Başvuru, hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilen başvurucunun hükmün infazı sürecinde mevzuatta meydana gelen değişiklik kapsamında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması talebinin reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yine aynı kapsamda infazın geri bırakılması talebinin reddi nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilen başvurucunun hükmün infazı sürecinde mevzuatta meydana gelen değişiklik kapsamında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması talebinin reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yine aynı kapsamda infazın geri bırakılması talebinin reddi nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında hırsızlık suçunu işlediği gerekçesiyle Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10/6/2008 tarihinde hazırlanan iddianame ile Kozan Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılmıştır. Mahkeme tarafından 29/12/2008 tarihli karar ile başvurucunun hırsızlık suçunu işlediği gerekçesiyle iki müşteki yönünden 10 ay ve 5 ay olmak üzere ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş; bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin25/5/2012 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Kararın akabinde infaz işlemlerine başlanmış ve dosya başvurucu hakkındaki diğer mahkûmiyet hükümleri dikkate alınarak içtimaya tabi tutulmuştur. 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinde birtakım değişiklikler yapılmış ve başvurucuya isnat edilen hırsızlık suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Başvurucu 3/1/2017 tarihli dilekçesi ile uzlaştırma hükümlerinin tarafına uygulanmasını, uyarlama yargılaması yapılmasını ve bu kapsamda infazın geri bırakılmasını talep etmiştir. Başvurucunun talebi Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 13/1/2017 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Eski adıyla "uzlaşma" 6763 sayılı Kanunla değişen adıyla "uzlaştırma" müessesesi Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun maddesinden anlaşılacağı gibi bu kanun soruşturma ve kovuşturma aşamasını düzenlemektedir. Zaten uzlaştırma müessesesini düzenleyen bu kanunun maddesindede uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturma aşaması için uygulanacağı yazılıdır. Doktrinde ve bazı içtihatlarda uzlaştırmanın maddi hukuka ilişkin sonuçlar doğurması sebebiyle hem maddi hukuku hem de usul hukukunu ilgilendiren bir müessese olduğu belirtilmekle birlikte anılan müessesenin usul kanununda düzenlenmesi ve asıl amacının bazı dava konusu olabilecek olayları alternatif yöntemlerle çözerek yargı mercilerinin iş yükünün azaltılması olması dikkate alındığında öncelikle usul hükmü olduğunu kabul etmek gerekmektedir. ...Bu açıklamalar ve 6763 sayılı Kanunla zaman bakımından uygulama için özel bir hüküm bulunmaması karşısında, kesinleşen hükümlerde 6763 sayılı Kanunla değiştirilen5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun maddesi uyarınca uzlaştırma için dosyaların yeniden ele alınması, uyarlama yargılaması yapılması gerekmemektedir. Kaldı ki kesinleşen hükümlerde uzlaştırma yapılması bu müessesenin mahiyetine ve amacına aykırı olacağı gibi hukuki kaosa sebep olacak, geçmişten günümüze kesinleşmiş tüm ilamların ele alınması gerekecektir. Bu sebeplerle talebe konu hükümlüyle ilgili olarak uygulanabilecek lehe bir düzenleme söz konusu olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." Başvurucu, uyarlama ile infazın geri bırakılması taleplerinin reddi kararına karşı Kozan Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz etmiş ancak itirazı 15/2/2017 tarihli karar ile kesin olmak üzere reddedilmiştir. Başvurucu 28/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunmuş; Yargıtay Ceza Dairesinin 11/10/2017 tarihli ilamı ile talebin kabulüne karar verilmiş ve bozmaya hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...uzlaştırma kurumu, usul hukuku kurumu olması dolayısıyla derhal yürürlük ilkesine tabi ise de, fail ile Devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecektir. Keza ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009 tarih, 2008/5-220 Esas ve 2009/28 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK’nın 7/ maddesi; 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' şeklindedir. Öte yandan, 5275 sayılı Yasa’nın 98/ maddesinde; 'Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir' şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması, infaz edilmekte olan hükümlerin de uyarlamaya konu edilebileceğini açıkça göstermektedir. O halde hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı CMK’nın maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek, Kozan Asliye Ceza Mahkemesince verilen 'kesinleşen hükümlerde 6763 sayılı Kanunla değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca uzlaştırma için dosyaların yeniden ele alınması gerekmediğinden uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına' dair karara yönelik itirazın kabulüne..." Kanun yararına bozma kararının akabinde uzlaştırma işlemleri başlamış, 10/7/2018 tarihinde uzlaştırma raporu tamamlanmıştır. Rapora göre 10 ay hapis cezası yönünden müşteki ile uzlaşma sağlanmış, 5 ay hapis cezası yönünden ise uzlaşma sağlanamamıştır. Kozan Asliye Ceza Mahkemesi 13/5/2019 tarihli ek kararı ile 10 ay hapis cezası yönünden infazın geri bırakılmasına ve hapis cezasının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar vermiş, 5 ay hapis cezası yönünden ise infazın geri bırakılması talebinin reddine ve aynen infazına hükmetmiştir. A. İlgili Mevzuat 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen...Kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler...." