5. Ceza Dairesi 2006/319 E. , 2010/350 K. "İçtihat Metni" Irza geçme ve alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; 765 sayılı TCK lehe olduğundan yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.07.2005 gün ve 2004/94 Esas, 2005/17 Ek karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Ka
**5. Ceza Dairesi 2006/319 E. , 2010/350 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; 765 sayılı TCK lehe olduğundan yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.07.2005 gün ve 2004/94 Esas, 2005/17 Ek karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Karar başlığına hükme iştirak eden hakim Atila Karatoy yerine, hükme iştirak etmeyen hakim İsmail Özgür Yılmaz'ın ismi yazılmak suretiyle CMK.nun 232/2. maddesine muhalefet edilmesi, 01.03.2005 gün ve 2002/94 Esas, 2005/17 Karar sayılı hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2005 tarihli yazısı ile yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme için 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi gereğince dava dosyasının iade edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp yeni hüküm kurulurken temyiz edilen ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle CMK.nun 230/1. maddesinde belirtilen hususların hükümde gösterilmesi gerektiği, önceki karara atıfta bulunmakla yetinmenin olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi, Suç tarihinde nüfus kaydına göre 15 yaşından küçük olan mağdurenin, yaşının düzeltilmesine dair herhangi bir karar olmadan, 15 yaşından büyük kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.