9. Ceza Dairesi 2021/4277 E. , 2023/6229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/142 E., 2014/160 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca
**9. Ceza Dairesi 2021/4277 E. , 2023/6229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/142 E., 2014/160 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen suça sürüklenen çocuk müdafiinin anılan karara yönelik itirazının ayrı bir dilekçe ile sunulduğu ve mahallinde merciince değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, incelemenin suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2013/142 Esas, 2014/160 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki haliyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Kararı temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin kabulü; 1. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, ssç'nin sorgu ve savunmaları, mağdure ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; ssç'nin mağdurenin öz dayısı olduğu, olay günü ssç'nin ablasının evine geldiği, bahçede abisi ... ile bilye oynayan mağdurenin yanına gelerek onlarla bir süre oynadığı, mağdurenin yine bahçede bulunan kapısı olmayıp kapı yerine perde tutturulmuş tuvalete tuvaletini yapmak için girmesi üzerine ssç'nin, ... "Ben ona bir bakayım" diyerek tuvalete girdiği, tuvalet içerisinde önce mağdurenin eşofmanını ve kilotunu sonra kendi pantolonunu ve kilotunu indirdiği, tuvalet içerisinde bulunan bir odun parçasını alarak mağdurenin cinsel organına sokup çıkardığı, sonrasında pipisini mağdurenin cinsel organına sokmaya çalıştığı ancak Celal Bayar Üniversitesi Hafsa ... Hastanesi Üroloji Polikliniğinden alınan 22.02.2013 tarihli sağlık kurulunun ssç'nin cinsel aktif olmadığına ilişkin raporu ile birlikte değerlendirildiğinde bunu başaramadığı, mağdure ile ssç'nin tuvalette uzun süre kalması üzerine merak eden ...'in tuvalette gittiği kapı yerine kullanılan perdeyi kaldırdığında ssç'nin pantolonunu giydiği, mağdurenin de eşofmanını yukarıya çektiğini gördüğü, ...'in "Ne yapıyorsunuz burda" diye sorması üzerine ssç'nin bir şey yok diyerek eve çıktığı, akşam yemeğine kalmadan da evden ayrıldığı, gece yatacakları sırada mağdurenin annesi Neriman'ın mağdurenin pijamasında kan görmesi üzerine sabahleyin mağdureyi hastaneye götürdükleri, kadın doğum polikiniğinde yapılan muayene sonrasında mağdurenin kızlık zarının zarar gördüğünün ve sızıntı şeklinde kanamanın olduğunun belirtildiği, mağdurenin, annesine ve babasına yer, zaman belirtmeksizin "Dayım ... yaptı" dediği, yargılama sırasında da mağdurenin olayları ayrıntılı ve tutarlı bir şekilde anlattığı dayısı olan ssç'nin yaptığını söylediği anlaşılmış olup zihinsel engelli olan mağdure için kovuşturma aşamasında 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 31.06.2013 tarihli raporda mağdurenin genital muayenesinde saat 6 hizasında kaideye uzanan 5-6 mm lik (T) şeklinde nebde dokusu görüldüğü, tespit edilen nebde dokusunun ereksiyon halinde penis ya da benzer cesametteki cismin duhuli ile husule gelmiş olduğunun bildirildiği, yine mağdure için 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 11.06.2014 tarihli raporda mağdurenin 20.01.2013 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, ssç için 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 30.09.2013 tarihli raporda ssç'nin 20.01.2013 tarihinde işlediği vücuda cisim ya da organ sokma boyutuna varan cinsel istismar eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği hususları dikkate alındığında ssç'nin yeğeni olan mağdureyi vajinasına cisim sokmak suretiyle cinsel yönden istismarı ettiği ve bu suçun işlenmesi sırasında mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşılmakla, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır. 2. Her ne kadar ssç savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, o gün eniştesinin de evde olduğunu, eniştesi ile balığa gitmek için anlaştıklarından yaklaşık bir saat boyunca bahçeden solucan topladığını ve evine gittiğini, o gün bahçede abisi ve kardeşi ile oynayan mağdurenin bir ara tuvalete gittiğini, onunla birlikte kardeşlerinin de tuvalete girdiğini, bu olayı mağdurenin kardeşlerinin yapmış olabileceğini beyan etmiş ise de mağdureye ait genital muayenesini içren raporlarla örtüşen aşamalarda değişmeyen tutarlı, samimi beyanları, tanıklar ... ve ...'in mağdure beyanıyla örtüşen tarafsız, samimi beyanları dikkate alındığında ssç'nin aşamalarda çelişkili beyanlardan ibaret dolaylı kabul mahiyetindeki kendini suçlamadan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. 3. Mahkemenin yukarıda açıklanan kabulüne göre suça sürüklenen çocuğun, nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla çocuk kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşılmış olup, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası kanun metninden çıkarılmakla birlikte 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli cinsel istismar suçunun kanunda öngörülen cezasının alt haddinin on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezası olarak değiştirilmesi karşısında suç tarihindeki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrasının uygulanmasının ssç'nin lehine olduğu anlaşıldığından, bu doğrultuda uygulama yapılarak mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suç adının gerekçeli karar başlığında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 2. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2013/142 Esas, 2014/160 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.