10. Hukuk Dairesi 2024/8761 E. , 2025/5165 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1079 E., 2024/1013 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/810 E., 2021/680 K. Taraflar arasındaki, davacının emeklilik yaşının tespiti ile emeklilik aylıklarının tespit edilecek bu tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen ka…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8761 E. , 2025/5165 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1079 E., 2024/1013 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/810 E., 2021/680 K. Taraflar arasındaki, davacının emeklilik yaşının tespiti ile emeklilik aylıklarının tespit edilecek bu tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihten aylığın bağlandığı tarihe kadar olan dönemde birikmiş aylıklarının tespiti ile tarafına ödenmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emekliliğe hak kazandığını iddia ettiği tarih itibarıya, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde herhangi bir başvurusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; aksi ispat edilene kadar Kurum belgelerinin kesin delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispat yükümlülüğü olduğunu, tutulan Kurum kayıtlarında da bir hata söz konusu olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile “… Davacının hizmetlerinin süresinde bildirilmemesi ve aylığın geç bağlanmasından kaynaklanan zararın davalı şirket kusur olduğu, bu yönde davalı Kurumun sorumluluğu bulunmadığı, hizmet tespiti kararı kesinleşmeden davalı SGK'nın aylık bağlamasının mümkün olmadığı, davalı SGK'nın davacıya, tespitine karar verilen hizmetlerde gözetildiğinde yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihden, tahsis başvuru tarihine kadar olan dönemde aylık bağlamamış olmasından ... bir sorumluluğu söz konusu olmadığı anlaşıldığından davalı Kurum SGK yönünden davanın reddine, 56.664,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SGK yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu, Kurumun açılan hizmet tespiti davasında taraf olduğunu, aylık hak etme tarihinin 2004-2005 olması gerektiğini, hesabın yanlış ve alacağın eksik belirlendiğini, hüküm altına alınan miktara davacının emekliliği hak ediş tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ve davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Pamuk San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zaman aşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının hesap yapılan dönem için aylık bağlanması talebinin bulunmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.05.2015 tarihinden önce Kurumdan tahsis talebinin bulunmaması karşısında davalı SGK yönünden davanın reddi kararının yerinde olduğu, ancak davacının, işten ayrıldığı ve hizmet tespiti davası açtığı 2005 yılından, emekli aylığının bağlandığı 2015 yılına kadar tahsis başvurusu, askerlik borçlanması gibi emekli olma iradesini ortaya koyacak hiçbir işlem yapmadığı, bu sebeple davacının 2009 yılında başvuracağı var sayımından hareketle tazminat hesaplanması ve davalı şirket yönünden kabule karar verilmesi doğru bulunmadığı, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b2. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının emekli olup emekli maaşı alabilmesi için emeklilik prim gün sayısının dolması (fiili çalışma olgusu) ve emeklilik prim ödemesinin yapılması gerektiğini, davacının bu iki şartı tamamlamadan SGK'ya emekli olmak için başvurma hakkının kanunen bulunmadığını, hizmet tespiti davasına ilişkin Mahkeme süreci bitmeden başvurunun yapılması durumunda SGK tarafından ret cevabı ile karşılaşacağından başvuru yapmak için davasının bitmesini beklediğini, hizmet tespit davası 06.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla Mahkeme devam ederken müvekkilin hak kazandığı yaşlılık/ emeklilik aylıklarına hak kazanması gerekirken davacının "emeklilik iradesini ortaya koymaya yönelik işlem " yapmadığından dolayı talebinin reddedilmesi anayasa ve hukuk düzenine aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler, tanıkların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi