10. Hukuk Dairesi 2024/15399 E. , 2025/3249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekç
**10. Hukuk Dairesi 2024/15399 E. , 2025/3249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün yazısı ile iletilen T.C. ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 18.05.2022 tarih 9799/İNC-15, 10971/İNC-22 sayılı inceleme raporunun 6111 sayılı Kanun'un 78. maddesiyle değişik 4857 sayılı İş Kanun'u 92. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince iptali ile tedbiren durdurulmasını, 7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Kanun kapsamındaki itirazında, 7420 sayılı Kanun'un geçici 32. maddesi uyarınca fazla ve yersiz ödemeler ile nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene uygulanan idari para cezalarından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş olanların terkin edileceğinin hükme bağlandığını, davaya konu idari para cezasının ödenmediğini, bu haliyle de tahsil edilmemiş idari para cezası niteliğinde olduğunu, ayrıca 7420 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 32. madde hükmü ile birlikte idari para cezalarıyla ilgili başlatılmış takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyeceğinin ifade edildiğini, davaya konu raporda davacı şirketin raporda belirtilen aylarda hakkını nasıl kötüye kullandığı, hangi fiili ile kötüye kullanmanın gerçekleştiği konularında bir açıklama bulunmadığını, yine davacı şirketin listede belirtilen işçilerinin hangi aylarda kaç gün çalıştığı, ne kadar ücrete hak kazandıkları, ne kadar ücret ödendiği ve bakiye alacaklarının nasıl hesaplandığı konularında da herhangi bir bilgi ve açıklama bulunmadığını, iş yerindeki kısa çalışma usul ve esaslarına göre çalışma düzeninin sağlandığını, Covid-19 nedeniyle T.C. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile T.C. İçişleri Bakanlığı Genelgelerine uyulmak suretiyle iş yerinin belli zamanlarda tamamen kapalı kaldığını, iş yerinin okul olmasından dolayı T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bildirilen kapatma ve açılma kararlarına uyulduğunu, bu kararların esnetilmesinin mümkün olmadığını, raporun işçilik alacaklarına ilişkin kararının bilgi ve belgeye dayanmadığını, şirketin eksik ödediği herhangi bir ücretin olmadığını, varsayımlar üzerine inşa edilen raporda, elden ücret ödemesi yapıldığı gerekçesiyle hukuka aykırı olarak idari para cezası uygulandığını, raporda 13 işçinin ıslak imzalı aksi yöndeki beyanlarına rağmen, bir kişi ile ilgili kısıtlı bir tespitin genele şamil edilerek kısa çalışma ve nakdi ücret desteği kapsamında bulunan bütün işçilerin bu dönemde tam süreli çalıştığının kabul edildiğini, 30.04.2011 tarihli Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde kısa çalışmanın "çalışma süresinin işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması" olarak tanımlandığı halde Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İşsizlik Daire Başkanlığının 04.02.2020 tarihli Genelgesinde "Uygunluk tespiti yapıldıktan sona kısa çalışma başlama bitiş tarihleri arasında işyerindeki faaliyetin en az üçte bir azaltılıp azaltılmadığı aranmaz." hükmü uyarınca usulüne uygun olarak yapılan başvurulara karşı verilen uygunluk sonrasında kısa çalışmanın devamında üçte bir kuralının aranmayacağını, yapılan teftiş sırasında mevzuata aykırılıklar tespit edilmesi ve bunların işverence giderileceği beyan edilmesi halinde, mevzuata aykırılıkların işverence uygun sürede giderilebileceğinin müfettişçe takdir edilmesi halinde bildirim düzenlenerek işverene süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 18.05.2022 tarih ve 9799-İNC-15/10971-İNC-22 müfettiş raporunun 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/3 maddesi hükmü uyarınca tümden iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, Türkiye İş Kurumuna müracaat ederek ülke genelinde etkili olan Covid-19 pandemisi nedeni ile iş yerinde kısa çalışma uygulaması yapılacağından kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak istediğini belirttiğini, davacının kısa çalışma ödeneğinden yararlandığını ve İşKur tarafından ödemelerin yapıldığını, CİMER'e yapılan şikayette "öğretmenlerin sigortalarının gerçek ücretten değil, asgari ücretten gösterildiği, asgari ücretin kalan kısmının elden verildiği, pandemi döneminde herkesin 15 gün kısa çalışmada gösterildiği ancak 15 gün değil bir ay çalıştırıldıkları, 30 gün yatması gereken sigorta primlerinin bazı aylarda 3 gün, bazı aylarda 7 gün, bazı aylarda 15 gün yatırıldığı" şeklinde ihbarda bulunulduğunu, şikayetten dolayı T.C. ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı iş müfettişlerince denetim gerçekleştirildiğini, denetim sonunda düzenlenen inceleme raporunda davacının kısa çalışma şartlarına aykırı davrandığı, nakdi ücret desteği alan işçilerin çalıştırıldığı, işçilerin ücretlerinin eksik ödendiğinin tespit edildiğini, usul yönünden davanın yasada belirtilen 30 günlük süre içinde açılmadığını, şikayetçi işçinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, idari para cezasının terkini istemi yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 7420 sayılı Kanun'la ilgili itirazın bu davanın konusu olmadığını, iş müfettişlerince düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, iş yerinde kısa çalışma sürelerine uyulmadığının ve diğer müfettiş raporunda yer alan diğer tespitlerin işverence ibraz edilen kayıtlarla belirlendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece gerekçesiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak eksik ve hatalı inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğini, davacı şirketin tanık beyanlarına itibar edilmemesi ve bunun gerekçesinin de belirtilmemesinin Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkını zedelediğini, davacı şirketin haksız yere hem maddi hem manevi olarak zarara uğradığı gibi ticari itibarının da zedelendiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, davacı şirket işyerinde ... iş müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporun iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.