Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2514 E. , 2024/659 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2514 Karar No : 2024/659 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2514 E. , 2024/659 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2514 Karar No : 2024/659 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen canlı bombalı saldırı neticesinde babaları ...'in yaşamını yitirmesinde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle babalarının ölümü nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık her biri için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 900.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak davacıların istinaf istemlerinin reddine, davalı idarelerin istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen tazminat miktarının tatmin edici ve caydırıcı olmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Ankara Valiliği tarafından, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğu, olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, ilgili Kanun kapsamında manevi tazminat düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı Ankara Valiliği tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen manevi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır. Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen manevi tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı 40.000,00-TL olmak üzere toplam 240.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce ödenmesine" ibaresinin "Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin esasa ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE, faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.