T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/202 KARAR NO: 2026/59 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/10/2021 NUMARASI: 2018/476 Esas - 2021/608 Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/202 KARAR NO: 2026/59 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/10/2021 NUMARASI: 2018/476 Esas - 2021/608 Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun ... enerji payı mükellefi ... A.Ş. elektrik alım-satım faaliyeti ile uğraştığını, 3093 sayılı ... Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 5/c maddesi gereği müvekkili kurumca 2016 ve 2017 yılları için ... A.Ş.'ye gönderilen mutabakat talep yazıları ile nihai tüketicilere yapmış oldukları elektrik satışlarına ilişkin aylık mizan, ödeme dekontları ve gelir tablosu gibi belgeler istenildiğini, davalı tarafından kuruma gönderilen Ocak-Aralık/2016 ve Ocak-Aralık/2017 bilanço dönemleri mutabakat evraklarının tetkik edilmesi sonucu enerji payına ilişkin olarak davalıya tebliğ edilen 31.01.2018 tarihli ve E.36411 sayılı yazıda, firma tarafından ödenmesi gereken 503.603,07-TL kalanı anapara, 127.232,73-TL faiz olmak üzere toplam 630.835,80-TL borcun bulunduğunu belirterek 503.603,07 TL anapara (... Enerji Payı) ve vade tarihlerinden 25/05/2018 dava tarihine kadar 3093 sayılı Kanun'un md.5/c-3 fıkrası yollamasıyla 6183 sayılı AATUHK'nda öngörülen gecikme zammı oranında hesaplanmış 147.683,26-TL gecikme faizi olmak üzere, toplam 651.286,33-TL Kurum alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek gecikme zammı oranındaki faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 3. maddesinin k bendine göre tüketici "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlandığını, bu kanun hükmü dikkate alındığında Elektrik satışlarında ... payı alınması gereken tüketicinin sadece evsel tüketici olması gerektiğini, Elektrik "piyasası açısından sanayiciye, üreticiye, ticari işletmelere, serbest meslek sahiplerine satılan elektrik, malların üretilmesinde veya hizmetin sunulmasında bir girdi olduğundan nihai olarak tüketilmemiş olacağı, dolayısıyla da bu tür elektrik satışlarından da ... payı alınması hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketin müşterilerinin içerisinde sadece evsel tüketicilerin belirlenerek bu tüketiciler için alınması gereken ... payının hesaplanması gerektiğini, Ticari kullanım amaçlı ve 01.07.2017 tarihinden önce sanayi olarak kullanan kişilere yapılan satışlarda ... payının alınmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 498.806,48 TL asıl alacak, 145.455,94 TL faiz olmak üzere toplam 644.262,42 TL'nin (498.806,48 TL asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan faiz kapsamında %16,80 ve değişen oranlarda faiz işletilmek sureti ile) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 7.023,91 TL'lik talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili (katılma yoluyla) ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı müvekkil Kurumun taraf olduğu benzer bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna hükmedildiğini, davanın dava dilekçesinde talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece nihai tüketici kavramının 6446 sayılı Kanunda yer alan tüketici kapsamında değerlendirilmesinin kabulü mümkün olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, müvekkil şirketin ... payından sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket temerrüte düşürülmediğini, iş bölümü itirazımız kapsamında davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, 3093 sayılı ... Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 4/c maddesine göre süresi içerisinde ödenmediği iddia edilen ... payının tahsili istemine dayanmaktadır.Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/16935 Esas ve 2015/1564 Kararı "Mahkemece, davacı ... Genel Müdürlüğü tacir olmadığı gibi, davanın niteliği itibari ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.2954 sayılı ... Kanunu'nun 8/1. maddesi uyarınca tarafsız bir kamu tüzel kişiliğini haiz olan ... Kurumu hakkında anılan kanunun 8/2. maddesi uyarınca, söz konusu kanundaki özel hükümler ile düzenlenen hususlar dışında kalan konularda, kamu iktisadi kuruluşlarına uygulanan genel hükümler uygulanır. 