9. Ceza Dairesi 2021/6754 E. , 2023/7526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2006/323 E., 2015/150 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t
**9. Ceza Dairesi 2021/6754 E. , 2023/7526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2006/323 E., 2015/150 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2006/323 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile, sanığın; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun'la getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın eylemlerinin basit nitelikte olduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına, mağdurun beyanının sanığın bulunmadığı kapalı duruşmada alındığına bu nedenle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "... henüz ilkokul çağında olan ve ifadesinin alındığı tarihte 11 yaşını bitirmiş olan mağdurun sanığa iftira atması için hiçbir sebep bulunmadığı, buna rağmen mağdurun gerek hazırlıkta gerekse duruşmada sanığın eylemlerini tüm ayrıntıları ile anlattığı özellikle olaydan hemen sonra alınan kolluk ifadesinde sabah 07:30 civarında okuluna giderken gördüğü kedileri sevdiği sırada kahvehanesinin önünde bulunan sanığın bu saatte kahvehanede kimsenin olmayacağı da doğal olup, kendisini başlangıçta 10 TL vererek her gün aynı saatte gelmesini istediğini söyleyip yaşı gereği aldığı paraya kanan küçük mağdurun yine para vereceğini düşünen sanığın yanına giderek bu kez ifadesinde ayrıntıları ile belirttiği şekilde dudaklarından öpmek, vücudunu okşamak ve poposuna krem sürerek parmağını sokmak sureti ile gerçekleştirdiği eylemleri açık bir şekilde anlatması karşısında sanığın da tevilli olarak mağdurla karşılaştığını hatta harçlık verdiğini ifade etmesine göre kısmi olarak mağdur beyanlarının bu şekilde sanık ifadesi ile dahi doğrulanmasına göre her ne kadar sanık eylem yönünden inkar yoluna gitse de, mağdurun beyanlarının bu noktada samimi olduğu görülmüş, bu şekilde sanığın değişik ve yakın zaman aralıklarında 10 TL vererek kandırdığı küçük mağduru sabahın erken saatlerinde okula giderken kahvehanesine sokarak ve ancak herhangi bir zor unsuru bulunmadan dudaklarından öpmek, vücut bölgelerini okşamak ve bir keresinde de arkasına krem sürerek parmağını sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunduğu açık bir şekilde anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdur duruşmadaki ifadesinde, sanığın organ sokmadığını, başlangıçta söylemiş ise de bunun olayın verdiği utançtan kaynaklanıp, bu kez sorulması üzerine hazırlık ifadesini doğrulayarak aynı şekilde krem kullanarak poposuna parmağını soktuğunu söylediği de görülmüştür. Her ne kadar aldırılan raporda livata bulgularının bulunmadığı görülmüş ise de daha önceki adli tıp uygulamalarından bilindiği üzere zor unsuru olmadan ve kayganlaştırıcı maddeler kullanılarak gerçekleştirilen organ sokmalarda bulgunun olmayabileceği bilindiğinden ve sanığın da krem kullanarak eyleminin gerçekleştirdiği anlaşıldığından belirtilen rapor organ sokma olmadığının kanıtı olarak görülmemiş, mağdurun samimi beyanlarına itibar edilmiştir... , ... Sanık eylemini yakın ve değişik zamanlarda birden çok gerçekleştirmiş olup aynı suç işleme kararına dayalı gerçekleşen eylem nedeniyle TCK 43/1 maddesi gereği cezanın arttırımı yoluna gidilmiş, her ne kadar mağdur anlatımı ile anlaşılacağı üzere organ sokma bir kez gerçekleşmiş ise de, bunun dışındaki cinsel istismar eylemleri birden çok olduğundan ve TCK 43/1-3.cümlesinde bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır hükmü karşısında teselsül şartlarının bulunduğu görülmüş, sanığın cezası buna göre TCK 43/1 maddesi gereği arttırılmıştır..." şeklindeki gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2006/323 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin çocuğun nitelikli cinsel istismar, suçuna yönelik öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.