22. Hukuk Dairesi 2017/4964 E. , 2018/5062 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... AVUKAT ... DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait i…
**22. Hukuk Dairesi 2017/4964 E. , 2018/5062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... AVUKAT ... DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde kayden alt işveren işçisi olarak çalıştığını, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğunu, davalının kendi işçilerine sağladığı mali haklardan müvekkilinin de yararlanması gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin gerçek işverenin baştan itibaren davalı olduğunun tespitiyle, tazminat, ücret, ilave tediye, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davacıya ödenmesi gereken aylık ücret miktarının belirlenmesi noktasında uyuşmazlık vardır. Somut olayda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığına ilişkin kabul, emsal dava dosyaları da nazara alındığında yerindedir. Bu durumda, davacıya ödenmesi gereken aylık ücret miktarının tespitinde, davalı işveren bünyesinde, davacıyla benzer veya aynı işi yapan emsal işçinin belirlenmesi gereklidir. Ancak, davacının, toplu iş sözleşmesinin tarafı sendikaya üye olmadığı ve dayanışma aidatı kesilmesi yönünde bir başvurusunun da bulunmadığı gözetildiğinde; davalı bünyesinde çalışan ve toplu iş sözleşmesine göre aylık ücret ile hakları belirlenen işçilerin, davacıyla benzer veya aynı işi yapsa dahi, emsal olarak kabul edilmesi mümkün değildir.