Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.08.2019 günü saat 14:00 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil cinsi araçla ... caddesi üzeri ... apartmanı önüne taşıt yolunun sağ tarafına aracın park edip inmek için sol ön kapısını açtığı sırada arka sol gerisinden gelerek ... yönünde hareket halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön tarafıyla açılan kapıya çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigor
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İİK 285 ve TTK. 286. Maddeleri hükümleri gereği, ödeme güçlüğüne düşen müvekkili şirkete, alacaklılarıyla konkordato akdetmesini sağlam amacı ile konkordato mühleti verilmesini talep ettiklerini, 2013'den itibaren inşaat sektöründe çok ciddi maliyet artışlarına bağlı olarak konut fiyatlarının yükseldiğini ve konut satışlarının azaldığını, konut satışlarının düşmesi ve bir numaralı gelir kalemi olan mteahhitlerin maddi sıkıntılarından dolayı ödemelirned aksaklıklar ve vadelerde uzamaların oluştuğunu, müvekkili şirketin tahsilatlarda oluşan uzun vadelere rağmen malzeme alımlarında vadelerin sabit kaldığını, tahsilat ödeme arasında oluşan valör farklarının şirketi finansal açıdan yıprattığını, şirketin malzeme verdiği müteahhitlerden bir kısmında tahsilat problemlerinin yaşandığını ve zaman içinde ciddi tutarlarda batak verdiğini, 7.000.000-TL alacağın tahsilinin imkansız hale geldiğini, tahsilatlarda yaşanan sıkıntılar sonucu batak alacakların yıllar içinde öz sermameyi ciddi anlamda erittiğini, finansal açıldan yıpranan firmanın keşidecisi olduğu çeklerin, piyasaya ve devlete karşı olan diğer maddi sorumlulukları yerine getirebilmek için bankalardan faiz karşılığı finansman sağlamak durumunda kaldığını, şirketin son 3 yıl içinde bankalara ödediği faiz giderinin yıllık ortalama 2.500.000-TL'ye ulaştığını, son tahlilde şirketin ödeme kabiliyetini kaybetmeye başladığını, Mayıs 2018 ayı itibarıyla gelinen noktada sıkıntıların had safhaya ulaşmış ve tedbir alınmazsa muhtemel iflas tehlikesi ile karşı karşıya bulunulduğunun anlaşıldığını, kısa vadeli yükümlülüklerden bazılarının yerine getirilmesi sonrasında çalışma sermayesinin tamamen tükendiğini ve negatife geçtiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla şirketin kısa vadeli borçlarını ödemeyez duruma geldiğini, dövizin aşırı değerlenmesi sonucunda fiyatları global piyasalarda dolara endeksli olarak belirlenen demir çelik ürünleri ticaretine dolar bazında alım ve fakat TL olarak satış yapılması sonucu, kur farkı zararlarının oluştuğunu, kur farkı zararlarının ve demir-çelik ürünlerinin ticareti tamamen zarara sebebiyet verdiğini, ülkemizde yaşanan fiyat dalgalanmaları, inşaat sektöründeki talebin azalışı ve likidite daralması sonucu, şirketin sürekli çalıştığı inşaat firmalarının açık hesap borçlarını ödemekte temerrüde düştüğünü ve bu durumun şirketin nakit akışını ciddi boyutta olumsuz etkilediğini, şirketin müşterileri olan inşaat sektöründe ciddi bir yavaşlama söz konusu olduğunu, ülkede adı zikredilmeyen bir kriz ortamının mevcut olduğunu, ülkede domino etkisiyle nakit dolaşımı, iş hacmi ve ticari hayattaki güven ortamının ciddi derecede azaldığını, şirketin de tüm bu olumsuz ortam ve gelişmelerden olumsuz şekilde etkilendiğini, netice olarak nakit akışında sorunlar yaşamaya başlayan şirketin çekleri karşılıksız çıkmaya başladığını, alacaklılarca cebri icra yollarına başvurması halinde iflasa sürüklenme tehdidinin ortaya çıktığını, vadesi gelen borçların ödenememesi üzerine açılaka icra takipleri karşısında şirket varlıklarının cebri icra yoluyla parça parça satışa konu olması halinde müvekkili şirket kadar alacaklıların da bu durumdan olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu, işletme bütünlülüğün korunması, hem değerini artırmakta hem de faaliyetlerinin sürdürülemesine imkan sağlayacağını, tahsilatlarını