1. Ceza Dairesi 2023/4875 E. , 2023/6922 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/33 E., 2023/168 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz …
**1. Ceza Dairesi 2023/4875 E. , 2023/6922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/33 E., 2023/168 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas, 2021/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/1949 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık ve katılan vekilinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/7005 Esas, 2022/9753 Karar sayılı kararı ile "1) Maktul ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü maktulün evinde bulundukları sırada, alacak verecek meselesinden aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın aksi kanıtlanamayan ve yakalanması sonrası düzenlenen adli raporu ile de doğrulanan savunmasına göre maktulün sanığa bıçak salladığı, maktulün kendisini korumak için ayağını kaldırması üzerine maktulün, sanığı ayağından yaraladığı, ardından sanığın, maktulün elindeki bıçağı alıp maktulü bıçaklayarak ölümüne neden olduğu olayda, görgü tanığının bulunmaması, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 10.03.2021 tarihli raporda olay yerinde ele geçirilen bıçakların her ikisinin sap kısmında ve bir tanesinin namlu kısmından elde edilen örneklerin ağırlıklı olarak maktulün DNA'sını içerdiğine ilişkin tespitin kavganın karşılıklı olduğunu doğruladığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, somut olayda sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği gözetilmemesi, 2) Sanığın savunmalarında yanında getirdiğini belirttiği, suçta kullanılan bıçağın TCK'nin 54. maddesine göre müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. Dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme olduğuna, somut olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, sanığın cezasında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Maktul ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü maktulün evinde bulundukları sırada, alacak verecek meselesinden aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın aksi kanıtlanamayan ve yakalanması sonrası düzenlenen adli raporu ile de doğrulanan savunmasına göre maktulün sanığa bıçak salladığı, maktulün kendisini korumak için ayağını kaldırması üzerine maktulün, sanığı ayağından yaraladığı, ardından sanığın, maktulün elindeki bıçağı alıp maktulü bıçaklayarak ölümüne neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, ayrıntılarına Hukuki Süreç başlığının (3) numaralı bendinde yer verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmış olup hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.