10. Hukuk Dairesi 2012/2281 E. , 2012/13184 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 551-1138 Dava, davalı işyerindeki çalışmaların 506 sayılı Yasanın Ek-5, 6, 7 ve 39. maddeleri kapsamında geçtiğinin tespiti ile fark primlerin geçmişe etkili olarak gecikme tazminatı ile birlikte tahsili, ayrıca tespit edilen sürelerin Yasada belirtilen yaş hadlerinden indirilerek, emeklilik işlemleri sırasında dikkate alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı biçimde davanın kabulü
**10. Hukuk Dairesi 2012/2281 E. , 2012/13184 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 551-1138 Dava, davalı işyerindeki çalışmaların 506 sayılı Yasanın Ek-5, 6, 7 ve 39. maddeleri kapsamında geçtiğinin tespiti ile fark primlerin geçmişe etkili olarak gecikme tazminatı ile birlikte tahsili, ayrıca tespit edilen sürelerin Yasada belirtilen yaş hadlerinden indirilerek, emeklilik işlemleri sırasında dikkate alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın kabulüne dair ilk hüküm, Dairemizin 14.04.2009 gün 2008/21905 esas 2009/7255 karar sayılı ilamıyla; “Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenmesi gereklidir. Bunlardan birinci koşul, sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır. Ancak bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri, dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil öze üstünlük tanıyan bir yaklaşımla basım işinin nitelikleri yönünden gerekli inceleme yapılarak sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II. Alt Bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin çalışma koşulları kapsamında ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır. Davacının, davalı işverene ait işyerindeki çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçip geçmediğinin tespiti amacıyla bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılan keşifte, işyerine ilişkin gözlemler keşif tutanağına yansıtılmadığı gibi; hükme dayanak alınan bilirkişi raporu da, konuya ilişkin mevzuatın irdelenmesi ve işyeri ortamında bulunduğu belirtilen sağlığa zararlı maddelere ilişkin soyut bilgilere yer veren içerikle düzenlenmiştir. Anılan rapor, yukarıda sayılan iki koşulun varlığını ortaya koyabilmek açısından, işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları; bölümleri ve bu bölümlerin taşıdıkları özellikler, hangi bölümlerdeki çalışmalarda anılan yasada sayılan fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığı yönlerini, işyeri üretim planına dayalı şekilde ayrı ayrı inceleyip bireyselleştirme işlemini içermediği gibi; davacının çalışma koşulları ile yasanın aradığı etkenlere maruziyeti konusunda da somut irdeleme içermemektedir. İşyeri bildirgesinin, işyerinde yapılan işin mahiyeti hanesinde, “çeşitli plastik filmler, alüminyum, selofan, opp, kağıt vb malzeme üzerine tifdruk baskı işleri, laminasyon-parafin işleri-tifdruk mürekkebi imali-pvc film imali” olarak belirtilmiş; TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen analiz raporunda ise, “200.000 M2’lik tesis alanında, gıda sektörü için film, baskılı malzeme üretimi ve laminasyon işleminin 18.000 ton/yıl üretim kapasitesi ile” yapıldığı belirtilmiştir. İşyeri, baskı öncesi hazırlık, baskı, rotosel, laminasyon parafin metalize, kesme, boyahane, alış depo, kazan dairesi, bakım ve sevkiyat bölümlerinden oluşmaktadır. Sıralanan bilgiler gözetildiğinde, öncelikle, işyerinin tümüyle mi yoksa belirli bölümleri itibariyle mi basım ve gazeticilik işyeri olarak niteleneceği; maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar anlamında uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle, işyerindeki keşiften elde edilen bulgulara dayalı olarak ortaya konulmalıdır. Bakım bölümünde çalışan davacının işyeri özlük dosyasında yer alan bilgiler tüm içeriği ile dosyaya katıldıktan sonra; hazırlık, baskı, depo gibi tüm bölümleri gözetilerek; işyeri ve yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği; gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeni ile, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde, dosyaya sunulan analiz raporuyla varılan sonuçlardan ayrılma gerekçeleriyle birlikte ortaya konulması gereği üzerinde durulmaksızın; basım ve gazeticilik işyerinde çalışma nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanmaya ilişkin koşullar konusunda yeterli irdeleme içermeyen bilirkişi raporu dayanak alınarak hüküm kurulması; ayrıca, yararlanılacak gün sayısının tespitinde ise, primi ödenmiş sigortalılık süresinin esas alınması gerekirken, davacının işyerine giriş ve çıkış tarihleri arasındaki dönem üzerinden yapılan hesaplamayla sonuca varılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bozma sonrasındaki yargılama sürecinde, Anayasa’nın 153/5. maddesinde yer alan, “İptal kararları geriye yürümez.” İlkesi yanında; Anayasa Mahkemesi’nin, 02.05.1989 tarihli, 1988/51 E., 1989/18 K. sayılı kararında yer alan, “Anayasa Mahkemesi’nden, ancak Anayasa’ya aykırı olan bir