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteyemeyecek kişiler" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:...b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler...." 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"...(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir...." 5271 sayılı Kanun'un "Kanun yararına bozma" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar...." 5271 sayılı Kanun'un "Yeniden duruşma sonucunda verilecek hüküm" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"... (3) Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar bu Kanunun 141 ilâ 144 üncü maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir."B. Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/10/2007 tarihli ve E.2007/4-200, K.2007/219 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...5252 sayılı Yasanın 9/ maddesindeki 'Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.' biçimdeki kural uyarınca, olaya her iki yasanın ilgili tüm hükümlerinin karma uygulamaya yer verilmemek suretiyle tatbiki neticesi ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerekli kılmaktadır. Ancak bu karşılaştırmada, hükmün tesisi aşamasında uygulanması gereken normlar esas alınacak, hükmün infazına ilişkin normlar değerlendirme konusu yapılmayacaktır. Yerel Mahkemece tüm suçlar yönünden, lehe yasa değerlendirmesinin duruşmalı yapılarak, hükümlünün hukuki durumunun incelenmesi zorunluluğu bulunduğundan, uyarlama yargılaması için duruşma açıldığında, öncelikle taraflar yargılamadan haberdar edilip, 5271 sayılı CMY’nın 253 ve maddeleri hükümlerince, uzlaşma kapsamında yer alan suçlar yönünden, uzlaşma girişiminde bulunulacak, başarılı olunması halinde, uzlaşma koşullarına göre o davaların düşmesine veya koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecek, bu şekilde uzlaşma kapsamındaki suçlarla ilgili uyuşmazlık sonuçlandırılacaktır. Uzlaşma girişiminin başarısız olması halinde ise, 5252 sayılı Yasanın 9/ maddesine göre, lehe yasa belirlenerek hükümlünün hukuki durumu hükme bağlanacaktır..." Yargıtay Ceza Dairesinin 4/6/2018 tarihli ve E.2017/11624, K.2018/6299 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"... Davacının (sanığın) üzerine atılı karşılıksız çek keşide etme suçundan Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... karar sayılı ilamı ile neticeten 1 yıl2ayhapis cezasıve000 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine yasa değişikliği nedeniyle davacı (sanığın) hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği...Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesi' nin.... ek kararı ile...hükmün iptaline, davacı (sanık) hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın da 24/12/2012 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 144/1-b maddesindeki, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi... Kanuna aykırı..." Yargıtay Ceza Dairesinin 15/1/2018 tarihli ve E.2017/9938, K.2018/427 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Davacının (sanığın) silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan tutuklandığı, CMK'nın maddesi ile görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararı ile üzerine atılı suçtan neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin... Karar sayılı ilamı ile hükümden sonra 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun maddesiyle TCK'nın 220/ maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle davacı (sanığın) hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin .... sayılı karar ile lehe kanun değişikliği göz önünde bulundurularak davacının (sanığın) neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 144/1-b maddesindeki, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi..." Yargıtay Ceza Dairesinin 11/12/2017 tarihli ve E.2013/157, K.2017/10037 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...cezaların infazı sırasında 5237 sayılı TCK gereğince uyarlama yapıldığı ve sonradan yürürlüğe giren 4616 sayılı Kanun gereğince infaz sürelerinin değiştiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın144/1-b maddesindeki, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi..." Yargıtay Ceza Dairesinin 8/6/2016 tarihli ve E.2015/133, K.2016/9695 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...bozma ilamından sonra 6459sayılı Kanun gereğince yapılan uyarlama yargılamasında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile sanık (davacı) hakkında “hükümden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un maddesi ile değişik 3713 sayılı Kanun’un 7/ fıkrası gereğince unsurları oluşmayan müsnet suçtan beraatine” hükmedildiğinin anlaşılması karşısında,CMK'nın144/1-b maddesindeki, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi..."