9. Ceza Dairesi 2021/17997 E. , 2023/7037 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2016/389 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, tehdit HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, kara…
**9. Ceza Dairesi 2021/17997 E. , 2023/7037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2016/389 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, tehdit HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/208 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Şikayetçinin soruşturma aşamasındaki ayrıntılı ve tutarlı anlatımları karşısında sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu halde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Sanık ... hakkında, kızı mağdur ...'in ve eşi ... ...'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın diğer kızı olan müşteki ... ...'ün verdiği ifadesinde, sanık olan babası Hamdi'nin kendisine karşı da evlenmeden önce ve evlendikten sonra cinsel saldırı eylemlerinde bulunduğunu beyan ederek şikayetçi olduğu, müşteki ...'nın beyanında, “babası sanığın, ilk kez 2008 yılının yaz aylarında kendisine karşı cinsel eylemlerde bulunduğunu, tehdit ve baskı uygulamak sureti ile cinsel organını okşadığını, bu şekilde elleme ve kendi cinsel organını kendisine sürtmek suretiyle evlendiği tarih olan 2013 yılının Kasım ayına kadar sürekli cinsel tacizlerini devam ettirdiğini, kendisinin bu eylemler sırasında gerek babasının tehdit ve baskılarından korktuğu için gerekse kendisine ve annesine bir şey yapacağından endişte ettiği için kimseye bir şey söyleyemediğini, 2013 yılının Kasım ayında resmi nikah yapıp evlendikten sonra İstanbul'da eşi ile birlikte yaşadığı eve gittiğini, babasının bir kaç ay sonra İstanbul'da ki evine geldiğini eşi gündüz işte çalıştığı için gündüz saatinde geldiğini, kendisine konuşacaklarını söylediğini, önceki eylemlerinden dolayı babasının bir şey yapacağından çekindiği için gelmesini istemediğini fakat babasının gelmesi üzerine, bir rezillik çıkartmasın diye kendisini eve aldığını, babasının önce biraz konuştuğunu sonrasında babasının, “burda mı birlikte olalım yoksa içerideki odada mı birlikte olalım” deyince karşı çıktığını ancak babasının "seni öldürürüm, götürüp gömerim kimse bir şey bilmez, eşini de öldürürüm onu da gömerim" diye kendisini tehdit ederek zorla kendisine tecavüz ettiğini, bu olaydan sonra babasının 4-5 kez daha gündüz saatlerinde eve gelip sürekli tehdit ve korkutmayla kendisine tecavüz ettiğini, en son 2014 Aralık ayında sanık babasının yanına gelerek kendisine tecavüz ettiğini, sonrasında babasının kardeşi Kübra'ya da ilk başlarda kendisine yaptığı gibi tacizler yaptığını öğrenerek, onların bunu anlatması üzerine kendisinin de artık dayanamadığı için şikayetçi olduğunu beyan ettiği, mağdur ... ...'e karşı 2008 yılında başlayıp mütemadi olarak devam eden alt soya karşı çocuğun cinsel istismar eylemlerinin mağdurun evlenmesi neticesinde 2014 yılı içerisinde mağdurun \* \* \* \* Pendik/İSTANBUL adresinde alt soya karşı nitelikli cinsel saldırı suçuna dönüşerek devam ettiği, sanığın eylemlerinin aynı suç işleme icrası kapsamında devam ederek sonucunda mağdurun adresinde nitelikli cinsel saldırıya dönüşerek son bulduğunun, sanığın eylemlerinin zincirleme tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını oluşturduğundan bahisle hakkında kamu davasının açıldığı, Mahkememizce yapılan yargılamada, toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın her ne kadar öz kızına karşı, mağdurun evlenmeden önce başladığı ve evlendikten sonra devam eden bir nitelikli cinsel saldırı ve tehdit eyleminin varlığı iddia edilmiş ise de, devam eden cinsel saldırının, evlendikten sonra da mağdurun olayı ne eşine ve ne de annesi veya herhangi birisine anlatmaması, kolluk güçlerine bildirmemesi, Pendik/İstanbul adresinde başlayıp Gebze adresinde devam ettiği iddia edilen cinsel saldırının hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdurun, eşinden ayrıldıktan sonra tekrar babası olan sanığın ikametine yerleşmesi gibi davranışların, mağdurun beyanları ile uyumlu olmadığı, eylemin cürmü atıf niteliğinde olduğu, böylece sanığın müsnet suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı, somut delil bulunmadığından CMK.'nın 223/2-e maddesine göre sanığın müsnet suçlardan ayrı ayrı Beraatine'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/208 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.