yapamayan, satışları ve karlılığı azalan ve dolayısıyla zarar eden şirketin borca batık hale düştüğü şüphesinin uyandığını ve yönetim kurulu talimatı ile aktiflerin satış fiyatları üzerinden ara bilanço hazırlandığını, rayiç değerli ara bilançoya göre TTK m. 376/3 de tanımlanan "aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmemesi" yani " borca batıklık hali" ile karşı karşıya kaldığını, bu tespit üzerine yönetim kurulunun 25/05/2018 tarihli toplantısında oy birliği ile borca batıklık bildiriminde bulunulmasına ve aynı zamanda mali durumun iyileştirilebilmesi ve faaliyete devam edilebilmesi için TTK m.377 uyarınca konkordato talebinde bulunulmasına karar verildiğini, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile " İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la getirilen düzenlemelere uygun olarak dilekçe ekinde konkordato ön projesinin sunulduğunu, müvekkili şirketin 30/04/2018 tarihli TTK ve VUK'na göre hazırlanan kaydi bilanço verilerine göre 991.479,69-TL olduğunu, 2017 yılı gelir tablosuna göre müvekkili şirketin toplam 77.938.961,33-TL brüt satış gerçekleştirdiğini ve 351.631,53-TL dönem karı elde ettiğini, 2018 yılının ilk dört ayı içinde ise 25.694.046,40-TL cira yaptığını, yukarıda anılan sebeplere binaen ilk çeyreği 4.135.098,97-TL zararla kapatabildiğini, ancak şirketin nakit sıkıntısına girmesinin vadeleri gelen borçlarını ödemede gecikmeleri yaşanması üzerine şirket yönetim kurulunun talimatıyla TTK m.376/3 hükmü çerçevesinde aktiflerin muhtemel satış fiyatları esas alınarak hazırlanan rayiç değerli bilançosuna göre esas sermayesini yitirdiğini ve -13.128.390,87-TL negatif bakiye ile borca batık hale geldiğini, mühlet içinde borçlarda oluşacak azalma sonucu bankaların bakiye 4.356.580,38-TL teminatsız alacağının kalacağını ve konkordatoya tabi olacağını, konkordatoya tabiolmayan imtiyazlı alacaklarının durumunun şirketin konkordatoya tabil olmayan, rehinle temin edilen toplam banka borcunun 5.915.000-TL olduğunu, bu tutarın rehinli taşınmazların değeri ile karşılanabilecek durumda olduğunu, bankaların rehinle temin edilmiş alacaklarının, mühlet içinde bankalarla anlaşarak harici satıştan elde edilen bedellerin doğrudan bankalara ödenmesi yoluyla veya bu hususta mutabakata varılamaz ise bankalarca rehinlerin paraya çevrilmesi yoluyla ödenmesinin planlandığını, İİK m.206, 1. sıradaki işçi alacaklarının tam olarak mühlet içinde ödeneceğini, zira bu alacakların konkordatoya tabi olmadığını, şirketin konkordatoya tabi olmayan 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları olan, cüzi sayılabilecek düzeydeki vergi ve sgk borçlarını da mühlet içinde ödeneceğini, müvekkili şirket lehine 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine, şirkete bir geçici konkordato komiseri atanmasına, şirket mallarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, şirket malvarlığının korunması amacı ile konkordato mühletinin sonuna kadar 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirkete karşı icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine, işbu konkordato taleplerinden önce şirkete karşı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına, şirketin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine, alacaklı bankalardaki şirket hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına, geçici mühlet kararı ile birlikte mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine, mühlet boyunca şirket tarafından 3. kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine, mühlet boyunca şirket tarafından 3. Kişilere verilen temanit mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine, konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden şirket malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak şirkete yed-i emin olarak teslimine, ihtiyati tedbir yoluyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.