4. Hukuk Dairesi 2012/8980 E. , 2013/6578 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/04/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/04/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine te…
**4. Hukuk Dairesi 2012/8980 E. , 2013/6578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/04/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/04/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, dava dışı borçludan olan alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında borçluya ait taşınmazın satıldığını, ancak satış bedelinin haczi kendisinden daha önce sırada yer alan davalının icra takip dosyasına yatırıldığını, ne var ki davalının alacağının muvazaalı olup kendisinin alacağına kavuşmasını engellemek için borçlu ile danışıklı olarak takip yaptığını, bu sebeple sıra cetveline itiraz ettiğini, davayı kazandığını ve satış bedelinin kendi icra takip dosyasına yatırıldığı, satım tarihi ile bedelin kendi dosyasına yatırılması tarihi arasında paranın en az ticari faizi kadar zarara uğradığını iddia ederek uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının isteminin yersiz olduğunu, sıra cetveline itiraz davasında muvazaa gerekçesinin yer almadığını, davanın, davacının yetkisiz mahkemede dava açması nedeni ile gereksiz yere uzadığını, bu nedenle artan zarardan sorumlu tutulamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının icra takibinin muvazaalı olduğu, bu yönde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğu anlaşıldığından davacının alacağı bonoya dayalı olması nedeni ile paranın dosyaya geç yatırılması nedeni ile en azından ticari faizi kadar zarara uğramış bulunduğunun kabulü ile istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.