7. Ceza Dairesi 2021/9341 E. , 2022/5695 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM :Hükümlülük, erteleme, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin suçta kullanılan nakil aracına yönelik olarak yaptığı temyiz talepl…
**7. Ceza Dairesi 2021/9341 E. , 2022/5695 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM :Hükümlülük, erteleme, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin suçta kullanılan nakil aracına yönelik olarak yaptığı temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hükmün gerekçe bölümünde nakil aracının iadesine karar verildiği halde hüküm fıkrasında "alıkoyma kararı nedeniyle tasfiye sonucunda elde edilen gelirin müsaderesine yer olmadığına, faiziyle birlikte ruhsat sahibine iadesine, araç üzerindeki tedbirin tasfiye ya da karar kesinleşene kadar devamına" karar verilmek suretiyle infazda tereddüte neden olunması, Yasaya aykırı, malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hükmün 9. fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “ Suçta kullanılan ... plaka sayılı nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde trafik sicili üzerindeki şerhin kaldırılarak sahibine İADESİNE" ifadesinin eklenmesine ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkındaki mahkumiyet kararının incelenmesinde ise, Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu ; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2.maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre ise; Dava konusu kaçak petrolün Tüpraş Kırıkkale Rafineri Müdürlüğüne satıldığının ve gelirin hazineye aktarıldığının anlaşılması karşısında, tasfiye bedelinin hazineye irat kaydı yerine müsaderesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.