13. Hukuk Dairesi 2015/4158 E. , 2016/9722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, avukat olduğunu, davalı kooperatif aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davalarda davalıyı temsil ettiğini, davaların davalı Kooperati
**13. Hukuk Dairesi 2015/4158 E. , 2016/9722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, avukat olduğunu, davalı kooperatif aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davalarda davalıyı temsil ettiğini, davaların davalı Kooperatif lehine sonuçlandığını ve hükmedilen karşı yan vekalet ücretlerine hak kazandığını,.... İcra Müdürlüğü'nün 2007/3248 ve 2007/3249 sayılı dosyalarında vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla takip başlattığını, ancak takipler henüz sonuçlanmadan davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek, anılan icra dosyalarına konu vekalet alacaklarının kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2007/3248 - 3249 sayılı dosyalarında takibe konu vekalet ücret alacaklarının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, haksız azil nedeniyle takip konusu karşı yan vekalet ücretlerinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi bazı şartların gerçekleşmesine bağlı olup bunlara dava şartları denmektedir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu ( varlığı mutlaka gerekli ), bir kısmı da olumsuz ( yokluğu mutlaka gerekli ) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetecektir. Olumlu dava şartlarından biri de 6100 sayılı HMK m.114 1/h bendinde ifade edildiği üzere davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Diğer yandan 6100 sayılı HMK.nun 106/2. maddesi “Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” düzenlemesini içermektedir. Buna göre, bir davada “hukuki yararın varlığı”, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından biridir. Davacının, dava hakkına sahip olması dava açabilmesi için yeterli olmayıp ayrıca, dava açmakta hukuki yararının da bulunması gereklidir. Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının eda davası açabilecek iken tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.4.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.