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1. maddesi uyarınca ise 'teşebbüs' olarak adlandırılan Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Kararnamenin 4/2. maddesi uyarınca söz konusu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan haller dışında özel hukuk hükümlerine tabidir. Bu bağlamda, TTK'nın 16/1. maddesi uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılacağından, ... Kurumu'nun tacir sayılacağı hususu gözetilmeden yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki kararı dikkate alındığında davacı ... 'nin tacir sıfatını taşıdığı, davalı tacir olmakla birlikte davacı tacir olmadığından açılan dava ticari olmadığından davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. 3093 sayılı ... Gelirleri Kanunu'nun 4. maddesinde,"Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin yüzde ikisi tutarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri ... Kurumuna intikal ettirirler. ... sanayi bölgeleri tüzel kişilikleri, serbest tüketici olarak tedarikçilerden katılımcıları için temin ettikleri enerjiye ilişkin olarak ... Kurumuna ayrıca pay yatırmaz." hükmüne yer verilmiştir. Kanun maddesi 18/6/2017 tarih 7033 sayılı Kanunun 27. maddesiyle değiştirilerek, “satış bedelinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “sanayi sicil belgesine sahip sanayi işletmelerine yapılan elektrik enerjisi satışı hariç” ibaresi eklenmiştir. 3093 sayılı ... Gelirleri Kanunu'nun 4/c maddesi 21/12/2021 tarih 7346 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle mülga edilmiştir. Davacının talep konusu ettiği alacakların ait olduğu 2016- 2017 yıllarında kanun yürürlükte bulunduğundan 3093 sayılı ...Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 4/c maddesinden doğan alacağının tahsilini talep edebileceği sonucuna varılmıştır. 04/12/1984 tarihli 3093 sayılı ... Gelirleri Kanunu'nunda tüketici, gerek 23/02/1995 tarihli mülga ...ve gerekse 07/11/2013 tarihli 6502 sayılı Kanun 'da tanımını bulan "tüketici" kavramına göre düzenlenmemiştir. 04/12/1984 tarihli 3093 sayılı... Gelirleri Kanunu'nun kabul ve yürürlüğe girdiği tarihte mülga ... ve gereks ... sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükte dahi değildir. Sonradan bu yönde değişiklik de yapılmıştır. 3093 sayılı Kanun ile mesken, kamu kurumu, Belediyeler, ticari işletmeler, ... Bölgesi vs. elektrik kullanımı yapan tüm kişi ve kurumlar nihai tüketici kabul edilmiştir. Yukarıya aktarılan 18/6/2017 tarih 7033 sayılı Kanunun 27. maddesi yapılan değişiklikle sanayi sicil belgesine sahip sanayi işletmelerine yapılan elektrik enerjisi satışı istisna kılınmıştır. Bu nedenle davalının Tüketicinin Korunması Kanunundaki "tüketici" tanımı ile sınırlı olarak yapılan satışlarla sınırlı olarak sorumlu olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Mahkemece davalının ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede,2016 ile 2017 dönemi %2 ... payı olan 644.262,42TL'nin ödenmediğine yönelik kök ve ek raporun dosyadaki verilerle uyumlu denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 3093 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (c) bendinde nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç tutulduğu, bunun dışındaki satışlarda pay ödenmesi gerekmesine; 3093 sayılı Kanun'daki yasal düzenlemeler gereğince davalı şirketin yaptığı elektrik satış bedeli üzerinden davacı kuruma %2 pay ödemesi gerektiğinin dosya kapsamı ile sabit olmasına, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının ibraz edilen tüm belgeler ile davalının defterleri de incelenerek mevzuat hükümlerine göre davalı şirketin tüketicilerden alacağının tahakkuk bedelleri üzerinden hesaplanmış olmasına, ek raporda da itirazların değerlendirilmiş olmasına; Kurumun 3093 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (c) bendi kapsamındaki katkı payına ilişkin alacağı, yine aynı Kanun'un 5/c maddesindeki özel düzenleme gereğince, sadece gecikme zammı oranının hesaplanmasına ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun hükümlerindeki orana yaptığı atıf doğrultusunda belirlenen alacağa işlemiş faizi dehesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekili (katılma yoluyla) ile davalı ... A.Ş. vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili (katılma yoluyla) ile davalı ... A.Ş. vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 44.009,57 TL harçtan peşin alınan 11.002,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.007,17 TL harcın davalı ... A.Ş.'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026