22. Hukuk Dairesi 2013/32365 E. , 2014/9970 K. "" MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2013 NUMARASI : 2012/625-2013/569 Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait otellerde çalıştığını sezon başında işyerine gittiğinde işe başlatılmadığını iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve boşta geçen süre üc…
**22. Hukuk Dairesi 2013/32365 E. , 2014/9970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2013 NUMARASI : 2012/625-2013/569 Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait otellerde çalıştığını sezon başında işyerine gittiğinde işe başlatılmadığını iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve boşta geçen süre ücret alacağını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren vekili, davacının sezonluk çalıştğını sezon sonlarında tüm hak ve alacaklarını aldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı bakımından, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktalarında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde,alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." Hükümet tasarısında yer almayan bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından, esasen baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili hak arama durumunda olan kişinin, hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilerek hak arama özgürlüğü çerçevesinde mümkün olduğunca en geniş şekilde korunmasının sağlanması gerekçesi üzerinde durularak ihdas edilmiş ve nihayetinde kanunlaşmıştır.