12. Ceza Dairesi 2025/7966 E. , 2026/1268 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/448 Esas, 2025/882 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun…
12. Ceza Dairesi 2025/7966 E. , 2026/1268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/448 Esas, 2025/882 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 21... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1, 53/6.maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2025 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa belirlenen temel cezanın fazla olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığa az ceza verildiğine, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.07.2014 günü saat 08.45 sıralarında gündüz vakti, bölünmüş, düz eğimsiz, zemin kuru, 2 metre genişliğinde emniyet şeridi bulunan meskun mahal sınırları içerisinde, ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki bisiklet ile ... istikametinden ... caddesini takiben Emniyet Müdürlüğü istikametine emniyet şeridini takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde gerisinden aynı istikamette seyreden sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete emniyet şeridi üzerinde çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın yaralanmasına müteakiben tedavisinin yaptırılması amacıyla hastaneye kaldırıldığı, tedavisi devam ederken 04/08/2014 tarihinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nin 18/03/2015 tarihli raporuna göre, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı, mahkemece keşfe binaen alınan bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesinin 24.03.2016 tarihli adli raporunda: sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında önünde aynı istikamette emniyet şeridi içerisinde seyreden ölen sürücü sevk ve idaresindeki bisiklet'in seyir durumunu dikkate alarak müteyakkız ve kontrollü seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği,emniyet şeridi içerisinde seyreden ölen sürücü sevk ve idaresindeki bisiklete etkin tedbir almadan çarpıştığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında sanığın asli kusurlu olduğu ve sanığın kaza anında 0,88 promil alkollü olması ve hız sınırlarının üstünde seyretmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kazada sanık sürücünün sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletiyle bölünmüş, zemini kuru, görüşe açık, düz yolda seyir halindeyken hızını koşullara uyarlamaksızın, asgari uyanıklık ve özeni göstermeden aynı istikamette önünde 2 metre genişliğindeki emniyet şeridi içerisinde seyreden ...'ın yönetimindeki bisiklete çarparak bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve kaza sırasında hızının yüksek olması ve alkollü olması dikkate alınarak eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkumiyet hükmü sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2025 tarihli kararı ile "... dosya kapsamına göre sanığın kaza anında yaklaşık olarak 0,88 promil alkollü olduğu ve almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı, sanığın hızına ilişkin olarak ise olay mahalli hız limiti olan 50 km/s hızın iki katı olarak aşıldığına ilişkin somut bir belirleme olmaması karşısında, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine ilk derece mahkemesince yapılan incelemede, oluşa ve tespit ile asli kusurlu kabul edilen sanığın suçun işleniş şekli, işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek, sanık hakkında alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesi, sanığın yargılama aşamasındaki iyi hâli ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulanması, sanığın taksirinin yoğunluğu dikkate alınarak, 15/06/2009 tarihli Balıkesir İlinden verilme, 168168 sürücü belgesi, 186771 seri numaralı A-2 sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınması gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 50/4.maddesi gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında '"sanığa verilen cezanın miktarı bakımından yasal engel olduğundan" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 50.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.