Başvuru, haksız tutuklamadan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi talebiyle açılan davada hükmedilen miktarın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, vali yardımcısı olarak görev yaparken başsavcılıkça yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanmış ve 2/6/2008-24/12/2009 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda tutulmuştur. Sonraki süreçte tahliye edilen başvurucu hakkında yargılandığı ağır ceza mahkemesince beraat kararı
Başvuru, haksız tutuklamadan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi talebiyle açılan davada hükmedilen miktarın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, vali yardımcısı olarak görev yaparken başsavcılıkça yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanmış ve 2/6/2008-24/12/2009 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda tutulmuştur. Sonraki süreçte tahliye edilen başvurucu hakkında yargılandığı ağır ceza mahkemesince beraat kararı verilmiştir. Başvurucu, haksız tutuklamadan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi talebiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında 7/2/2017 tarihinde tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; başarılı bir meslek hayatının olduğunu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) tarafından hedef gösterildiğini ve uydurma delillerle hakkında soruşturma açıldığını, FETÖ/PDY'nin Adapazarı Şeker Fabrikası arazisi üzerindeki planlarına engel olması nedeniyle söz konusu haksız ithamlarla karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Başvurucu; kendisi hakkındaki adli işlemleri yapan kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamu görevinden çıkarıldığını, gözaltı ve tutuklama sürecinde itibar suikastına kurban gittiğini, hakkında yapılan haberler nedeniyle katlanılamayacak derecede manevi sıkıntı çekmek durumunda kaldığını, tutuklu kaldığı süreçte gerek kendisinin gerek ailesinin birçok yönden maddi ve manevi zarara uğradığını ifade etmiştir. Mersin Ağır Ceza Mahkemesi; maddi zararların idare tarafından karşılandığını belirterek maddi tazminat talebinin reddine, başvurucunun haksız olarak tutuklu kaldığı süre içerisinde duyduğu elem ve kederin tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle sosyal ve içtimai durumu ve tutuklulukta kaldığı süre gözönünde bulundurularak 000 TL manevi tazminat ödenmesine 28/12/2017 tarihinde karar vermiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 000 TL manevi tazminat miktarının 000 TL şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 24/4/2018 tarihinde verilen kararın gerekçesinde; manevi tazminatın başvurucunun sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar başvurucunun elde edeceği parasal değerin dikkate alınması gerektiği, belirlenen manevi tazminat miktarının anılan ölçütlere uymayacak şekilde fazla olduğu ifade edilmiştir. Temyiz talebi Yargıtay Ceza Dairesinin 27/5/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai kararın 25/7/2019 tarihinde başvurucu tarafından öğrenilmesinin akabinde 26/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Komisyonca kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.