Başvuru, menfi tespit davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, menfi tespit davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/5/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 18/5/1999 keşide ve 15/6/2001 ödeme tarihli, 000 TL bedelli senede dayanarak Tokat İcra Müdürlüğünün E.2001/2110 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmıştır. Takip borçlusu Ö. 1/8/2001 tarihinde Tokat Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı menfi tespit davasında davalı ile uzun yıllardan beri taşınmaz alım satım işi yaptıklarını, satış bedelinin bir kısmını zaman zaman bonolarla ödediğini, 1994 yılında yaşanan ekonomik kriz üzerine taşınmazların bedelini ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, bedelini ödeyemediği taşınmazlar için güvence olarak 18/5/1994 tanzim tarihli boş senedi davalıya teslim ettiğini, bu senetle ilgili davalının ihtiyati haciz kararı aldırdığını ve borcun 5/8/1994 tarihinde ödendiğini, aynı anda ibraname düzenlendiğini, davalının bu senede bağlı alacağı senediicraya koymaksızın tahsil ettiği hâlde yıllar sonra aynı bonoyu gerçeğe aykırı doldurarak tekrar icraya koyduğunu, senedin tahrif edildiğini belirterek senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 10/3/2008 tarihli kararında dava konusu senedin teminat senedi olduğu veya aradaki anlaşmaya aykırı doldurularak takibe geçildiği hususunun yazılı delille ispatlanması gerektiği hâlde buna uygun delil ibraz edilmediğini belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 2/2/2009 tarihli kararında davacının senetteki 18/5/1994 tanzim tarihini 18/5/1999 olarak tahrif edildiğini ileri sürdüğünü, 24/5/2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "düzenleme tarihini gösterir rakamların altında farklı kalem bakiyeleri mevcut olduğu" şeklinde tespit yapıldığını, bu durumda mahkemece davacının rapora yaptığı itiraz ve iddianın değerlendirilerek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak bononun tanzim tarihi üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkemece yapılan yargılamada farklı bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış, Mahkeme 28/6/2010 tarihli kararında yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu, son olarak alınan üç kişilik Adli Tıp uzmanlarından alınan heyet raporu ve İcra Hukuk Mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiğini, bu açıdan yeniden rapor aldırılmasının dosyaya yenilik katmayacağını, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ya da senette tahrifat yapıldığını ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 14/2/2011 tarihli kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun tahrif olgusunun saptanması bakımından yeterli inceleme ve açıklıkta bulunmadığını, bu durumda Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak tahrifatın grafometrikmetodlarla mukayese ettirilmesi ve yazıların büyütülmüş fotoğrafları da eklenmek suretiyle sağlıklı ve temyiz denetimine imkân verecek nitelikte bir bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkemece yapılan yargılamada Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde görev yapan öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış, Mahkeme 16/7/2012 tarihli kararında, bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi kurulu raporunda senet üzerinde iki ayrı yerde tahrifat yapıldığı, pul üzerindeki 1999 rakamının iki kez üst üste yazıldığı, senetin üst kısmında bulunan 1999 rakamının ise tekrar edilmediği, sadece sondaki "9" rakamının sayısı oluşturulurken müdahale edildiğinin belirtildiğini, alınan tüm bilirkişi raporları değerlendirildiğinde takibe dayanak senet üzerinde tahrifat yapıldığını, tarihin 1994 iken 1999 olarak değiştirildiğini, 5/8/1994 tarihli ibranamenin söz konusu bonoyu kapsadığını, bu hâliyle senet nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek davayı kabul etmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/10/2013 tarihli kararıyla onanmıştır.Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 3/3/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.Ret kararı 3/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 27/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.