6. Hukuk Dairesi 2011/4341 E. , 2011/8782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Karşıyaka 2.İcra Mahkemesi KARAR TARİHİ :02.12.2010 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, kara
**6. Hukuk Dairesi 2011/4341 E. , 2011/8782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Karşıyaka 2.İcra Mahkemesi KARAR TARİHİ :02.12.2010 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği karara uygun gerekçeli kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiği öngörülmüştür. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 02.12.2010 tarihli kısa kararda, “davanın kabulü ile davalının tahliyesine” karar verilmiş ise de, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde “ ... dava kabul edildiği halde kısa kararımızda itirazın kaldırılması konusunda hüküm kurulmayarak hata yapılmıştır.” denilerek ve hüküm fıkrasında “davanın kabulü ile davalının tahliyesine” karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın, çelişkiyi kaldırmak suretiyle, vicdani kanaatine göre yeni bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.