14. Ceza Dairesi 2018/6721 E. , 2018/6399 K. "" Sanıklar ... ile ... haklarında mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yapılan yargılama sonunda, atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.12.2012 gün ve 2011/39 Esas, 2012/457 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.03.2018 gün ve 2015/2389 Esas, 2018/1637 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama yönündeki kararına Yargıt…
**14. Ceza Dairesi 2018/6721 E. , 2018/6399 K.** **"İçtihat Metni"** Sanıklar ... ile ... haklarında mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yapılan yargılama sonunda, atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.12.2012 gün ve 2011/39 Esas, 2012/457 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.03.2018 gün ve 2015/2389 Esas, 2018/1637 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2018 gün ve KD-2018/55577 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü: Tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile mağdur ...'in kardeş oldukları, olay günü sanıklar ...ve ...'ün, mağdurun çalıştığı işyerine gelerek alacak verecek meselesi nedeniyle tartışmaya başladıkları, tartışmanın büyümesi üzerine sanıkların mağduru cebir ve tehditle geldikleri araca bindirip İlkem Koleji civarına götürdükleri, burada tehdit etmeye devam ettikleri sırada tanıklar... ile ...'in müdahalesi üzerine olayın sonlandığı ve haklarında 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılan sanıklar haklarında yapılan yargılama neticesinde mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitap, İkinci Kısımda, "Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler" başlıklı İkinci Bölümde yer alan "haksız tahrik" 29. maddede "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmıştır. Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu halde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında meydana getirdiği karışıklığın bir sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan bir nedendir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik halinde failin iradesi üzerinde bir zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmış bulunmaktadır. (YCGK'nın 04.07.2017 gün ve 2017/14-656 Esas, 2017/360 sayılı Kararı)