3. Hukuk Dairesi 2015/12417 E. , 2016/8557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; Batman İli Kozluk İlçesi Çamlıca Köyü
**3. Hukuk Dairesi 2015/12417 E. , 2016/8557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; Batman İli Kozluk İlçesi Çamlıca Köyü'nde bulunan, müvekkillerine ait buğday tarlasında elektrik direğinden çıkan kıvılcımlar sonucu 24.06.2013 ve 01.07.2013 tarihlerinde iki kez yangın çıktığını ve yaklaşık 170 dönüm ekili alanının yandığını ve bu elektrik hatlarının davalı kurumun sorumluluğunda bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.01.2015 havale tarihli ıslah (belirsiz alacak davasına göre bedel artırımı) dilekçesi ile, tazminat taleplerini 12. 804 TL olarak artırdığını belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, dava konusu yangının meydana gelmesinde davalı kurumun hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, "... tüm dosya kapsamı itibariyle, davalı tarafın bakım ve sorumluluğunda bulunan ilk yangının meydana geldiği seksoner direğinde yüksek oranda akım geçmesi ve tel parçasının üzerinden geçen akıma dayanamayıp aşırı ısınarak eriyip ark oluşturup ark sonucu oluşan kıvılcımın yangına sebebiyet vermiş olabileceği, yine ikinci yangın olayında yangının başladığı alanda bulunan AG hattındaki iletkenlerin koparak yere düşmesi ile enerjili iletkenin toprakla teması esnasında yangının çıkmasına sebep olduğu, her ne kadar ikinci yangının çıktığı elektrik direğinin tarımsal sulama amaçlı olup davalı şirkete ait olmadığı ve bu nedenle davalı şirketin tazminattan tutulamayacağı iddia edilmiş ise de söz konusu direğe giden hattın davalı şirkete ait olduğu ve bu hizmetin karşılığını davalı şirketin ./.. -2- vatandaşlardan aldığı, dolayısıyla davalının bu hattan kaynaklanan ikinci yangından da sorumlu tutulması gerektiği ancak dava konusu yangınların hasat mevsimi olan haziran ve temmuz aylarında meydana geldiği, bölgede kaçak kullanım oranının yüksek olduğu, davalı kurumun oluşan pek çok yangına engel olamadığı, hizmetinin kamu hizmeti niteliğinde bulunduğu ve elektrik bilirkişilerinin yangının kesin sebebini net olarak belirleyemediği göz önüne alındığında BK 43/ 1 maddesi gereğince toplam zarardan taktiren % 30 indirim yapılması gerektiği" gerekçesi ile davanın kabulüne ve 12.804,00 TL tazminatın 10.220,80 TL'lik kısmına ilk yangının meydana geldiği tarih olan 24.06.2013 tarihinden itibaren, 2583,20 TL'sine ikinci yangının meydana geldiği tarih olan 01.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, TBK 69. maddesine dayanan bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen yapı eseri kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak TBK. m.69'de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanan bir zararın doğması gerekir. Eş söyleyiş ile meydana gelen zarar ile yapı eserinin bozukluğu ve ya bakım eksikliği şekildeki eylem arasında illiyet bağı olması gerekir. Yapı eseri sahibi ancak, davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığı ile bu illiyet bağının kesildiğini ispatlaması halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Davalı şirketin bakım ve gözetim sorumluluğu altında bulunan enerji nakil hattından kaynaklandığı iddia olunan yangında, davalı kurumun sorululuğu Dairemizce tehlike sorumluluğu olarak kabul ediliyor olmakla birlikte, tazminat yükümlülüğü için yukarıda açıklandığı şekilde yangının çıkış sebebinin, somut olay açısından kesin bir şekilde belirlenmesi, meydana gelen zarar ile yapı eserinin bozukluğu ve ya bakım eksikliği şekildeki eylem arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerekir. HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. HMK’nın 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bu bağlamda hâkim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. ./.. -3- HMK.nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Somut olayda uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve bilirkişinin görüşünün alınmasının gerekli olduğu açıktır. Mahkemece yapılan kesif sonucu elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 12.12.2014 tarihli raporda; dava konusu yangının üzerinden yaklaşık 2 yıllık bir süre geçtiği için yangının başladığı iddia olunan direkler çevresinde somut bir bulguya