yasa hükmünün uygulama alanından kaldırılmasını sağlamak için iptal kararı istenebileceğine, özde Anayasa’ya aykırı düşmeyen bir kural, uygulama alanının genişletilmesi amacıyla iptal edilemeyeceğine göre; bir kısım sigortalılara hak tanıyan itiraz konusu hükmün, öteki kesimlere de aynı hakkı tanıyan tamamlayıcı yasama işlemleriyle düzeltilmesi, düzenleme eksikliklerinin bu yöntemle giderilmesi Anayasa’ya uygun ve tutarlı bir tasarruf olacaktır.” Gerekçesi de gözetilerek; Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında, geçmiş dönemde itibari hizmet süresinden yararlanma olanağı bulunmayan sigortalıların, geçmişe dönük olarak bu haktan yararlanabilecekleri sonucuna varılması olanağının bulunmadığı da gözetilmelidir.” Gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde, iş güvenliği uzmanı olup olmadıkları anlaşılamayan kimya yüksek mühendisi, makine yüksek mühendisi ve uzman tıp doktorundan oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılıp işyeri bölümlerinin niteliklerine ilişkin gözlemler keşif zaptına yansıtılmış ise de, bilirkişi heyetinden makine yüksek mühendisi tarafından muhalefet şerhli olarak düzenlenen raporda; işyerinde sadece bir bölümde baskı işi yapıldığı, diğer dokuz bölümde basım işinin yapılmadığı ve sektörel boyutta matbaa anlamını taşıyan baskı işinin davalı işyerinde bulunmadığı, rotosel mikser bölümü hariç diğer tüm noktalarda günlük maruziyet ölçüm değerleri altında ölçüm sonuçlarının elde edildiği, dolayısıyla, bakım bölümünde davacının yaptığı elektrik bakım teknisyenliği işinin 2098 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen ve 3395 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek.5/II. madde kapsamına girmediği belirtilmiş, uzman doktor ve kimya yüksek mühendisi diğer iki bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise; işyerinde “esnek gıda ambalaj üretimi ve bu ambalaj malzemesi üzerine yapılan renkli basım ve kaplama” işi yapıldığı, üretim profili genel olarak göz önüne alındığında, sadece baskı makinelerinin bulunduğu bölümün basım işi kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olmadığı, dolayısıyla tüm bölümlerin basım işi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davacı tarafından yapılan işin 2098 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen ve 3395 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek.5/II. maddenin (a) bendine girdiği ve itibari hizmetten yararlanması gerektiği belirtilmiş, mahkeme de, bu rapora göre yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduğuna göre, bozma gereklerine uygun olarak yargılama yapma ve hüküm verme zorunluluğu doğar. Bozma sonrası yapılan yargılama ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; itibari hizmet süresinden yararlanmak için yasada öngörülen basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olma ve Ek-5/II. maddenin alt bentlerinde (a-f) yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin çalışma koşulları kapsamında gerçekleşmiş bulunmasına ilişkin yasal koşulların bozma ilamı içeriğine uygun olarak ayrıntılı bir biçimde irdelenip tartışılmadığı, diğer taraftan, işyeri, baskı öncesi hazırlık, baskı, rotosel, laminasyon parafin metalize, kesme, boyahane, alış depo, kazan dairesi, bakım ve sevkiyat bölümlerinden oluştuğuna göre, işyerinin tümüyle mi, yoksa belirli bölümleri itibariyle mi basım ve gazetecilik işyeri olarak değerlendirilmesi gerektiği hususu irdelenip, gerekçeleri her bir bölüm için ayrı ayrı açıklanıp gösterilmeden, tüm bölümlerin Ek-5/II. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin rapora göre hüküm tesis edildiği, yine, çalışılan işyeri bölümlerinin farklı nitelikler göstermesi gözetilerek, hangi bölümde ne kadar süreyle çalışıldığı olgusu delillendirilip belirlenmeden yazılı biçimde tespit kararı verildiği, ayrıca, bozma ilamında; işyeri ve yapılan işin niteliği ve özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği, gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeni ile, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde ve dosyaya sunulan analiz raporlarıyla varılan sonuçlardan ayrılma gerekçeleriyle birlikte ortaya konulması gereğine işaret edilmesine rağmen, bu hususların çalışılan her bir bölüm yönünden irdelenip gerekçeleriyle birlikte açıklığa kavuşturulmadığı, kaldı ki, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının bu yönde farklı değerlendirmeler içermesine rağmen, bu yöndeki çelişkiler dahi giderilmeksizin yazılı biçimde karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru ile iş güvenliği uzmanı olan ve matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp, önceki bozma ilamı içeriğine uygun değerlendirme ve irdelemeleri içeren rapor düzenletmek suretiyle ve mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin de giderilmesi sağlanarak, ayrıca koşulları varsa itibari hizmete esas çalışma süreleri de belirlenerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.