4. Hukuk Dairesi 2022/1180 E. , 2024/7424 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/631 E., 2021/1140 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Davalıların İstinaf Başvurusunun Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/25 E., 2018/197 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen
**4. Hukuk Dairesi 2022/1180 E. , 2024/7424 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/631 E., 2021/1140 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Davalıların İstinaf Başvurusunun Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/25 E., 2018/197 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2013 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı ve diğer davalı Seraceddin Beycur'un sevk ve idaresindeki aracın seyir halinde iken Abdullah Akdeniz'in kullanmış olduğu traktöre çarptığını ve Abdullah Akdeniz'in kullanmış olduğu traktörde yolcu konumunda bulunan davacının sol ayak tibio ve fibula kemiklerinde açık kırıklar meydana gelmiş olduğunu ve ağır şekilde hayati tehlike geçirerek yaralandığını, Hınıs Cuhmuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında trafik kazası bilirkişi raporunda davalı sürünün asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dava sonunda alacağın tahsilinin sonuçsuz ve imkansız kalmaması için davalılar adına kayıtlı araçlara ve kayıtlı gayrimenkuller için teminat şartı aranmaksızın ayrı ayrı ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin kaza sonrası yaşamış olduğu acı ve ruhsal çöküntü nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediğini, davacının maluliyet oranın Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminatın miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "29.04.2013 tarihinde meydana gelen yaralanmada davacının meslekten kazanma gücünü raporda belirtilen oranda kaybettiği, her ne kadar kazaya ilişkin soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de davacının bedensel bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet veren kazanın varlığına ilişkin bir ihtilaf ve aksi bir iddia olmayışı, soruşturma dosyasında yer alan hekim raporları ile davacının adli tıp raporu ile tespit edilmiş olan maluliyetine sebebiyet veren yaralanmaların aynı olması hususlarının tamamı göz önünde bulundurularak davacının bedensel bütünlüğünün bozulması ile meydana gelen zararı ile dava konusu kazadaki davalı Seracettin Beycur'un eylemi arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı Seracettin Beycur'un kazaya neden olan sürücü, davalı ...'ın ise araç maliki olması nedeni ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan işleten sıfatı ile davacının meydana gelen zararından, davalı sürücünün kazadaki kusur oranında davacının zararından sorumlu bulundukları, davacının bu yaralanma nedeni ile oluşan maluliyete ilişkin manevi tazminat istemi yönünden tarafların sosyo ekonomik durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliğinin davacının el bileği, ayak bileği ve diz hareketlerinin kısıtlı ... gelmesi ile yürümesinde kısıtlılık meydana gelmiş olmasının adli tıp raporu ile tespit edilmiş olması, ayrıca davacının kazadan önce çobanlık yapıyor oluşu ile hareketlerinin kaza sebebi oluşan yaralanma ile bu denli kısıtlanmış olması ve 9 ay gibi uzun bir iyileşme süreci geçirmiş olması, bu yaralanmanın sonrasında meydana gelmiş olan kalıcı maluliyetinin hayatına olan etkisinin yol açtığı acı ve üzüntünün şiddeti ve düzeyi, davacının meydana gelen kazada az kusurlu (%10), davalı Seracettin'in ise ağır kusurlu (%80) oluşu hususlarının tamamı birlikte değerlendirildiğinde adalete uygun olduğu kabul edilen 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat istemi ile ilgili fazlaya ilişkin isteminin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte fahiş olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarı ile meydana gelen zarar arasında hukuken ölçüsüz bir tazminat miktarına hükmedildiğini, bu durumun dosya muhteviyatına açıkça çelişen bir husus olduğu, dosyanın bu sebeple bozulması gerektiğini, kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacıda meydana gelen yaralanmaların yeri ve niteliği, olayın meydana geliş şekli, dosyadaki tutanak ve kanıtlar, gerektirici nedenler ve olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar yüksek olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulması ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düşürülmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.