2. Hukuk Dairesi 2013/12564 E. , 2013/27871 K. "" MAHKEMESİ :Trabzon Aile Mahkemesi TARİHİ :17.1.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı (koca) tarafından da; kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, çeyiz ve şahsi eşyalarla ilgili verilen hüküm, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evr…
**2. Hukuk Dairesi 2013/12564 E. , 2013/27871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Trabzon Aile Mahkemesi TARİHİ :17.1.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı (koca) tarafından da; kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, çeyiz ve şahsi eşyalarla ilgili verilen hüküm, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının, dava dilekçesinde "çeyiz ve kişisel eşyalarına" ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Davacı bu hususa ilişkin talebini 22.5.2012 tarihli dilekçesinde ileri sürmüştür. Bu talep, boşanmadan bağımsız onun fer'isi niteliğinde olmayan asli bir talep niteliğindedir. Islahla dahi, mevcut ve görülmekte olan davaya ondan bağımsız ikinci bir dava ilave edilemez. Davacının sonradan harcını yatırmış olması talebi dava haline getirmez. Bu husus nazara alınmadan, bu konuda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek yerde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakatı ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakatı aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakatı saklıdır (HMK.m.141). Davacı, iddianın serbestçe genişletilebildiği süreden ve diğer tarafın katılmadığı ön inceleme duruşmasından sonra 22.5.2012 tarihinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Bu talepler iddianın genişletilmesi niteliğindedir. İleri sürüldüğü aşama bakımından incelenebilmesi, diğer tarafın açık muvafakatı veya dava dilekçesinin ıslahı halinde mümkündür. Diğer tarafın açık muvafakatı veya ıslah yoksa bu taleplerin esası incelenemez. Diğer tarafın açık onayı veya bu hususlara ilişkin bir ıslah bulunmadığına göre, maddi ve manevi tazminatın esası hakkında hüküm kurulamayacağı gözetilmeden davacı aleyhine "kesin hüküm" oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması doğru bulunmamıştır.