(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13510 E. , 2006/17142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... ... ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 108 ada 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 1013
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13510 E. , 2006/17142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... ... ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 108 ada 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 1013.36 m2, 886.68 m2, 3293.66 m2 ve 1219.89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden miktar fazlası olarak Hazine tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davacı gerçek kişi ise 108 ada 15 parsele yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 108 ada 13 parselin (A)=891.88 m2, 14 parselin (A)=326.93 m2, 15 parselin (A)=2221.83 m2, 16 parselin (A)=856.85 m2'lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 13 parselin (B)=121.48 m2, 14 parselin (B)=559.75 m2'lik ve 16 parselin (B)=363.04 m2'lik bölümünün tesbit gibi Hazine adına, 15 parselin (B)=1071.83 m2'lik bölümlerinin ... ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve ... ... ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Dosyada mevcut orman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli 13 nolu parselin % 38 eğimli, 30-40 yaşlarında % 80 kapalılıkta kızılcam ağaçları ile kaplı olduğu; 14 nolu parselin % 40 eğimli, üzerinde 5 adet 70-80 yaşlı, 14 adet 20-25 yaşlı kızılcam ağaçlarının ve alt tabakada karacalı, menengiç ve saçlımeşe türlerinden oluşan makilik ve çalılık bulunduğu, 15 nolu parselin % 34 eğimli, üzerinde 20 adet menengiç, 11 adet çitlembik ve karaçalıdan oluşan makilik ve 5 adet ahlat ile 10 adet armut ağacının bulunduğu, 16 nolu parselin % 28 eğimli, üzerinde 2 adet menengiç ve 3 adet armut ağacının bulunduğu ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu bildirildiği halde mahallinde yapılan 2. keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen ve orman bilirkişiler ... Kıray, ... Kerpiç ve ... Dönmez tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda 13 nolu parselin % 5-6 eğimli, üzerinde 20-25 yaşlı 3 adet ceviz, 2 adet incir, 1 adet armut ve parselin sınırında 20 adet ... ağacının bulunduğu; 14 nolu parselin % 7-8 eğimli, üzerinde 20-25 yaşlı 1 adet ceviz, 2 adet incir, 2 adet ... ve 3 adet ... ağacının bulunduğu;15 nolu parselin % 20-25 eğimli, üzerinde 80 yaşlı 1 adet incir, 2 adet aşılı armut ağacının bulunduğu; 16 nolu parselin ise % 20-25 eğimli üzerinde 20-25 yaşlı 4 adet armut ve münferit halde menengiç ve ahlat ağaçlarının bulunduğu ve taşınmazların kısmen orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. -2- 2006/13510-17142 Bu durumda mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosyada ayni taşınmazlar için düzenlenen iki ayrı bilirkişi raporu birbirinden çok farklı olup taşınmazların eğim ve fiili durumları tamamen farklıdır ve raporlar birbiri ile tam bir çelişki yaratmaktadır. Yetersiz ve birbiri ile çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Bu nedenle mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle taşınmazların fiili durumları hakkında yapılacak mahkeme gözlemi çekişmeli keşif tutanağına yazıldıktan sonra,taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin memleket haritası, ... fotoğrafları ve Amenejman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... ve ... ... ... ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.