(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/10557 E. , 2013/11818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, tavzih kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar, mirasbırakanları ...'nın gayriresmi beraber yaşadığı davalı ...'nın çocukları olan ...ve
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/10557 E. , 2013/11818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, tavzih kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar, mirasbırakanları ...'nın gayriresmi beraber yaşadığı davalı ...'nın çocukları olan ...ve ...'i resmi eşi davacı ... üzerine evlilik içi doğum ve müşterek çocukları olarak kaydettiğini belirterek nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece dava kabul edilerek mirasbırakan ... ve ... üzerindeki kaydın iptaline ...ve ...'in anne ...'nın kızlık hanesine baba isimleri ... olarak tesciline karar verilmiş, bu karar Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 23.02.2009 gün ve 2008/11565 E. 2009/1550 K. sayılı ilamı ile onanmış ve sonuçta karar 14.04.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Bu sefer davalılardan Aslı hüküm fıkrasındaki “...”in, davacıların mirasbırakanı “...” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece istek kabul edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesinde “Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.” hükmü, 305. maddesinde ise “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesindeki usule uyulmadan tavzih kararı verilmesi doğru görülmemişti Kabule göre de; Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 23/1. maddesinde “Evlilik dışında veya evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz günden sonra doğan veya baba tarafından mahkeme kararı ile soybağı reddedilen çocuk; anasının bekârlık hanesine, anasının soyadı ve onun bildireceği baba adı ile tescil edilir.” hükmü yer almaktadır. Kesinleşen mahkeme kararı ile ...ve ... evlilik dışı çocuk olarak annelerinin kızlık hanesine kaydedilmiştir. Çocukların baba isimlerinin ... olarak yazılması biyolojik baba ile soybağı ilişkisi kurulduğu anlamına gelmez. Herhangi bir isim de beyan edilebilir. Esasen burada gerek biyolojik babanın isminin, gerekse bir başka ismin beyan edilmesi formalite gereği olup, annenin kızlık hanesindeki beyan üzerine yazılı baba ismi, hayali ve hukuken yok hükmündedir. Baba ile ancak 282. maddede yazılı yollarla soybağı ilişkisi kurulabilir. O halde mahkemece annenin kızlık hanesinde kayıtlı çocuklarla davacıların mirasbırakanı arasında soybağı ilişkisini tesis edecek şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2. maddesine aykırı olarak tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesi ve genişletilmesi isabetsiz olmuştur. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.