13. Hukuk Dairesi 2016/21299 E. , 2016/22117 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ile diğer davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davalı sağlık kuruluşunda 06.01.2013 tarihinde davalı doktor... tarafından doğal yollarla gerçe…
**13. Hukuk Dairesi 2016/21299 E. , 2016/22117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ile diğer davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davalı sağlık kuruluşunda 06.01.2013 tarihinde davalı doktor... tarafından doğal yollarla gerçekleştirilen doğum esasında hamilelik sürecini takip eden doktor tarafından, annenin pelvis genişliğinin dar ve bebeğin kafa yapısının ise biraz geniş olması nedeniyle sezeryanla planlandığını, ne var ki, doğum sabahı ücret farkı ve mesai dışı olduğu söylenip, nöbetçi olması nedeniyle doğum işlemlerine anılan davalı tarafından başlanıldığını, hatalı müdahale nedeniyle annede olumsuzluklara sebebiyet verildiği, bebeğin beyinsel fonksiyonlarında kayıplar yaşandığını ileri sürerek, toplam 20.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 6502 sayılı yasa gereğince, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, savunma hakkı Anayasa'nın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.nun 27.maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. HMK.'nın 320/1.maddesinde "mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği" belirtilmişse de bunun ancak ön inceleme aşamasında ve "mümkün olan hallerde" olduğu belirtilmek suretiyle yasanın uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir. HMK'nın 27.maddesinde belirtildiği üzere davanın taraflarının, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakları mevcut olup, bu hak çerçevesinde tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise, HMK madde 297/ 1-c bendinde yer almış olup buna göre, mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.