5. Ceza Dairesi 2008/7374 E. , 2011/2258 K. Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ... ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sanıklar ... ve ...'ün yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/10/2007 gün ve 1999/207 Esas, 2007/271 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından t…
**5. Ceza Dairesi 2008/7374 E. , 2011/2258 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ... ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sanıklar ... ve ...'ün yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/10/2007 gün ve 1999/207 Esas, 2007/271 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanıklardan ... müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan ceza miktarı da nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli zimmet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK.nun 247/2. maddesi uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasına aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince yapılan artırım sırasında 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, 62. madde ile yapılan indirim neticesinde sonuç cezanın 7 yıl 9 ay 22 gün olarak doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; “Sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2. maddesindeki yoksunluk hallerinin uygulanmasına” şeklindeki ibarenin infazda tereddüt doğuracağının düşünülmemesi kanuna aykırı bulunduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “Sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2. maddesindeki yoksunluk hallerinin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılıp, yerine “Sanıkların 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına, 53/1-c bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilmeye kadar devamına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Suç tarihlerinde sanıklardan ...'ın Türk Standartları Enstitüsü ... Bölge Müdürlüğünde merkez belgelendirme birim sorumlusu olarak, ...'in ise teknisyen olarak görev yaptığı, sanıkların 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsünün Kuruluş Kanunun 13. maddesine göre kurumun malları aleyhine işlenen suçlar dışındaki fiillerinden dolayı memur gibi cezalandırılamayacakları, sanıklara atılı sahtecilik suçlarının maddi konusu olan belgelerin enstitünün malları ile ilgili bulunmamasına göre anılan varakaların resmi evrak niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla dava konusu somut olayda sanıkların 765 sayılı TCK.nun 345. maddesinde düzenlenen özel evrakta sahtecilik suçunun faili olabilecekleri, bu suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 26/03/1997'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.