10. Hukuk Dairesi 2022/11177 E. , 2023/7613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1709 E., 2022/1283 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/103 E., 2020/76 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esas
**10. Hukuk Dairesi 2022/11177 E. , 2023/7613 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1709 E., 2022/1283 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/103 E., 2020/76 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili; 1.100.00 TL müvekkil kurum alacağının tahsiline karar verilmesi isteminin sunulması başlığı ile; davalı adına tescilli 1148426 sicil sayılı işyeri sigortalılarından...' un 24.02.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanmış ve 20.03.2017 tarihinde de vefat ettiğini, iş kazası sonucunda sigortalı...'un vefatı sonrasında müvekkili olduğu kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine 166.496,77 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve sigortalı... için 13.681,45 TL tedavi gideri sarf edilmiş ve müvekkili kurumun zararı olduğunu belirterek; gerekli ve yeterli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan davalı işverenin 24.02.2017 tarihli iş kazasının oluşumunda kusurlu olduğundan, kaza nedeniyle oluşan kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müteveffa...'un 24.02.2017 tarihinde saat 16:00 sıralarında, işyerinde rahatsızlandığını, işyeri çalışanlarınca en yakında bulunan Süreyyapaşa Hastanesine kaldırıldığını, burada ilk müdahalesinin ardından Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, burada ameliyat edilmiş ve ardından Özel Avicenna Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam edildiğini, tüm müdahalelerine rağmen 20.03.2017 tarihinde "Serebro Vasküler olay" nedeniyle vefat ettiğini, müteveffa işçi rahatsızlığında işyerinde bulunmaktaysa da işçinin rahatsızlığı ne bir iş kazası, ne de işyerinden kaynaklanan bir sebeple meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, sigortalı işçinin efor sarf edecek bir iş yapmadığını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili özetle; nihai karara esas oluşturan 10.01.2020 tarihli üçlü heyet tarafından tanzim edilen kusur raporunda olayın iş kazası olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde, davalı ...'in ve müteveffa sigortalı...'un kusurunun bulunmadığı, bünyesel faktörlerin hastalığa etkisinin %100 oranında etkili olduğu tespit edildiğini, bu tespitin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, İş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren %100 kusurlu olduğunu, nitekim, müteveffa sigortalının vefatından 9 yıl önce de kalp krizi geçirdiği ve stent uygulması yapıldığı, tanık ifadelerinden işyerinde ve iş dışında da zaman zaman bilinç kayıpları yaşadığı, hipertansiyon, şeker, kalp ve sair hastalıklardan muzdarip olduğu bilindiği, kusur raporunda, davalı işverenin, sigortalının sağlık durumundaki olumsuzluklardan haberdar olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de hele ki eczane gibi bir işyerinde ve 2011-2017 yılları arasında yaklaşık 6-7 yıl çalışan sigortalının sağlık sorunlarından davalı işverenin haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, az tehlikeli işler kapsamında olan eczane çalışanlarının en az 5 yılda bir sağlık kontrollerinin yapılması gerektiği mevzuat gereği olduğunu, Çalışanlarının sağlık koşullarını bilmek ve buna ilişkin belgeleri istemekle, 5 yılda bir periyodik sağlık kontrolünü yaptırmakla yükümlü olan davalı işverenin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, gerekli tedbirler alınmadığını, işverence gerekli tedbirler alınsaydı, söz konusu iş kazası gerçekleşmeyebileceğini, kurum müfettişlerince alınan ifadelerde tanıkların, sigortalının, olayın meydana gelmesinden bir ay evvel işyerinde birkaç kez bayıldığını, şeker, bel vs rahatsızlıkları olduğunu beyan ettikleri, işveren tarafından bu bayılmaların neden kaynaklandığı, hastalıktan kaynaklanıyorsa tedavisinin yaptırılması yönünde gerekli işlemler yapılmadığı, müteveffa sigortalıdan yalnızca işe ilk girişinde sağlık raporu alındığı, işverenin, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, iş kazasının süresinde kuruma bildirilmediği, müteveffa sigortalı... 24.02.2017 tarihinde iş kazası geçirip 20.03.2017 tarihinde vefat ettiği, davalı işveren sigortalının iş kazası bildirimini ise işçinin vefatından sonra 23.03.2017 tarihinde müvekkili kuruma bildirdiğini, olayda 5510 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi uygulanması gerektiğini, kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak, yüzde yüz kusur oranı üzerinden davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 nci maddesi. 3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde, kusur raporunun oluşa uygun olmadığı, yeterli uzmanlığa sahip olmayan bilirkişilerce hazırlandığı ve taraf sorumluluklarının isabetli bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalının, sigortalının ve varsa dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak, olayın nasıl gerçekleştiği ile tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi amacıyla, içinde beyin ve sinir cerrahisi dalında uzman kişilerinde bulunduğu bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.