Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2902 E. , 2024/4407 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2902 Karar No:2024/4407 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- … 2- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ilinde toptan gıda ticareti alanında faaliyet…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2902 E. , 2024/4407 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2902 Karar No:2024/4407 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- … 2- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ilinde toptan gıda ticareti alanında faaliyet gösteren bir şirketin perakende gıda ticareti alanında faaliyet gösteren başka bir şirketle işbirliği içerisinde, vadesi gelmiş bir alacağı olmadığı halde teminat senedini icra takibine koymak suretiyle davacıların iflas etmesine sebep olarak davacıları pazar dışına çıkardığı iddiasıyla yapılan şikayet üzerine yapılan önaraştırma neticesinde, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ve soruşturma açılmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerinin ihlâl edildiğini ileri sürdüğü, perakende gıda ticareti alanında faaliyet gösteren ... ve İhtiyaç Maddeleri Tic. ve San. Ltd. Şti. (...) ve toptan gıda ticareti alanında faaliyet gösteren ... Tahliye Nakliyat ve Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin (… Gıda) aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı, bir teşebbüs faaliyetinin hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilmesi için teşebbüsün hakim durumda bulunması ve hakim durumdaki teşebbüsün eyleminin kötüye kullanma olarak kabul edilebilecek nitelikte olması gerektiği, davacılara ait marketler zinciri olan … ile … arasında yaklaşık 10 yıldır süregelen ticari ilişkinin 2013 yılında bozulmaya başladığı, … sahibi davacı gerçek kişi tarafından düzenlenen senedin vadesinde ödenmemiş olmasından dolayı … tarafından söz konusu senet için 08/03/2013 tarihinde icra takibi açılarak 13/03/2013 tarihinde ihtiyati haciz konularak menkullerin ihale yöntemiyle satışa çıkarıldığı, davacılar tarafından …'in ödeme günü gelmiş bir senedi olmadığını, …'ya verilen senedin teminat senedi olduğunun iddia edildiği, oysa …'nın bu senedin …'ten olan alacaklara istinaden icraya konulduğunun iddia edildiği, buradaki temel anlaşmazlığın bir senedin niteliğine ve alacak verecek ilişkisine ilişkin olduğunun görüldüğü, bu anlaşmazlığın ise 4054 sayılı Kanun'un amacına bakıldığında bu kapsama girmeyeceğinin anlaşıldığı, bu uyuşmazlığın aslında adli yargıda çözüme kavuşturulacak bir işlem olduğu, nitekim adli yargıda konuya ilişkin yargılamaların da devam ettiğinin görüldüğü, …'nın alacaklarına istinaden elindeki senet ve çekleri icraya vermesinin hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, Adana ilinde hâlihazırda ...'nin yerel market zinciri olarak tek başına faaliyet göstermediği, aynı pazarda ulusal ve büyük çapta faaliyet gösteren zincirlerin yanı sıra birtakım yerel market zincirlerinin de olduğu, başka bir yerel marketler zincirine ... tarafından gerekçe gösterilmeksizin ürün sevkiyatının durdurulduğu ve nakit ödeme yapılması durumunda ürün sevkiyatının yapılabildiği iddiasına ilişkin olarak ise ...'nın davalı idareye sunduğu hesap ekstrelerinde 2015 yılının Kasım ve Aralık aylarında her iki teşebbüs arasında alım satımın gerçekleştiğinin görüldüğü, Ülker ürünleri açısından işletmelerin ...'ya bağımlı olmadığı, aynı ürünlerin satıldığı birçok mağaza olduğu, ... ile Ülker ürünlerinin geleneksel kanala satışını gerçekleştiren ... Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret A.Ş. (... Gıda) arasında ticarete yönelik olarak doğrudan hukuki bir ilişki olmadığı, ancak ... Gıda ile ... arasında distribütörlük sözleşmesi olduğu, ...'nın ... ürünleri konusunda tek yetkili satıcı olmadığı, davacıların temel iddialarının aslında 4054 sayılı Kanun'un amacına bakıldığında bu Kanun kapsamında olmadığı, ticari ilişkiden kaynaklanan daha çok bir senedin niteliği ve ticari anlaşmazlığa dönük iddiaların olduğu, bu konu hakkında ise adli yargı yerinde açılan davaların olduğu, dolayısıyla davalı idarece davacıların iddialarının her ne kadar 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı söylense de gerekli araştırmaların yapıldığının görülmesi karşısında davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararının, … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği, anılan Mahkeme tarafından işlemin iptali yolunda verilen kararın ise Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/12/2018 tarih ve E:2016/1030, K:2018/4503 sayılı kararıyla bozulduğu, daha sonra ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2020/946, K:2023/4844 kararıyla onandığı, böylece bu aşamada dava konusu Kurul kararının dayanaksız kaldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, … tarih ve … sayılı Kurul kararına ilişkin dava sürecinin devam ettiği, Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E:2020/946, K:2023/4844 kararının kesinleşmediği, uyuşmazlığın esasına ilişkin değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği açıktır. Vekalet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekalet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir. UYAP sistemi ve davacılar vekilinin levhasına kayıtlı olduğu Mersin Barosunun internet sitesi üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekili Av. ...'ın 05/06/2024 tarihinde vefat ettiğinin görüldüğü, dolayısıyla bu tarih itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacılar ve vefat eden avukat arasında vekalet sözleşmesinin sona erdiği, Bölge İdare Mahkemesinin karar verdiği tarih itibarıyla davacıların vekil ile temsil edilmediği, ancak Bölge İdare Mahkemesi kararında davacılar lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesinin karar verdiği tarih itibarıyla vekil ile temsil edilmeyen davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden, davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.