığı hâlde sorumluluk tutarı tespit edilirken aktarılan kredilerin de hesaplamaya dahil edildiği, her ne kadar davalı idare tarafından, Banka açısından riskin doğduğu tarihin dikkate alınarak davacının sorumluluğunun kredilerin açıldığı tarihler olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, sözleşme hukuku kuralları çerçevesinde henüz vadesi dolmayan borçların o tarihte şirket tarafından ödenmesi beklenemeyeceğinden, davacının görev süresi öncesinde doğan ve görev süresi sonrasında ödenmesi gereken borçlardan kanuni temsilci olarak sorumluluğuna gidilmesine imkân bulunmadığı, bu itibarla, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak sorumlu olduğu krediler ayrıştırılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, akreditif kredilerde amir banka olarak ihracatçıya karşı geri dönülemez bir ödeme sorumluluğu altına girilmesi nedeniyle akreditif kredinin açıldığı tarih itibarıyla Banka açısından riskin doğduğu, bu bakımdan davacının görev süresinden sonra akreditif kredilerin tazmin olmuş olmasının sorumluluk açısından bir öneminin olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.