5. Hukuk Dairesi 2025/12982 E. , 2026/3613 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1600 Esas, 2025/931 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/242 Esas, 2021/506 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl davada saklı tutulan kısımların tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dav…
5. Hukuk Dairesi 2025/12982 E. , 2026/3613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1600 Esas, 2025/931 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/242 Esas, 2021/506 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl davada saklı tutulan kısımların tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 09.07.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Mahkemece redde konu edilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine ilişkin ek kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ek karar kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat istemi yönünden davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de kamulaştırmasız el atma yönünden davanın ek dava niteliğinde olduğu alacağın tümü bakımından değerlendirmek gerektiği bu nedenle belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmesi gerektiğinden kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat istemi bakımından temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 09.07.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, tazminat istemi yönünden ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... içesi, ... Mahallesi, ... Mevkii 318 parsel numaralı taşınmaz bakımından; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/224 Esas sayılı dava dosyasında kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davası açıldığını ve en son verilen kararın onama ile kesinleştiğini, ilk davada saklı tutulan 19.827,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının 55.528,00 TL ecrimisil tazminatının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyetine, davalı belediyenin pasif husumet ehliyetine sahip olduğu da ana davada belirlenmiş olduğunu, açılan davanın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından belirlenip kesinleşen niteliğine göre herhangi bir süreye tabi olmadığını, kamulaştırma işleminin tamamlanmadığının ana davada belirlenmiş olduğunu bu nedenle bedelin fahiş olduğunun savunulmasının dayanağı olmadığını, açılan davanın kısmi dava olmayıp belirsiz alacak davası olduğunu, somut olayda, ek davada incelenecek olan tek husus ana davadaki kararın kesinleşip kesinleşmediği ve ana davada hükmedilmemiş olan alacak miktarı olduğunu, zamanaşımına ilişkin kanun ve içtihat hükümleri çerçevesinde açılıp görülen bir davada, kanun yollarından da geçerek miktarı kesinleşen bir alacağın ana davada talep edilmemiş olan kısmının tahsili istemiyle açılan bir ek davanın yine ve yeniden zamanaşımı kurallarına bağlı kalınması doğru olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tapu maliki olmadığından bu taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açma hakkı olmadığını, tarafların tapu maliki sıfatı kalmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin 40 yıl önce usulünce tamamlanıp kesinleştiğini, bu nedenle davanın süreden reddi gerektiğini, ecrimisil talebi yönünden de davanın zamanaşımına uğradığını, 5 yıllık ecrimisil zamanaşımı süresinin geçtiğini, aksinin kabulü halinde hüküm altına alınan bedellerin fahiş bulunduğunu, fiili el atma tarihinde taşınmaz tarla vasfında olduğundan bu niteliğine göre değer belirlenmesini, vekâlet ücretinin hatalı olup el atma tarihi 1983 yılından önce olmakla maktu olarak vekâlet ücreti verilebileceğini belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek, ecrimisil talebinin reddine dair hüküm tesis edildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar taraflar arasında görülüp karara bağlanan ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin onama kararı ile kesinleşen asıl davada incelenip değerlendirildiğinden eldeki ek davada aynı hususların yeniden tartışılmasının mümkün olmadığı, asıl dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve ecrimisil bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.07.2025 tarihli ek kararın tazminat istemi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacılar Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeni İle Tazminat İstemine İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.