7. Ceza Dairesi 2021/22603 E. , 2024/6545 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2018/589 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapı…
**7. Ceza Dairesi 2021/22603 E. , 2024/6545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2018/589 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın atılı eylemi ağır baskı altında ve kastı olmaksızın gerçekleştirdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve haksız tahrik indirim oranının yetersiz olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; sanığın, 14.03.2013 tarihinde kendisine mıntıkada yardımcı olacak asker kalmadığını söylemek için mağdur Mu.Çvş. ...’ın bulunduğu 6 numaralı koğuşa gittiği, mağdura benim mıntıka bölgemde asker kalmamış, neden bana asker vermiyorsunuz? diye sorduğu, mağdurun ise ben sizin peşinizde mi dolanayım, zaten bir sürü işim var, kendi adamlarınızı niye takip etmiyorsunuz, biz nereden bilelim, daha dün geldin, bizi azarlamaya çalışıyorsun şeklinde karşılık verdiği, bu söz üzerine sanığın, tabi ki peşimde gezeceksin lan dediği ve ardından mağdurun yakasından tuttuktan sonra burnuna denk gelecek şekilde kafa atması sonucu mağdurun burnunun kırıldığı, ilk müdahalesini müteakip GATA Acil Servisine sevk edildiği, tedavisinin bitiminde Birliğine gönderildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında tahribatı mucip üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir. Mağdur ...’ın ve usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar Abudullah Akkılıç, Erçin ... ve ... Tekin'in, sanığın atılı suça konu eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair beyanları, vaka kanaat raporu ve olay tespit tutanağı dosyada mevcuttur. Mağdur hakkında GATA Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.07.2013 tarihli kati raporda, sanığın eylemi sonucunda mağdurda oluşan sola deviasyon gösteren nazal kemik kırığına neden olan yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırdığında, mağdurda tespit edilen nazal kemik deplase parçalı kırığının hayati fonksiyonlarına ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte ve nazal deviasyonun yüzde ... iz niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Kovuşturma aşamasında bilirkişi olarak tayin edilen psikiyatri uzmanı yeminli ve yazılı mütalaasında; sanıkta antisosyal kişilik bozukluğu olduğu kanaatine vardığı, askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu ve adli gözlem altına alınmasına gerek bulunmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; karar yerinde gösterilen Kanuni, haklı ve inandırıcı gerekçelerle ulaşılan kanaate göre, sanığın suç oluşturduğu ... görülen fiilinin kabulünde ve nitelendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1632 sayılı Kanun'un 91/1. maddesinin birinci cümlesi uyarınca (vahim hal) ... ceza 3 yıl olarak belirlendikten sonra, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle ceza miktarının 2 yıl 3 ay olarak belirlenmesi gerekirken hatalı olarak 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.