Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8395 E. , 2024/3476 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8395 Karar No : 2024/3476 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8395 E. , 2024/3476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8395 Karar No : 2024/3476 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannameleri üzerine 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İhtirazi kaydın konusunu oluşturan faturaların düzenleyileri ... Film Reklam Bilgisayar Printer Bakım Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile... hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamaların, tanzim ettikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyacak mahiyette olmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden vergi, hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMAS: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacı şirketin faturalarını kayıtlarına aldığı ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; 25/12/2010 tarihi itibariyle işini terk ettiği, defter ve belge isteme yazısının adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemediği, 18/09/2009 tarihinde yapılan yoklamada işinin matbaa, reklam, promosyon işi ve işyerinin 40 m2 olduğu, çalışanı, şube ve deposu olmadığı, bir takım demirbaşlarının bulunduğu, mükellefin yeni bir adrese taşındığı, bu adresinde 07/04/2010 tarihinde yapılan yoklamada faaliyetine devam ettiği, işyerinin 50 m2 ve kira olduğu, işçi çalıştırmadığı, bir takım demirbaşlarının bulunduğu, 20/11/2011 tarihli yoklamada mükellefin adresten ayrıldığı, yeni adresinin bilinmediği, tespit anında adresinin kapalı ve boş olduğu, tarh dosyasının tetkikinde defter tasdikine ilişkin herhangi bilgiye rastlanmadığı, 2009 yılı ba-bs analizinde mükellefe mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildiren mükelleflerin karşılaştırılması neticesinde herhangi bir veriye rastlanmadığı, diğer taraftan mükellefin 2009 yılında işletme hesabı esasına göre defter tutmuş olduğu ve ba formu verme zorunluluğu bulunmadığı, 2009 yılı bs-ba formu analizlerinde mükelleften emtia/hizmet alımında bulunduğunu ba formları ile bildiren mükellefler tarafından bildirilen tutarlara göre hesaplanan mükellefin 2009 yılında düzenlediği faturaların katma değer vergisi hariç 418.461,00 TL olduğu, mükellefin 2009 yılında işletme hesabı esasına göre defter tutmuş olduğu bs formu verme zorunluluğu bulunmadığı, 2010 yılı ba-bs analizinde mükellefe mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildiren mükelleflerin karşılaştırılması neticesinde mükellefe 12.165,00 TL mal satıldığı, mükellefin 2010 yılında bilanço usulüne göre defter tutması gerekirken işletme hesabına göre defter tuttuğu ve Ba formu vermediği, 2010 yılı bs-ba form analizinde mükelleften emtia ve hizmet alımında bulunduğunu bildiren mükelleflerin karşılaştırılması neticesinde mükellefin 2010 yılında düzenlediği faturaların katma değer vergisi hari toplam tutarının 3.453.826,00 TL olduğu, mükellefin 2010 yılında bilanço usulünde defter tutması gerekirken 213 sayılı Kanun'un 180.maddesine göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve bs formunu vermediği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Yukarıda sözü edilen saptamalardan, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı...'ın düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifası içerdiği sonucuna varılamayacağından, Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle tahakkuk ettirilen vergi, hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezasının söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.