Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/5321 E. , 2024/5316 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/5321 Karar No : 2024/5316 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/5321 E. , 2024/5316 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/5321 Karar No : 2024/5316 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, borç döküm listesinde yer alan 2006 yılına ait gelir vergisi ile aynı yılın muhtelif dönemlerine ait geçici vergi ve katma değer vergisinin tahsil zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mükelleflerin vergi idaresine olan borçlarını gösterir bilgilendirici mahiyette olan borç döküm listelerinin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadığı gerekçesiyle dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın, borç döküm listesine karşı değil zamanaşımına uğrayan vergilerin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işleme karşı açıldığı, söz konusu borçların tahsili amacıyla haciz uygulanması ve borcu yoktur yazısı alınamamasından dolayı menfaatinin etkilendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, borç döküm listesinde görülen 2006 yılına ait muhtelif vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türü olarak sayılmış, 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 102. maddesinde, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilememesi halinde zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmış, aynı Kanunun 103. maddesinde ise tahsil zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İptal davasına konu yapılabilecek işlemler idarenin tek yanlı irade açıklamasıyla ilgililerin hukuksal durumunda değişiklik yaratan kesin ve yürütülmesi gereken işlemler olup vergi idarelerinin, idari işlevleriyle ilgili olarak vergi hukuku alanında tesis ettikleri, uygulanabilir nitelikte, ilgililerin menfaatini doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan irade açıklamaları, doğurduğu hukuki sonuçlar dikkate alındığında, belirtilen türden işlemlerdendir. İdari bir işlem tesis edilmesi amacıyla idari makamlara başvurunun düzenlendiği 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin vergi hukukuna ilişkin başvuru ve işlemler hakkında da uygulanabileceği tartışmasızdır. Öte yandan, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak kendilerine verilen, güncel borç durumunu gösteren belge mahiyetinde olan borç döküm listelerinin aynı zamanda bazı durumlarda haberdar etme niteliği de taşıyabileceği açık olup borç döküm listesini alan bir kişiye, içeriği vergi ve cezalara karşı açacağı davada, döküm içeriği vergi ve cezalara ilişkin düzenlenen vergi vesikalarının (ihbarnamelerin, ödeme emirlerinin) 213 sayılı Kanun'da öngörülen tebligat esaslarına uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin irdelenmesine imkan tanınması başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa olmak üzere pozitif hukuk uyarınca güvence altına alınan Mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir. Uyuşmazlık konusu olayda davacının, borç döküm listesi içeriği vergilerin tahsil zamanaşımına uğradığı ve terkin edilmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin, menfaatini etkiler nitelikte sonuç doğurduğu ve idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden, davanın yazılı gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.