5. Hukuk Dairesi 2025/5174 E. , 2025/16295 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/10 Esas, 2025/35 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davası isteme ilişkin asıl dava ile imar uygulaması sırasında idare lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılarak davacı murisine fazladan verilen yer bedelinin tespiti isteme ilişkin karşı davada verilen karar hakkında…
5. Hukuk Dairesi 2025/5174 E. , 2025/16295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/10 Esas, 2025/35 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davası isteme ilişkin asıl dava ile imar uygulaması sırasında idare lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılarak davacı murisine fazladan verilen yer bedelinin tespiti isteme ilişkin karşı davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davalı- karşı davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, eski 4 pafta 29, 93, 187, 188, 783, 784, 785, 786 parsel ile eski 16... ve 823 parsel ve eski 528, 530, 669 parsellerde bulunan davacının murisi adına kayıtlı taşınmazlarda davalı idarenin yapmış olduğu şuyulandırma çalışması sonucunda davacının hissesinin de içinde bulunduğu parsellerin bir kısmını bedele dönüştürdüğünü, yapılan bu işlemlerin davacılar murisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, izah edilen nedenlerle bedele dönüşen alan için takdir edilen karşılığın şimdilik 10.000,00 TL daha artırılmasına ve bu bedele ödeme yapılmış olması halinde ödeme tarihinden ödeme yapılmamışsa dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı- karşı davada davacı idare vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedele dönüştürme işleminin .. Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, bu nedenle husumetin dava açılmasına sebebiyet veren kuruma yönetilmesi gerektiğini, ayrıca davanın on yıllık genel zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle de reddi gerektiğini, imar uygulamasının dayanağı olan 2981/3290 sayılı Kanunların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) olmaması nedeniyle Noter tebligatı yapılması mükellefiyeti olmadığını, .. ilçesi, .. Mahallesi 8 22... sayılı parsellerde davalı idare lehine tesis edilen ipotek bedeli ile .. Mahallesi 188 parselde yapılan uygulama neticesinde fazladan verilen yerin bedelinin artırılarak asıl davada davacı- karşı davada davalı tarafın açtığı dava neticesinde hükmedilecek bedelden mahsup edilmesini, kalan bedeli ödeme halinde ödendiği tarihten, ödenmemiş ise dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi için şimdilik 8.000,00 TL bedelle açtıkları karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2013 tarihli ve 2010/767 Esas, 2013/91 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.03.2013 tarihli ve 2010/767 Esas, 2013/91 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- karşı davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile “24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir, bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır.” hükmü getirilmiş olup, bu değişiklik uyarınca asıl davadaki taşınmazların ipotek veya uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacı payının o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanun'da belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle dava tarihine güncellenerek bedel tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, davalı idare tarafından usulüne uygun olarak açılan karşı davada işin esasına girilerek 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde yer alan hükümler de dikkate alınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yasal olmayan gerekçelerle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile "Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır" hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı - karşı davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kadastral parsel olması nedeniyle yapılan hesaplamada düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiği, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın seçiminin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen payın karşılığının artırılması ve karşı dava ipotek bedelinin artırılması talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı- karşı davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Asıl davada davalı- karşı davada davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.