(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16732 E. , 2013/2717 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı şirket temsilcisi ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıkl…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16732 E. , 2013/2717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı şirket temsilcisi ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kiralananda meydana gelen yangın nedeniyle dava dilekçesi ile 10.000 TL, ıslah dilekçesi ile de 63.339 TL tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 10.8.2008 tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davacılara ait ( C ) ve ( D ) No'lu iş yerleri davalıya iş yeri olarak kullanılması için kiralanmış, sözleşmenin kiralanan şeyin şimdiki durumu bölümünde kiralananın “ kullanılabilir durumda olduğu” belirtilmiştir. Kiralanan davalı yanın kullanımında iken 29.9.2009 tarihinde çıkan yangın sonucu, kiralanan iş yerleri ile birlikte kiralananın bitişiğinde bulunan ve yine davacılara ait olan ( A ) ve ( B ) No'lu iş yerleri de yanarak, kullanılmaz hale gelmiştir. Olay günü yapılan incelemede yangının çıkış sebebi kesin ve net şekilde tespit edilememiştir. Ancak yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda elektrik bilirkişisi, itfaiye görevlilerinin beyanına göre yangının taşınmazın ön bölümünden başladığını, içeride yanması ve tutuşması kolay eşyaların bulunduğu alanlara yayıldığını, yangının çıkış sebebinin elektrik tesisatından kaynaklanmadığını belirtmiştir. Diğer yandan olay günü kiralananın önünde bulunan davalı şirkete ait kamyonetin camının da av tüfeği ile ateş edilerek kırılmış olması yangının bir saldırı ve sabotaj sonucu çıktığı olasılığını kuvvetlendirmektedir. Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 256. ve 266 maddesi ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 316. ve 334 maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananı aldığı şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Kural olarak kiralananın yanması halinde kiracı kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça meydana gelen zarardan sorumludur. Kusur ise gerekli özenin gösterilmemesi, sonucun önceden tahmin edilememiş olmasıyla ortaya çıkar. Özünde davanın dayanağı haksız fiil olduğundan, davalının meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi incelemeleri yaptırılmış ise de, alınan raporlar hasar bedeline ve yangının elektrik tesisatından kaynaklanmadığına ilişkin olup meydana gelen olay nedeniyle bir kusur araştırılması yapılmamıştır. Bu durumda mahkemenin konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden yangının çıkmasında davalının kusuru olup olmadığı, kiralananda yangına karşı gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı ve davalının bir kusuru varsa, kusur oranı belirlendikten sonra yine bilirkişi raporu ile saptanan zarardan kusursuzluk oranında indirim yapılarak işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.