17. Hukuk Dairesi 2016/10664 E. , 2019/5508 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacının motosikletle seyir halinde iken yoldaki bozukluk nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığını ve maddi hasarı bulunduğunu belirterek, fazla…
**17. Hukuk Dairesi 2016/10664 E. , 2019/5508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacının motosikletle seyir halinde iken yoldaki bozukluk nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığını ve maddi hasarı bulunduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL maddi (995,48 TL hasar + yol masrafı + noter + fotoğraf baskı ücret ve 1.000,00 TL kazanç kaybı) ve 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.030,31 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir. Davalılar İSKİ Genel Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığı tarafından temyize konu edilen maddi ve manevi tazminat miktarları anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalıların temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3- Davacı vekili tarafından, davalı ... Başkanlığına hizmet kusuru nedeniyle husumet yöneltilmiştir. Zira, dava dilekçesinde davacının motosikleti ile seyrederken, davalı belediyenin sorumluluğunda bulunan yoldaki çukuru (2 mt uzunluğunda, 50 cm eninde, 15 cm derinliğinde) görüp, frene basmasına rağmen duramayarak dengesini kaybetmesi ve motosikletten düşmesi sonucu kazanın meydana geldiği iddia edilmiştir.