(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12621 E. , 2006/14191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12621 E. , 2006/14191 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meraya elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ot bedelinin tahsili istemleriyle açılmıştır. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Esasen 920 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu tartışmasızdır. Meraların kullanım hakkı bir veya birden çok köy yada Belediyeye ait olabilir. Ancak, Yasanın tanıdığı yetki kullanılarak yöntemine uygun kiralama yapılmadan kamu malı niteliğindeki bu gibi yerlerin bir kişiye özgülenmesi olanaklı değildir. Somut olayda; Keşif tutanağına geçirilen yerel bilirkişi beyanından davalının mera olan 920 parseli hiç kimseyi sokmayarak ve büyüyen otlarını biçerek kendisine özgülemek suretiyle kullandığı anlaşıldığından davalının bu eylemi meraya hukuka aykırı elatma anlamına gelir. Her ne kadar davalının merayı kullanım biçimi davacının talep ettiği eski hale getirme zararının daraltılması sonucunu doğurur ise de bu olgu amaç dışı kullanmak suretiyle meydana gelen elatmanın önlenmesine karar verilmesi için engel değildir. Bu durumda mahkemece yeniden keşif yapılarak davacının istemekte haklı olduğu eski hale getirme masrafının ne olacağı bilirkişiye hesap ettirilmeli, davalının ölmüş olması da hukuksal durumu etkilemeyeceğinden usulen elatmanın önlenmesine ve bulunacak bir miktar olursa bunun tahsiline karar verilmesi gerekir. Değinilen yönler göz ardı edilerek yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçeler gösterilmek suretiyle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 30.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.