rastlanmadığı ancak 24.06.2013 tarihli yangına sebep olduğu belirtilen davalı kuruma ait 278 no.lu seksiyoner direğinin tamamiyle standart dışı olduğu, sigorta yerine kullanılan telden hatta oluşan aşırı bir yüklenme ya da kısa devre sonucu yüksek oranda akım geçmesi sonucu bu tel parçasının akıma dayanamayıp aşırı ısınarak ark yapmasına sebep olduğu ve neticesinde de kuru otların tutuşarak yangına sebebiyet vermiş olabileceği, 01.07.2013 tarihli yangına sebep olduğu belirtilen alçak gerilim hattı üzerindeki iki direk arasında bir faz iletkeninin kopuk olduğu, iletkenlerin yerden yüksekliğinin 4-5 m. civarında olduğu, bu yangının iki direk arasındaki hattın koparak yere düşmesi ve iletkenin toprakla teması neticesinde meydana gelmiş olabileceği belirtilmiştir. Elektrik mühendisi tarafından düzenlenen 18.03.2015 tarihli ek raporda ise; 01.07.2013 tarihli yangına sebep olduğu belirtilen ikinci hat üzerinden davalı ...'ın abonelerine elektrik sağladığı ve bu hizmete karşılık bedellerini tahsil ettiği, buna göre belirtilen hattın bakım ve onarım sorumluluğunun davalı ...'a ait olacağı belirtmiştir. Yargılama sırasında düzenlenen 10.12.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise; dava konusu iki farklı yangın olayı sebebi ile zarar gören alanının, fen bilirkişi raporuna göre 305 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı ve toplam zararın 18.292,41 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde; elektrik hatlarının yerden yüksekliğinin yaklaşık olarak belirlenmiş olduğunu (yaklaşık 4-5 m.), bunun sağlıklı bir değerlendirme olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun bilimsel nitelikte olmadığını ve hiçbir somut veri bulunmamasına karşın yangının çıkış sebebinin elektrik hatları olarak belirlendiğini, meydana gelen olayda illiyet bağı bulunmadığını, olay günü aşırı rüzgar olup olmadığının meteorolojiden sorularak buna göre inceleme yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Ne var ki mahkemece hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, davalı vekili tarafından söz konusu rapora gerekçeleri de belirtmek sureti ile itiraz edilmiş olmasına karşın bu itiraz doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmaksızın, HMK.'nın 281.maddesine aykırı olacak şekilde itiraza konu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuştur. ./.. -4- Bunun yanında, dosyada bulunan ve dava konusu yangınlara ilişkin olarak Kozluk Belediyesi (İtfaiyesi) tarafından düzenlendiği belirtilen birden çok yangın raporu içeriklerinin birbirinden farklı olduğu, özellikle 01.07.2013 tarihinde meydana gelen yangına ilişkin olarak sunulan yangın rapor formlarından birinde yangın sebebi "bilinmiyor" olarak açıklanmasına karşın, diğerinde "cereyandan" olarak belirtildiği ancak dosya kapsamı itibari ile bu çelişkinin de giderilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle, dava konusu olan ve 24.06.2013 ile 01.07.2013 tarihlerinde meydana gelen her iki yangın olayına ilişkin Kozluk Belediyesi İtfaiye Amirliği tarafından düzenlenen yangın raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için, ilgili belediyeye yazılacak bir yazı ile bu durumun sorulması ve dava konusu yangınların meydana geldiği tarihte itfaiye görevlileri tarafından düzenlenen doğru belgenin istenmesi, ceza davası dosyalarının gelmiş olduğu aşama itibari ile dava konusu olaya ilişkin tüm bilirkişi raporları ile şayet ceza davası dosyaları karar bağlanmış ise dosya asıllarının istenmesi, ayrıca olay gününe ilişkin hava durumunu gösterir kayıtlar ile olay gününe ilişkin elektrik arıza ihbar kayıtlarının ve yine elektrik hattının tesisine ilişkin tüm bilgi ve belgerin ilgili kurumlardan temin edilerek dosya içerisine konulması gerekmektedir. Açıklanan eksiklikler giderildikten sonra, mahkemece dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile, taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, ceza davası dosyası, dosyada mevcut tutanaklar (itfaiye,jandarma) ve yine tarafların bilirkişi raporlarına karşı itirazları da değerlendirilmek sureti ile, dava konusu yangının çıkış sebebinin kesin bir şekilde belirlenmesi ve dava konusu olayda tarafların kusur ve sorumluluklarına ilişkin, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Katip: N.T