12. Ceza Dairesi 2020/10077 E. , 2023/3492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/195 E., 2016/41 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad
**12. Ceza Dairesi 2020/10077 E. , 2023/3492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/195 E., 2016/41 K. SUÇLAR : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/195 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.10.2020 tarihli ve 2016/104677 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, 1.Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği, 1.Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Yapılan yargılama, alınan sanık savunması, dosya içerisinde mevcut sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, kolluk araştırması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma kanunu ve Milli Parklar Kanunu'na muhalet suçundan kamu dava açılmış isede mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkiş raporu değerlendirildiğinde, davaya konu arazi üzerine prefabrik konteyner üerei saç kaplama baraka yapı olduğu gözlemlenen bir yapı yağıldığı, sanığın 2. derece Doğal sit alanı ve Milli Park alanına müdahale sayılacak faaliyetin bulunmadığı arazinin ekolojik dengesini bozucu, tabii dengeyi bozacak iş ve işlemlerin yapılmadığı, mevcut tarımsal ve hayvacılık faaliyetinin sürdürülmesi yanında yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyeinin yapılmaması nedeni ile 2. derece Doğal SİT alanına ve Milli Park sahasına kanunun öngördüğü nitelikte bir zarar görmesine neden olmadığı PVC yapının 2. derece doğal sit ve milli park sahasına müdahale niteliği taşımedığı anlaşıldığından yapının 2. derece Doğal SİT alanı ve Milli Park sahasına müdahale niteliğinde bulunmaması nedeni ile unusrları oluşmayan suçlar yönünden sanığın CMK 223/2-a maddesi uayrınca bereatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " denilmektedir. 2. Sanık savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim, Ben anneme ait arazi üzerinde sökülüp takınabilen ve taşınabilir tarzda sabit olmayan konteynir diye tabir edilen PVC ve profil şeklinde bir baraka yaptım yere sabit değildir zeminde su basmanı vardır suç kastım yoktur ayrıca benim baraka yaptığım yer göle 1300 metre mesafededir su koruma havzası yönetmeliğine göre 1000 metreden sonra uzak mesafe koruma alanı olarak belirlenmiş, burasıda plansız alanlar imar yönetmeliği içerisinde olup yaptığım baraka buna uygundur bu nedenle suçsuzum beraatimi talep ederim." demiştir. 3. Mahkemece mahallinde 27.10.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 12399 parsel olduğu, I. derece doğal sit alanı ve Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiştir.Tarım teknikeri bilirkişi raporunda; prefabrik konteynırın yapımında beton vb malzemelerin kullanılmadığı, toprak dolgu üzerine yapılması ve taşınabilir olması nedeniyle kalıcı olarak zarar görmesine neden olacak faaliyette bulunulmadığı, ancak Koruma Kurulundan izin alınması gerektiği belirtilmiştir. İnşaat bilirkişi raporunda; toprak dolgu üzerine yapılmış, prefabrik konteynır olduğu, yapımında beton ve benzeri malzemelerin kullanılmadığı, taşınabilir olduğu belirtilmiştir. 4. Dosya kapsamında bulunan tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın sanığın annesi adına kayıtlı olduğu, tapu kaydında "korunması gerekli kültür varlığıdır" şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Sanığın sit alanına izinsiz olarak beton üzerine yapılmış balkonu olan bahçe evi yaptığının tespit edildiği, sanığın savunmasında, annesine ait arazi üzerinde sökülüp takınabilen ve taşınabilir tarzda sabit olmayan konteynir diye tabir edilen bir baraka yaptığını, yere sabit olmadığını, zemine su basmanı olduğunu belirttiği, her ne kadar mahkemece yapının yere sabitlenmediği, zemine zarar vermediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile dava konusu yerin I. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sit alanına kalıcı zarar vermediği, ancak Koruma Kurulundan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, sanığın eyleminin, sit alanı olduğunu bildiği alanda ilgili Kurul'dan izin almaksızın doğal sit alanının silüetini bozan fiziki bir müdahale olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (B) nolu bentte açıklanan nedenle Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/195 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.